HALİL ÖNCÜ YAZIYOR... KEMER'İN UNUTULAN DEĞİRMENLERİ

Ve O dönem geçimini tarım ile karşılayan ve ektikleri buğday ve mısırlarını bölgedeki bu su olan yoğun yerlerde kurulu bulunan değirmenlerde un haline getiren Kemer’liler geçimlerini de bu yolla sağlıyorlarmış.Kemer'deki bu unutulmuş Değirmenler Eski köy’den ve yakın çevredeki Ağva, Tekirova ve Göynük ve yayla köylerinden eşeği, beygiri hatta demir tekerlekli at arabasıyla unluklarını getirenlere de hizmet verirmiş.


Kuzdere Sanayii arkasındaki virane olmuş değirmen


Kemer’de Merkezde şu anda çok kişinin beklide hiç bilmediği dört adet Un değirmenin yerine giderek ne halde olduklarını yerinde gördük. Gerçekten de o yıllarda Kemer’lilerin beklide buluşma noktası olmuş bu yerler ne durumdaydı.
Bu değirmenler yöre insanının un ihtiyacının karşılanması için yöre şartlarına göre yapılmış yerlerde kurulurken, dereden alınan bir su kolunun değirmene yönlendirilmesi ve bu suyun değirmenin çarkını döndürmesi sonucu çalışan bir mekanizmaya sahipmiş.
Önce Kuzdere’de, Yeni Sanayi Çarşısının hemen arkasında küçük bir tepe üzerinde bulunan Değirmenin izine rastladık. Ağva deresine hakim bir tepe üzerinde kurulu bulunan ve muhtemel o dönem oldukça iyi bir suyun geçtiği bu alanda kurulu bulunan Değirmen şimdi virane haliyle bizi karşıladı. Zar zor yarı düşüp, yarı kalkarak kısa bir süre içinde tepeye tırmanarak değirmene geldik. Uzun yıllar öncesinde hizmet veren bu değirmenin şu anda çatısı yerle bir olmuş. Sadece taş duvarları zamana meydan okuyarak bugüne kadar gelmiş. İçindeki değirmen taşının çatının yıkılması ile altında kaldığını sanıyoruz.


Özel Mülkiyet içinde sessice bekleyen bir dönemin un öğüten Kemer değirmenlerinden bir tanesi daha.


Değirmenin dibek taşından dışında hiç bir şey görünmüyor.


Yine diğer değirmenlerde iki tanesi de Arslanbucak Mahallesinde. Bir tanesi Arslanbucak Mahallesinin hemen ortasında şu anda özel mülkiyet içinde yer alırken, diğer ise Mustafa Rüstü Tuncer İlköğretim Okulunun yanında yer alan ormanlık alanda. Bu değirmenin sadece taşı kalmış durumda. Her iki değirmende yıllarca köylü halk, unlar öğütmüş ve şimdilerde işlem yapamayarak sadece adları ile yaşıyorlar. Bu arada bir diğer değirmen de Ottoman Hamamın hemen yanındaki değirmen.
Maalesef günümüzde ne o eski değirmenler, ne o eski değirmenciler ne de o işleri yapanlar kaldı. Yurt dışında genellikle köy, kasaba veya üretim alanlarında bulunan bazı eski değirmenler günümüzde turistik bir konuma ulaşırken, Kemer’deki bu değirmenlerin de asıllarına uygum restore edilerek turizme kazandırılabileceğine inanıyoruz.
( YAZI VE FOTOĞRAFLAR: HALİL ÖNCÜ )