BELEK’İN MİMARI VE 'ŞERİFİ': MUZAFFER İSTER!
Halil ÖNCÜ (ANTALYA) - Antalya turizminin amiral gemisi Belek Turizm Merkezi, bugün dünya çapında bir marka ise, bu başarının arkasında 1990’lı yılların başında "kelle koltukta" görev yapan vizyoner profesyonellerin imzası vardır.
Bu isimlerin başında, Belek’in çamurundan, tozundan ve sancılı doğum sürecinden bugünkü görkemine uzanan yolculuğun başrol oyuncusu Muzaffer İster geliyor.
32 Yaşında Gelen Devasa Emanet
1958 Antakya doğumlu bir İnşaat Mühendisi olan Muzaffer İster, Libya şantiyelerinden edindiği disiplinle 1990 yılında hayatının dönüm noktasını yaşar. Libya şantiyesi deyince O'nun hiç unutmadığı bir anısı ile başlıyoruz konuşmamıza:

Bir Savaş Travması Ve Kaddafi’den Hatıra Bir Rolex
Muzaffer İster’in hayatındaki en unutulmaz ve ironik dönüm noktalarından biri 1984 yılında şantiye şefi olarak gittiği Libya’da yaşanır. 14 Nisan 1986’da, ABD’nin Libya’yı bombalayacağı istihbaratı üzerine Harp Okulu Komutan Yardımcısı kendisine korunması için bir Kalaşnikof uzatır. İster’in, “Bu benim savaşım değil, ayrıca bu silahla F111’leri düşürmemi beklemiyorsun herhalde?” sorusuna komutan, “O zaman bir iç ayaklanma olursa aileyi korursun,” yanıtını verir.
15 Nisan gecesi saat 02:05’te bombalar düşmeye başlar. Şantiyenin hemen karşısındaki Tank Okulu vurulurken, İster ve diğer aileler pencerelere battaniyeler çivileyerek karartma yaptıkları sığınaklarda hayata tutunmaya çalışır. Muammer Kaddafi’nin sarayı nokta atışıyla vurulur; Kaddafi o gece çadırda uyuduğu için kurtulsa da üvey kızı hayatını kaybeder.
Saldırı sonrası saray duvarında açılan gediğin onarımı için İster ve ekibi zırhlı araçlar eşliğinde bölgeye gider. Çalışmayı kontrole gelen Kaddafi, “Kendi askerlerim kaçarken sen korkmadan buraya geldin,” diyerek İster’e dünyada sadece 50 adet bulunan, kadranında harp okulu amblemi yer alan özel bir Rolex saat hediye eder.
Nisan sonunda askeri eskort eşliğinde uçağa kadar götürülerek ülkeyi terk eden İster için asıl ironi Türkiye’ye dönünce başlar: Libya’da kendilerini bombalayan F111 uçaklarının Adana İncirlik Hava Üssündeki sığınaklarının(hangar) inşaatında şantiye şefi olarak görev alır.

Tarihi bir görev ile Belek'e gelir!
BETUYAB’ın kurucu başkanı Dr. Oktay Varlıer, ona henüz 32 yaşındayken tarihi bir görev tevdi eder: “Antalya sahası ve bürokrasisi sana emanet Muzaffer, Belek’i birlikte büyüteceğiz.”
Bu emanet; 17 kilometre uzunluğunda, 17 milyon metrekarelik devasa bir orman arazisidir. O günlerde sadece ~16 bin yatak olarak planlanan, bugün ise 55 bin yatak kapasitesi, 50’ye yakın 5 yıldızlı oteli ve dünya standartlarındaki golf sahalarıyla bir turizm devine dönüşen Belek’in hikayesi işte böyle başlar.
Belek’in inşası kolay olmaz. Muzaffer İster, ilk günlerde bölge halkının sert tepkisiyle karşılaşır. Yatırımcıları "ormanlarını ellerinden alan düşmanlar" olarak gören köylüler, karşılarında muhatap olarak sadece genç mühendis İster’i bulurlar. Yollar taşlarla kapatılır, Kadriye yoluna "Betuyab Raus Hier" (Betuyab Defol) pankartları asılır.
Hatta bir gün, Kadriye köyü ilkokulunda halkı ikna etmeye çalışırken havada uçan bir sandalyeyi başının üzerinde yakalar. Ancak turizmin dönüştürücü gücü yıllar sonra meyvesini verir. O gün sandalye fırlatan köylü, yıllar sonra İster’in ofisine gelerek eline sarılacaktır: "Beyim, hakkını helal et. Sayenizde evimiz, arabamız oldu, çocuklarımız otellerde iş buldu."

Ofis Kurşunlamalar ve "Belek Şerifi" Ünvanı
Bölgedeki rant kavgaları, kum kaçakçıları ve yasadışı faaliyet gösteren gruplar, Muzaffer İster’i durdurmak için her yolu denerler. Önce rüşvet teklif edilir, reddedilince tehditler başlar ve nihayetinde ofisi kurşunlanır. O gün sıkılan kurşunlardan biri, ofisindeki Atatürk fotoğrafının tam köstekli saat hizasına saplanır.
Can güvenliği kalmayan İster, artık sahada Jandarma timiyle gezmeye başlar. Dönemin İçişleri Bakanı İsmet Sezgin’in talimatıyla kendisine verilen silah taşıma ruhsatı ve bölgedeki otoriter duruşu nedeniyle, turizm camiası ona efsaneleşecek olan o ismi takar: “Belek Şerifi”.

İskelelerden Golf Sahalarına Bir Alt Yapı Destanı
Muzaffer İster, sadece güvenliği sağlamakla kalmaz; Belek’in tüm yol, içme suyu, kanalizasyon, elektrifikasyon ve telekomünikasyon ağlarını bir orkestra şefi gibi yönetir. Gece gündüz demeden, hatta çocuklarının yüzünü bile görmeden sürdürdüğü bu tempo yıllarca devam eder. Eşinin, eve erken geldiği bir gün çocuklarına "Bakın çocuklar, bu amca sizin babanız" dediği o sahne, turizm emekçiliğinin en dokunaklı nişanesi olarak hafızasına kazınır.
Çevreci Vizyon: Caretta Carettalar ve Endemik Bitkiler
Belek’i sadece beton ve yataktan ibaret görmeyen İster; Hacettepe Üniversitesi iş birliğiyle bölgenin fauna ve florasını kayıt altına aldırır. "100 Birds of Belek" ve "250 Plants of Belek" gibi eserlerin yayınlanmasını sağlar. Kumsallardaki deniz kaplumbağalarını korumak için ilk kafesleme çalışmalarını başlatır ve atlı jandarma timlerinin kurulmasına öncülük eder.

Kaçan Dev Yatırım: Universal Studios
Muzaffer İster’in gönlünde ukde kalan en büyük projelerden biri, 2001 yılında Antalya’ya kazandırmak istediği Universal Studios Theme Park’tır. 1.5 milyar dolarlık bu dev yatırım için bakanlığın eğlence merkezi tahsisi planlamasına rağmen, yerli yatırımcıların finansal katılım konusundaki çekinceleri nedeniyle bu dünya devi proje maalesef Antalya’nın ellerinden kayıp gider.

Kundu’ya Geçiş ve Uluslararası Başarılar
2002 yılında, Belek’teki misyonunu başarıyla tamamlayan İster, bu kez Kundu-Lara bölgesinin doğuşu için kollarını sıvar. KUYAB’ın kurucu genel müdürü olarak tematik oteller bölgesinin ilan edilmesini ve altyapısının kurulmasını sağlar.
Kariyeri boyunca 65. Dünya Interpol Kongresi gibi dev organizasyonlara ev sahipliği yapan İster, bir dönem Suriye Genel Kurmay Başkanı’nın özel davetiyle Lazkiye bölgesini planlamak üzere Suriye’ye bile davet edilir.

2003 yılında, tahsis sahibi olan kamu kuruluşlarıyla (OMO ve TOD) yaptığı Yap-İşlet-Devret sözleşmesiyle sahibi olduğu 405.000 m2’lik orman arazisine, Belek Turizm Merkezi’nin en iyi tesisini yapmak üzere Rixos Group ile anlaşarak, grubun çıtasını yükselten ve 8,5 ayda tamamlanan ve 2005 yılında açılışı yapılan amiral gemisi “Rixos Hotel Premium Belek”in proje yönetimini, 5 yıl süreyle de, Rixos Hotel Premium’un yönetim kurulu üyeliğini ve başkan yardımcılığını yapar.
2005 yılında, T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı’nı davetiyle; “Türkiye Turizm Stratejisi (2023) ve Türkiye Turizm Eylem Planı (2007~2013)”nı hazırlayan “9. Kalkınma Planı Özel İhtisas Komisyonu”nda görev alır.
Geleceğin Rotaları Ve Küresel Yatırım Vizyonu
2009 yılından bu yana, turizm sektöründe yatırım yapmayı hedefleyen yerli ve yabancı şirketlere stratejik danışmanlık sunan Muzaffer İster; yurt içinde ve yurt dışında üst segment otel inşaatları ile golf sahalarını anahtar teslimi tamamlayan tecrübeli "Çözüm Ekibi" ile çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda; turizm merkezi master planları ve proje yönetimi ile turizm yatırımı geliştirme süreçlerinde sektöre değer katmaya devam ediyor.
Son dönemde Türk otel zinciri yatırımcılarının Sharm El Şeyh, Maldivler, Zanzibar ve Fas gibi destinasyonlara yönelmesiyle birlikte İster, "yüksek gelir grubuna" hitap eden premium/lüks projeler üzerine özel bir çalışma başlatırken, 2025 yılı verileri ve pazar trendleri ışığında, egzotik doğası ve yüksek kârlılık potansiyeliyle dünyanın en prestijli destinasyonlarından biri olan Hint Okyanusu'ndaki takım adalarını odağa almış durumda.

Üst Segment Yatırımcılar İçin Stratejik Destinasyonlar
Özel ekibi ve geniş iş çevresiyle birlikte; ekolojik ve niş lüksün merkezi Seyşeller, finansal istikrarın kalesi Mauritius ve turizmin yükselen yıldızı Zanzibar (Tanzanya) üzerinde yoğunlaşan Muzaffer İster, bu bölgelerde: üst segment lüks Resort Golf Otelleri, yabancı yatırımcıya yönelik lüks Golf Villaları ve 18 delikli profesyonel Golf Sahaları inşa etmek üzere, bin ile bin 300 dönüm arasında değişen, özel mülkiyet tapulu ve stratejik konuma sahip alanları yatırımcıların dikkatine sunuyor. Global markalaşma yolunda trendleri yakalayan bu vizyon, Türk turizm yatırımcısını dünyanın en egzotik ve prestijli noktalarıyla buluşturmayı hedeflerken, İster'in BETUYAB'da yaptığı birbirinden özel çalışma ve hayata geçirdiği sayısız proje bugün hala konuşulmaya devam ediyor.







