RECEP YAVUZ’DAN ANTALYA TURİZMİ DEĞERLENDİRMESİ: “OLAĞANÜSTÜ BİR DURUM YOK, SOĞUKKANLI OLMALIYIZ”
Antalya Kent Konseyi Turizm Grubu Başkanı ve NBK Touristik Genel Müdürü Recep Yavuz, Antalya turizmi başta olmak üzere sektördeki güncel gelişmeleri turizm yazarı Halil Öncü’ye değerlendirdi.
"Tez Canlıyız, Çok Çabuk Panikleyip Zafer Çığlığı Atıyoruz"
Turizm sezonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Recep Yavuz, sektördeki ruh haline dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Yani çok olağanüstü bir durum yok, aslında normal sezonlarından birini yaşıyoruz ama çok çabuk panikleyerek çok çabuk da zafer çığlıkları atıyoruz, böyle bir özelliğimiz var bizim. Yani tez canlıyız, soğukkanlı olmak lazım. Antalya, dünyanın en önemli destinasyonlarından birisi."
"Eleştirilere Kulak Vermeli, Geniş Katılımlı Şuralar Düzenlemeliyiz"
Ulaşım, pahalılık ve deniz kirliliği gibi konularda yöneltilen eleştirilerin dikkate alınması gerektiğini belirten Yavuz, eleştirinin insanı ve sektörü ileriye taşıyacak değerli bir unsur olduğunu vurguladı. Sadece otelciler, acenteler veya şoförlerin kendi aralarında toplanmaması gerektiğine işaret eden Yavuz, "Umarım hepimizin şehri, hepimiz bir araya gelmeliyiz. Bu bağlamda daha önce yaptığımız o şura toplantılarını dar değil, geniş katılımlı şura toplantılarını en azından ayda bir yapmanın çok yararlı ve verimli olacağını düşünüyorum" dedi. Ayrıca COP 31 sürecine de değinerek kamuoyunun ve halkın şeffaf bir şekilde bilgilendirilmesinin önemine dikkat çekti

"Antalya İçin Bir Hayalim Var: Termessos ile UNESCO Asıl Listesi"
Antalya’nın sadece her şey dahil turizmin merkezi olmadığını, inanılmaz bir kültürel potansiyele sahip bulunduğunu belirten Yavuz, turizmin 12 aya yayılması gerektiğinin altını çizdi. Antalya'nın UNESCO Dünya Miras Listesi'nde 9 aday şehrinin bulunduğunu hatırlatan Yavuz, en büyük hayalini şu sözlerle dile getirdi:
"İncelediğim kadarıyla UNESCO kriterlerini biraz değiştirdi. Artık sadece ören yeri olması, kültürel varlık değeri taşıması yeterli değil; o ören yerinin habitata sağladığı katkı, yerel halka sağladığı katkı, sürdürülebilir olması ve doğayla uyum içinde olması çok önemli. Adayları incelediğimde gördüğüm kadarıyla Termessos buna en yakın aday. Termessos ve Güllük Dağı biliyorsunuz arası bir doğa kültür parkı... Termessos bütün bölgelere hemen hemen aynı uzaklıkta olan bir yer, Antalya’yı UNESCO’ya taşıyabilir. Böyle bir hayalim var, bu da önümüzdeki sene İstanbul’da umarım gerçekleşir."
"Dünyanın Her Yerinde Sorun Var, Karamsarlığa Kapılmamalıyız"
Turizm sektöründe zaman zaman güncel olayların etkisiyle karamsarlığa kapılınıldığını ifade eden Yavuz, diğer küresel destinasyonların da benzer sorunlarla boğuştuğunu belirtti:
"Kimse zannetmesin ki Mallorca’nın yolları çok güzel, Rodos’un otelleri pırıl pırıl, Hurghada her şey dört dörtlük... Öyle değil, herkes sorunlarla boğuşuyor, herkes bizim gibi en iyiyi yapmaya ve en çok pay almaya çalışıyor. Dünyada bir buçuk milyar insan seyahat ediyor ve bu giderek artıyor. O yüzden yeni genç neslin gelerek eski duayenlerin bıraktığı mirası devralıp bunu daha yukarılara taşıması en büyük arzumuz olacaktır."
"Gerçek Emektarların Emekleri Göz Ardı Edilmemeli"
Türkiye'yi dünyanın ilk 10 turizm ülkesi arasına yerleştiren jenerasyonun fedakarlıklarına vurgu yapan Yavuz, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Bugün hâlâ dünyada Türkiye ve Antalya ilk onda geçiyorsa o zamanki fedakarlıklar ve o zamanki emekler sayesinde oldu. O yüzden kimse şu anda sessiz olan, çok fazla konuşmayan, yazmayan çizmeyen gerçek emektarları pas geçmesin. Onlardan devralıyor yeni jenerasyon bu bayrağı... O bayrağı alıp daha da yukarılara taşısınlar. Turizm dünyanın en güzel sektörü bence."







