HALİL ÖNCÜ YAZDI: 'ODYSSEY FİLMİ TRUVA’YA NE KADAR YARAYACAK?'
Homeros'un destanından esinlenerek çekilen ve dünya gündemine oturan The Odyssey filmi, her nedense ülkemizde ve özellikle Çanakkale’de hak ettiği ölçüde geniş bir gündem olamadı. Oysa böylesine değerli ve önemli bir durumu, sanırım istesek tanıtım amaçlı özel olarak kurgulayamazdık. Elimize geçen bu büyük şans; özellikle Çanakkale'nin ve Troya Antik Kenti'nin dünyaya daha güçlü duyurulması, hatta Troya'nın dünyada bazı kesimler tarafından hâlâ Yunanistan'da olduğu yanlış algısını ortadan kaldırabilecek eşsiz bir tanıtım fırsatı sunabilirdi. Belki tren tamamen kaçmadı ama yine de film vizyonda hızla ilerliyor.
Usta yönetmen Christopher Nolan, son filmi The Odyssey ile sinema tarihinde yeni bir milada imza attı. Homeros’un destanından sinemaya uyarlanan devasa yapım, dördüncü hafta sonunda elde ettiği gelirlerle dünya genelinde 1,1 milyar dolar hasılata ulaşarak Nolan’ın kariyerindeki en yüksek gişe rakamına ulaştı. Nolan’ın filmi bir nevi Truva Savaşı’na içsel bir eleştiri yolluyor; Odyssey, evine dönerken Truva’daki yıkımın, yağmanın ve yaptığı savaş hilesinin yükünü taşıyor.
Çocukluğumun Toprakları ve Troya'nın Çağrısı
Malum, memleketim Çanakkale olunca Troya benim için de ayrı bir önem taşıyor. Ben Troya’ya yakın Erenköy’de küçüklüğü geçen ve Tevfikiye’de çok sayıda akrabası bulunan bir coğrafyada büyüdüm. Bu bakımdan Troya benim için sadece tarihi bir alan değil, aynı zamanda çocukluğumun, köklerimin manevi bir parçasıdır.
UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Troya Antik Kenti'ne olan ilginin bu dev yapımla birlikte artması beni bir Çanakkaleli olarak çok sevindiriyor; ancak elimize geçen böylesine büyük bir tanıtım fırsatının yeterince değerlendirilemiyor oluşundan duyduğum rahatsızlığı da dile getirmek istatiyorum.
Troya Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan hocam, filmin Truva Savaşı'nın ardından İthaka Kralı Odysseus'un ülkesine dönüş yolculuğunu konu aldığını ve Troya Antik Kenti ile bölgenin tanıtımına büyük destek sağlayacağını belirtiyor. Çanakkale Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Derneği (ÇATOD) Başkanı Nilgün Gökser de yıllık ortalama 400 bin kişinin ziyaret ettiği Troya Antik Kenti'nin yalnızca bir tarihsel miras değil, aynı zamanda uluslararası ölçekte güçlü bir kültür ve turizm markası olduğunu vurguluyor.
The Odyssey filminin; Çanakkale'nin binlerce yıllık tarihini, kültürel zenginliğini ve turizm potansiyelini dünya ile buluşturmak açısından kaçırılmayacak bir fırsat olduğunun altı bir kez daha çiziliyor.
Küresel Tanıtım İçin Güçlü Bir Lobi Şart: Rota Troya ve Muhteşem Müze
Bu tür küresel yapımların sunduğu devasa fırsatların arkasında durulmalı, uluslararası alanda etkili bir turizm lobisi yürütülerek sinema turizminin gücünden maksimum düzeyde faydalanılmalıdır. The Odyssey rüzgarı arkaya alınarak dünyada milyonlarca insana ulaşılmalı; Truva’nın gerçek evinin Çanakkale olduğu gerçeği güçlü bir dille vurgulanmalıdır.
Filmin uyandırdığı bu büyük merak, sinemaseverlerin fiziksel bir yolculuğa dönüşmesini sağlamalıdır. Yalnızca antik kent değil; dünyanın en modern müzeleri arasında gösterilen, bölgenin ruhunu ve tarihini en yalın haliyle yansıtan ödüllü Troya Müzesi de mutlaka gezilmesi gereken küresel bir cazibe merkezi olarak dünyaya tanıtılmalıdır. Bu büyük kültürel mirası uluslararası turizmde hak ettiği zirveye taşımak ve bölgenin ekonomik potansiyelini katlamak adına, yerel yönetimler, turizm profesyonelleri ve sivil toplum kuruluşlarının el ele vererek ortak bir lobi ile vaya güç birliği platformu oluşturması, Çanakkale turizminin geleceği için kaçınılmaz bir adım olacaktır.







