FOUR SEASONS HOTEL SULTANAHMET’TE 30. YIL: SUNAY AKIN’LA İSTANBUL’UN HAFIZASINA YOLCULUK
Four Seasons Hotel Sultanahmet, İstanbul’un tarihi ve kültürel mirasına eşlik eden 30 yıllık hikâyesini, Sunay Akın’ın anlatımı ve Executive Chef Özgür Üstün’ün bu özel gece için hazırladığı menü eşliğinde kutladı.
Tarihi yarımadanın kalbinde yer alan Four Seasons Hotel Sultanahmet, İstanbul’un değişen ritmine tanıklık eden geçmişini özel bir geceyle misafirleriyle birlikte kutladı. 1996’dan bu yana ikonik yapısının karakterini koruyarak varlığını sürdüren otel, yıl dönümü gecesinde tarihini İstanbul’un kültürel belleği ve gastronomi mirası üzerinden ele aldı.
Gecenin anlatıcısı Sunay Akın, bir dönem hapishane olarak kullanılan otelin geçmişinden bugünkü kimliğine uzanan anlatısını, İstanbul’un farklı dönemlerinden hikâyelerle davetlilerle buluşturdu. Akın, anlatımı sırasında Nâzım Hikmet’in “İstanbul’da Tevkifane Avlusunda” şiirine de yer vererek, yapının geçmişine edebiyatın izini taşıdı. İstanbul’un insanlarına, kültürel mirasına ve gündelik yaşamına odaklanan anlatımıyla Akın, otelin tarihini şehrin belleğindeki farklı hikâyelerle birlikte ele aldı.
Gecenin gastronomi deneyimi ise Executive Chef Özgür Üstün ve ekibinin hazırladığı altı aşamalı 30. yıl menüsü ile devam etti. Anadolu’nun farklı coğrafyalarından ve İstanbul’un çok katmanlı mutfak kültüründen ilham alan menü; Miras, Kökenler, Göç, Ege’nin İzleri, Modern Osmanlı Yorumu ve İstanbul’un 30 Katmanı başlıklarıyla kurgulandı.
Menüde uskumru, tarama, gevrek simit ve kavak inciriyle İstanbul’un yerel lezzetlerine; çiğ köfte, bulgur, ince kıyım dana bonfile, fermente domates ve Ağın leblebisiyle Anadolu’nun köklü mutfak kültürüne gönderme yapıldı. Göç başlığında Boşnak mantısı, bıldırcın kıyması, balkabağı ve isli manda yoğurdu bir araya gelirken, Ege’nin İzleri barbun, kum midyesi, Sultani üzümü, asma yaprağı ve tarhunlu balık sosuyla şekillendi. Kuzu sırtı, mantarlı ve patlıcanlı iç pilavı, patlıcan beğendi ve kiraz turşusundan oluşan Modern Osmanlı Yorumunun ardından menü, Antep fıstığı, Edremit tahini, damla sakızı ve Türk kahvesi kremasını buluşturan İstanbul’un 30 Katmanı tatlısıyla tamamlandı.
İstanbul’un geçmişiyle bugününü aynı sofrada buluşturan 30. yıl menüsü, davet gecesinin ardından bir ay boyunca AVLU’da misafirlerle buluşmaya devam edecek.
İstanbul’un Hafızasında Bir Otel
Four Seasons Hotel Sultanahmet’in hikâyesi, 1996 yılında tarihi yarımadanın merkezindeki yapıda başladı. İstanbul’un en yoğun tarih ve kültür mirasının içinde konumlanan otel, özgün mimari karakterini korurken yıllar içinde şehrin sosyal ve kültürel yaşamında kendine özgü bir yer edindi.
İki yıl süren kapsamlı renovasyonun ardından 2022’de kapılarını yeniden açan otel, geçmişin izlerini çağdaş bir tasarım anlayışıyla yorumladı. Londra merkezli tasarım stüdyosu Goddard Littlefair tarafından ele alınan iç mekânlarda Ayasofya’dan Osmanlı sanatına, Selçuklu motiflerinden geleneksel zanaatkârlığa uzanan referanslar, yapının tarihi dokusuyla bütünleşen rafine bir tasarım dili oluşturuyor.
Bugün Four Seasons Hotel Sultanahmet, geçmişten gelen mirasını uluslararası başarılarla sürdürüyor. 2023 yılında Travel + Leisure tarafından “Dünyanın En İyi Oteli” ve “Avrupa’nın En İyi Şehir Oteli” seçilen otel, 2026 Michelin Key seçkisinde bir kez daha 3 Michelin Key ile yer alarak, Türkiye’de en yüksek dereceye sahip tek otel olma ünvanını ikinci yılında da korudu. Otel Müdürü Serap Akkuş’un yönetiminde Four Seasons Hotel Sultanahmet, İstanbul’un tarihsel dokusuyla iç içe gelişen mirasıyla misafirlerini ağırlamaya devam ediyor.
Four Seasons Hotels Istanbul Genel Müdürü Thomas Krooswijk, bu özel yıl dönümünün otel için taşıdığı anlamı şöyle ifade ediyor: “Four Seasons Hotel Sultanahmet, İstanbul’un değişen yüzüne tanıklık ederken kendi hikâyesini de şehrin hafızasının bir parçası haline getirdi. Bu özel yıl dönümü, yalnızca geçmişte biriktirdiğimiz anları kutlamak değil, aynı zamanda bizi bugün bulunduğumuz noktaya taşıyan ekip arkadaşlarımızın emeğini ve misafirlerimizle kurduğumuz bağları hatırlamak için de anlamlı bir fırsat. Tarihi dokusunu koruyan bu eşsiz yapının içinde, geçmişin mirasıyla geleceğin heyecanını bir arada yaşatmaya devam edeceğiz. 30. yılımızı bizimle paylaşan tüm misafirlerimize ve bu hikâyenin parçası olan ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.”
Bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğu’nun başkentinde cezaevi olarak kullanılan yapı, bugün Four Seasons Hotel Sultanahmet kimliğiyle İstanbul’un kültürel ve sosyal yaşamındaki yerini koruyor; geçmişin izlerini günümüz deneyimleriyle buluşturarak misafirlerini yeni anılarla ağırlamaya devam ediyor.








