HALİL ÖNCÜ YAZIYOR, '' HEY GİDİ GÜNLER HEY!''

İsmail Akkaya, 1964 yılında Korkuetli’nin Çukurca köyünde doğmuş. Daha 11 yaşında iken İlkokulun beşinci sınıfını okumak üzere Antalya’ya gelmiş. İlkokula o dönem Devrim ilkokulu olarak bilinen şimdiki Sigorta Hastanesinin karsındaki Mehmet Akif Ersoy İlköğretim okulunda başlamış. Ortaokul ve liseyi de Antalya’da tamamladıktan sonra askere gitmiş. Askerlik dönüşü ise kendisini turizmin içinde bulmuş. İlk turizm deneyimini ise o dönemin en önemli ve en gözde oteli olan olan Hotel Dedeman Antalya’da başlamış.

 
İsmail Akkaya, albümünü ve o günleri Halil Öncü ile paylaştı.

Şu anda otelin ulunduğu yerin hemen karşısında uçsuz bucaksız portakal bahçeleri vardı.
İşte bizim sizlere bu sayfalarımızda eskilere dalarak, o günleri yaşatacağımız anılar ise bu anlar.. İsmail Akkaya 1985 yılının Haziran ayında Dedeman Otelinin inşaatında satın alma ile başlamış. Hemen o günlerde inşaat yapılamanda önceki Dedeman bölgesini merak ederek kendisine soruyorum.
 
Dedeman Oteli Şantiye Şefliği binası önü. Rahmetli Kemal Dedeman yine bir ziyaretlerinde Şantiye Şefliğine uğruyor ve burada işte bu resim çekiliyor. Resimde kimler mi var? Sizlere sadece hatırlayabildiklerimizi yazacağız. İnşaat Müdürü Rahmetli Özden Nebioğlu, Muhasebe Müdürü Ülker Güler, İnşaat Mühendisi Sinan Bey, Çaycı Abdullah, Şoför Talat, Dedeman Grubunun o dönemki vazgeçilmez isimlerinden Genel Koordinatör Ali Çiçek, İnşaat Mühendisi Ayhan Angı ve İsmail Akkaya…

“O günlerde Dedeman Oteli’nin bulunduğu bölgeyi bana biraz anlatabilir misiniz?”
“ Dedeman otelinin inşaatının başladığı yıllarda, şu anda otelin ulunduğu yerin hemen karşısında uçsuz bucaksız portakal bahçeleri vardı. Otelin başladığı alanının sonrasında şimdilerde Şirinyalı ve Lara’ya giden bölümde hiç yapılaşma yoktu. Sadece bu bölgelerde bahçe evleri vardı.  Ve sonrasında da Astur Sitesi ve Askeri Karpuzkaldıran bulunuyordu. O dönem yine ilginç bir olay gündeme gelmişti. Dedeman Otelin yapıldığı yerin içinden yolun geçmesiydi. Bu yol daha sonra Dedeman otelinin yapısı içinde kalırken, yeni yol ise etrafından geçecek şekilde  “S” şekelinde bir şekil aldı. Hatta o dönemler bu yolun değişmesi nedeniyle Dedeman Otel tarafından Antalya Belediyesine otobüsler bağışlandığı söylendi. “
 
1988 yılı Antalya Dedeman Otelinin kaba inşaatı tamamlanmış durumda

Dedeman İnşaatı 1985 yılında başlamış. Hayli hızlı bir şekilde devam eden otel inşaatını sık sık Rahmetli Kemal Dedeman’da ziyaret ederek, bilgiler alırmış. İşte Akkaya’nın o dönemlerde Kemal Dedeman ile yaşadığı birkaç anısı…

“Kemal Dedeman ile inşaatın olduğu dönemler dahil açıldıktan sonra da otelde bulunduğum süre içerisinde sık sık karşılaştım. Adam gibi bir adamdı. İşçisine sahip çıkan bir insandı. Kendisi ne yiyorsa, işçisinde onu yemesini isteyen bir kişiydi. İşçinin alnının kurumasından paralarının ödemesini isteyen bir patrondu. Ben açıkçası rahmetli  Kemal Dedeman’ın  hayranı olan ve onu örnek alan bir kişiyim.İyi ki de böyle birisi ile çalışmışım. 1985 yılının Mayıs ayında otelin temeli o dönemin Başbakanı Turgut Özal tarafından atıldı. 1989 yılında yine dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz tarafından hizmete açılırken, çok önemli bir NATO toplantısına da ev sahipliği yaptı. Yine şunu söylemeliyim ki, Dedeman otelin kongre merkezi Antalya’nın en büyük kongre merkeziydi.  NATO toplantısı için heyetler gelmeye başlamıştı. Bizde Dedeman otelin transferlerini yapıyorduk. Yaz günleri yaşanıyordu. O gün bardaktan boşalırcasına bir yağmurun yağdığını dün gibi hatırlıyorum. Tabi bu yağmur o kadar şiddetliydi ki açılış günü lobinin ve kongre merkezinin salonuna sular geliyordu. Bütün personel seferber olduk. Ellerim ile o sularlı boşalttığımı hatırlıyorum. Ve hem o anı hatırlarken, gözlerimin yaşardığını ve ağladığımı da hiç unutmuyorum. Çünkü burada gece gündüz demeden çalışıp Türkiye için çok önemli olan bu toplantıya ev sahipliği yapmanın heyecanını yaşarken böyle bir olayla hem de yaz gününde karşılaşmak bizi çok üzmüştü. “

Kemal Dedeman’ın “ Benim paralarımı ayaklar altında çiğneyemezsiniz.” Sözünü hiç unutmam!

“Açılış günü satın almacı olmamız nedeniyle, Rahmetli Kemal Dedeman’ın isteği üzerine boynuzlu, kuyruklu heybetli iki tane koç istedi. Bizde bunu bulmak için Antalya’yı edata talan ettik. Ardından Korkuteli’ne doğru yol aldık. Burada da çok aramamıza rağmen istenilen vasıflarda iki adet koçu bulamadık. O arada bir şans doğdu. Burada Yazır köyünde bir düğün olduğunu ve orada bu istenilen türde düğün sahibinde olabileceğini iletiler. Bizde aracımız ile bu köye yol aldık. Düğün sahibine ulaştık. Ve ahırda tam istediğimiz 4 adet kurbanlık koçu gördük. Bu koçları kendisine aldığını ve onları düğün için keseceğini iletmesine rağmen kendisini ikna ederek, Mesut Yılmaz’ın katıldığı bu açılışta kesileceğini söyleyince kendisin de Anavatan Partili olduğunu söyleyen bu köylü hiçbir şey demeden koçları bize verdi. Bu da o dönem unutmağım anıların içerisinde yer alıyor.”
 
Dedeman Otel inşaaatı devam ediyor

“ İnşaatın devam ettiği günlerde Rahmet Kemal Dedeman otelin inşaatını kontrole gelmişti. Yine o asil duruşu ve elinde asası ile inşaatı geziyordu ve bilgi alıyordu. 80’i aşkın yaşına rağmen, merdivenleri bir bir çıkıyor ve son Kata ulaşıp sonrasında yine aşağıya iniyordu. Hiç unutmuyorum. O dönemde inşaat hakkında bilgiler alırken birden sert bir uslup ile “ Benim paralarımı ayaklar altında çiğneyemezsisiniz.” diyerek yeri gösterdi. Hepimiz o arada yerde para aramaya başladık. Meğer ki bastığımız yerde kullanılan çimento torbaları varmış. O boş çimento torbalarını bizden toplamamızı ve kağıt toplayıcılara bunları satarak elde edilen geliri de neler yapılabileceğini bizlere söyledi. Ve bunun raporunu da her gelişinde bizlere sordu”

“Benim sokağa atılacak tek kuruşum bile yok”

Eski Mezbaha’dan bakılınca sanki bir eğri ve denize kaymış bir görüntü içinde olduğu sanılıp basına kadar yansıyan bu haberler üzerinde Kemal Dedeman hemen Antalya’ya gelir. Basını toplar ve Otel inşaatını gezdirir. İşte orada gazetecilere ileride atasözü gibi olacak bir söz söyler: “Benim sokağa atılacak tek kuruşum bile yok” İşte o gün….
 
Şantiye alanının önünde. ( Şu anda şantiye Binası da Park Otelin bulunduğu alan )

“ Yine o dönem eski Mezbaha’nın olduğu yerden bakıldığında otelin yapıldıktan sonra sanki bir eğri şekilde oraya yapılandırıldığı konuşulmaya başlamıştı. Sanki inşaatın yanlış ve denize kaydığı ima ediliyordu. Hatta basında bu konuda çeşitli yazıları yazılmaya başlamıştı. Bunu duyan rahmetli Kemal Dedeman yine anında Antalya’ya gelerek bir basın toplantısı düzenledi. Gazetecilere bizlerin de hazır bulunduğu bir sırada otel inşaatını gezdirdi ve şunu söyledi: “ Benim sokağa atılacak tek kuruşum bile yok” Evet bundan da anlaşıldığı gibi, aslında böyle bir olay yoktu. O dönemin en teknolojik inşası gerçekleştirilmiş ve kesimlikle herhangi bir hataya da mahal bırakılmamıştı”
 
Otelin açılışından görüntü. Burada İsmail Akkaya arkadaşları Recai Bey, Ali Çetin Turgut ve diğer arkadaşları ile birlikte görülüyor.

O dönem, Otel yapımı ile birlikte Özgürlük Mahallesinde bulunan Dedeman İlköğretim okulunun da temeli atılmış. Okul da çok kıs abir süre içerisinde tamamlanmış. Akkaya o günleri ve sonrasında neler yaptığını da bizlere şöyle özetliyor:
 
Yine aılıştan görüntüler.
 
Dedeman Okulunun temel atma töreni. Resimde Dedeman Oteli inşaatında çalışan İnşaat Mühendisi Ayhan Angı, Muhasebe Müdürü Ülker Güler, Şöfor Talat Bey, Kalya Veyis Bey  ve İsmail Akkaya görülüyor.

“Yine Özgürlük Mahallesinde bulunan Dedeman İlköğretim Okulunun da o dönem temeli atılarak çok kısa bir sürede eğitimi açıldığını söyleyebilirim. Yine bu dönemlerde de Otelin yapımlı devam ederken, okulunda inşaat çalışmalarında görev aldım. 1989 yılında açılan Hotel Dedaman Antalya’da yaklaşık bir yıl satın almada görev aldım. İnşaatından başlayıp işletmenin açıldığı bir yılı da ilave edersek toplam 4,5  yıl Dedeman bünyesinde görev yapmanın mutluluğunu yaşadım. Özellikle otelin açılmasından sonra yeni yeni başlayan turizm hareketi içerisinde çok kısa da olsa görev yapmanın mutluluğunu yaşadım. Bu süreden sonra da yaklaşım 20 yıl gibi Sarıyar Düğün salonu işlenmeciliği yaptıktan sonra emekli oldum. Halen Yeşilbayır’da emekli hayatı yaşıyorum”