HALİL ÖNCÜ YAZDI: 'DÜNYA TURİZM GÜNÜ’NDE İSTANBUL FUARI VE SEKTÖRÜN ZORLU MÜCADELESİ'
27 Eylül Dünya Turizm Günü'nü verilen sayısız mesaj ile kutladık.
Turizmin; insanları, farklı kültürleri ve coğrafyaları birleştiren en güçlü barış köprüsü olduğuna yürekten inanıyorum. Daha barışçıl, daha sürdürülebilir ve daha kapsayıcı bir dünya için turizmin taşıdığı anlamı her geçen gün çok daha derinden hissediyoruz. Bu vesileyle, gece gündüz demeden büyük bir özveriyle emek veren tüm turizm çalışanlarımızın, sektör paydaşlarımızın ve seyahat tutkunlarının Dünya Turizm Günü’nü yürekten kutluyorum.
Geçtiğimiz günlerde Türk turizminin en önemli küresel buluşma noktalarından biri olan 4. Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı’ndaydık (İTF 2026). 24-26 Eylül tarihleri arasında Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen bu dev organizasyonu sizler için yerinde takip ettim.
Açılış seremonisi; Türkiye’den ve dünyadan turizm sektörünün önde gelen temsilcilerinin katılımıyla oldukça görkemli gerçekleşti. Dream Project ev sahipliğinde düzenlenen fuarda; Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, Yönetim Kurulu Üyesi Mert Vardar ve CEO Volkan Ataman ile de sohbet etme fırsatı bulduk. Fuarın yalnızca bir stant alanı değil; somut iş anlaşmalarının yapıldığı, ticaretin gerçekleştiği ve sektörün gelecek trendlerinin masaya yatırıldığı dünya çapında bir marka olmasını hedeflediklerini belirttiler.
Rakamlar da bu vizyonun karşılık bulduğunu gösteriyor:
10 bin metrekarelik alanda 345 firma katılım sağladı.17 bini aşkın turizm profesyoneli fuarı ziyaret etti.
Zirve kapsamında düzenlenen oturumlarda 17 farklı başlık altında 83 uzman konuşmacı sektörün mevcut durumunu ve geleceğini analiz etti.
Fuarın açılışında konuşan T.C. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan da son derece kritik tespitlerde bulundu. Etrafımızdaki tüm savaşlara ve jeopolitik gerilimlere rağmen Türk turizminin güçlü bir direnç ortaya koyduğunu belirten Alpaslan; 65 milyar dolar gelir ve 64 milyon yabancı turist hedefi doğrultusunda Türkiye’nin sağlam adımlarla ilerlediğini vurguladı. Dream Project CEO’su Volkan Ataman ise gelecek yıl fuar alanını 24 bin metrekareye çıkararak İTF’yi dünyanın en büyük üç turizm fuarından biri yapmayı hedeflediklerini müjdeledi.
Antalyalı Turizmcilerin Gündemi: Maliyetler ve Savaşın Gölgesi
Fuar alanında Antalyalı otelci ve acente sahibi dostlarımızla yaptığımız görüşmelerde ise sektörün sahadaki gerçeklerine tanıklık ettik. Antalya, her zamanki gibi geniş katılımıyla fuara damga vurdu. Ancak turizmciler, 2026 sezonunun beklentilerin gerisinde kaldığını samimiyetle dile getirdiler.
Özellikle artan girdi maliyetleri, döviz kuru üzerindeki baskı, Karadeniz’in kuzeyinde süren Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’da tırmanan gerilimlerin operasyonları doğrudan olumsuz etkilediği vurgulandı.
Sık sık dile getirdiğimiz gibi: Turizm, barışın ve huzurun dilidir. Barış ortamının zedelendiği koşullarda turizm yapmak, tam anlamıyla yüksek seviyeli bir kriz yönetimini zorunlu kılıyor.
Nitekim fuarda bir araya geldiğimiz PEGAS Turistik BDT Yetkilisi Orhan Sancar, bu durumu şu çarpıcı sözlerle özetledi:
“Bölgemiz maalesef çok stresli. Bir hafta her şey yolunda giderken, ertesi hafta hava sahaları kapanabiliyor ve sağlıklı bir planlama yapmak zorlaşıyor. Tam uçakları kaldıracakken dron saldırıları yaşanabiliyor, yolcular iki gün havalimanında beklemek zorunda kalıyor. İnanın bizler artık krizi çok iyi yöneten bir jenerasyon haline geldik. Tüm bu olumsuzluklara rağmen bu turistleri ülkemize getirebiliyorsak, bu jenerasyona ‘helal olsun’ demek lazım.”
Orhan Sancar’ın tespiti durumu net bir şekilde ortaya koyuyor. Türkiye’nin ana kaynak pazarlarından ikisi olan Rusya ve Ukrayna yaklaşık 4 yıldır savaş halinde. Küresel ölçekte yaşanan ekonomik kriz ve belirsizlikler turistin seyahat kararlarını zorlaştırırken; rötar yapan uçaklar ve kapanan hava sahaları operasyon risklerini artırıyor.
Tüm bu zorlu coğrafi koşullara, jeopolitik krizlere ve ekonomik baskılara rağmen pes etmeyen; Antalya ve Türkiye turizmini ayakta tutmak için mücadele eden tüm yatırımcılarımızı, profesyonellerimizi ve emekçilerimizi bir kez daha kutluyorum.
Dünya Turizm Günü vesilesiyle bir kez daha altını çizmek gerekirse: Dünyanın daha çok barışa, sektörümüzün ise sürdürülebilir ve adil koşullara ihtiyacı var.








