HALİL ÖNCÜ YAZDI: 'ANADOLU’NUN SAKLI TARİHİNE YOLCULUK: ANTİK KENTLERİMİZ VE GELECEĞE MİRAS KALAN DEĞERLER'
Ülkemiz o kadar güzel, o kadar büyüleyici ki... İnanın Anadolu topraklarını gezdikçe, keşfettikçe bu coğrafyanın değerini ve zenginliğini çok daha iyi anlıyorum. Yurdumuzun dört bir yanını karış karış gezmeye; bu gezdiğimiz, hayran kaldığımız özel rotaları siz değerli okuyucularımız ve izleyicilerimizle paylaşmaya ilk günkü heyecanla devam ediyoruz. Batıdan doğuya, kuzeyden güneye öyle muazzam bir memlekete sahibiz ki, kelimelerle anlatmaya kalksak inanın bitiremeyiz.
Türkiye denilince akla ilk olarak deniz, kum ve güneş turizmi gelse de, bu cennet vatanın altında ve üstünde inanılmaz bir kültürel zenginlik yatıyor. Biz de bu zenginliği ekranlara taşımak, tarihin sessiz tanıklarının sesini duyurabilmek adına kolları sıvadık.
Uzun süredir TÜRSAB TV ekranlarında büyük bir ilgiyle takip edilen "Halil ÖNCÜ ile Tatil Rotaları" programımıza ek olarak, bu dönem yepyeni ve çok özel bir projeyi daha hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz: "Halil ÖNCÜ ile Antik Rotalar"...
Bu yeni programımızla, ülkemize ve dünya medeniyetine büyük değer katan kadim antik kentleri tek tek dolaşıyor; o taş duvarların arkasındaki yaşanmışlıkları, şehirlerin kuruluş hikayelerini ve o kentlerin halen içinde bulundukları günümüz durumlarını ekranlara taşımaya çalışıyorum.
Dünyanın Gıbta Ettiği Bir Arkeoloji Cenneti
Şöyle arkamıza yaslanıp verilere baktığımızda, nasıl bir cevherin üzerinde oturduğumuzu çok daha net görebiliyoruz. Türkiye genelinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı denetiminde ve arkeolojik kazı çalışmalarıyla belgelenmiş 1000'in üzerinde antik kent, höyük ve yerleşim yeri bulunuyor. Bakanlık tarafından müze ve ören yeri statüsünde turizme resmen açılmış, ziyarete hazır tescilli antik kent sayısı ise 77 civarında. Asya ve Avrupa'nın tam kesişim noktasında yer alan Türkiye, bu jeopolitik ve tarihi köprü görevi sayesinde sayıca dünyada en çok antik kente ev sahipliği yapan lider ülkelerden biri konumunda.
Bir turizm yazarı ve programcısı olarak, gezdiğim her bir antik kentte inanılmaz derecede etkileniyorum. Dünyanın hayranlıkla ve gıbta ile baktığı bu açık hava müzelerini gezerken, yollarımızın kesiştiği yerli ve yabancı turistlerin gözlerindeki o büyülenmiş ifadeyi görmek bana ayrı bir gurur veriyor. Üstelik bu ilgi sadece yaz aylarıyla da sınırlı değil; antik kentlerimizde artık yaz-kış kesintisiz bir yoğunluk, canlı bir turizm hareketi yaşanıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "Geleceğe Miras" adı altında yürütülen projelerin hızla ilerlemesi, antik kentlerimizin birçoğunun çehresini tamamen değiştirdi. Özellikle bazı kilit antik kentlerde başlatılan ve turizme yepyeni bir soluk getiren "Gece Müzeciliği" uygulaması, bu tarihi alanlara olan ilgiyi ve ziyaretçi grafiğini katlayarak artırıyor. Gecenin büyülü aydınlatması altında binlerce yıllık sütunların arasında yürümek, turistler için unutulmaz bir deneyime dönüşüyor.
Antik Kentler Sadece Geçmiş Değil, Yerel Kalkınmanın Da Motorudur
Peki, bu antik kentler bizim için sadece gidip görülecek fotojenik mekanlardan mı ibaret? Kesinlikle hayır! Antik kentlerin korunması ve turizme kazandırılması, çok katmanlı bir toplumsal ve ekonomik fayda sağlıyor:
Yerel Ekonomiye Can Suyu: Bu tarihi alanlar, ayak bastıkları bölgelerin yerel ekonomilerini doğrudan canlandırarak, çevre köylerde ve ilçelerde ciddi bir istihdam kapısı aralıyor. Rehberinden esnafına, konaklama tesisinden yerel üreticiye kadar herkes bu pastadan pay alıyor.
Kültürlerarası Güçlü Etkileşim: Dünyanın dört bir yanından gelen misafirler, Anadolu’nun köklü hoşgörü kültürüyle tanışıyor ve ülkemizin gönüllü birer turizm elçisi olarak memleketlerine dönüyor.
Koruma Bilincinin Gelişmesi: Toplum olarak bu kentleri gezdikçe, yanı başımızdaki tarihin farkına varıyor ve ortak mirasımızı koruma bilincini çok daha güçlü şekilde geliştiriyoruz.
Biz de "Halil ÖNCÜ ile Antik Rotalar" programımızda tam olarak bu misyonu üstleniyoruz. Amacımız; ekran başında bizi izleyen izleyicilerimize sadece birer tarihi kalıntı göstermek değil; kültür turizminin turizm sektöründeki ve yerel kalkınmadaki hayati rolünü ön plana çıkarmak.
Anadolu’nun bağrında keşfedilmeyi bekleyen binlerce yıllık hikayeleri derinlemesine incelemeye, koruma-kullanma dengesini gözeterek bu değerleri geleceğe taşımaya ve "Antik Rotalar"ımızla tarihin izini sürmeye kararlılıkla devam edeceğiz.
Unutmayalım ki; geçmişini en doğru şekilde koruyan ve anlatan toplumlar, geleceklerini de o denli güçlü inşa ederler. Yeni rotalarda, tarihin ışığında buluşmak dileğiyle...
Halil ÖNCÜ / TURİZM DOSYASI






