DİVRİĞİ ULU CAMİ VE DARÜŞŞİFASI GEZGİNLERİN YENİ ROTA MERKEZİ OLDU
Sivas’ın UNESCO "Dünya Kültür Mirası Listesi"nde yer alan tarihi simgesi Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, son dönemde yerli ve yabancı ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor.
Anadolu Selçuklu taş işçiliğinin en nadide örneklerinden biri olan bu eşsiz mimari, kültür turizmine ilgi duyan gezginlerin ana rotalarından biri haline geldi.
ANADOLU’NUN ELHAMRA’SI ZİYARETÇİ AKININA UĞRUYOR
İslam mimarisinin başyapıtları arasında gösterilen ve taş oyma sanatındaki detaylarıyla "Anadolu’nun Elhamra’sı" olarak adlandırılan tarihi yapı, bölge turizmine de büyük katkı sağlıyor. Son zamanlarda seyahat severlerin ve kültür gezginlerinin rotasında ilk sıralara yerleşen eser, ihtişamlı kapıları, geometrik motifleri ve mistik atmosferiyle ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunuyor.

ANADOLU İSLAM MİMARİSİNİN BAŞYAPITI: DİVRİĞİ ULU CAMİ VE DARÜŞŞİFASI
1228-1229 yıllarında Mengücekoğulları Beyliği döneminde Süleyman Şah’ın oğlu Ahmet Şah ve eşi Turan Melek tarafından yaptırılan Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, Mimari özellikleri ve eşsiz taş işçiliğiyle İslam sanatının dünyadaki en önemli eserleri arasında gösterilmektedir. Geometrik, bitkisel ve kaligrafik motiflerin hiçbirinin birbirini tekrar etmediği külliyede, kapılara yansıyan insan ve mimari gölgeleri de yapının mühendislik harikası kabul edilmesini sağlamaktadır. Mimar Ahlatlı Hürremşah’ın eseri olan bu muazzam yapı; cami, darüşşifa ve türbeden oluşan külliye mimarisiyle öne çıkarken, 1985 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne girerek Türkiye’nin bu listeye eklenen ilk mimari yapısı olma unvanını taşımaktadır.








