ÇALIŞ TEPESİNDEN KEMER BAKIŞ
Bu hafta sizlere Kemeri kuşbakışı göstermek istedik. Bu amaçla da atladık arabaya ve Kemer Merkez ile Kiriş Bölgesinden rahatlıkla görülen Çalış tepesine doğru yola çıktık.

Buraya ulaşmak için dağ yolundan gitmek gerekiyordu.
Bizde öyle yaptık ve eski adı Gedik Yolu olan ve yeni adı ile Mustafa Ertuğrul Caddesi olan yoldan çıkarak Çalışdağ Vericisi Orman yoluna saptık. Yukarılara çıktıkça ve etrafımıza baktıkça, ormanın ve denize bakış ile Kemerin o eşsiz güzelliğini izlemenin adeta zevkini yaşadık. Mustafa Ertuğrul Caddesi Kemer Merkez ile Tatil Köylerinin bulunduğu Kiriş Mahallesini birleştiren bir sayfiye yolu. Bu yol asfalt bir yol ve genelde Kiriş ile Kemer arasını tercih edenlerin sıkılıkla kullandıkları bir cadde. Bu caddede çok sayıda turisti bazen yürürken, bazen bisikletleri ile bazen de araçları ile geçerken görebiliyorsunuz.Çalış tepesine çıkan yola dönüyoruz.

Muhteşem bir görsel şölen
Sarp kayalıklar ve stabilize bir yol ile dağ bu caddeye birleşmiş. Oldukça kötü bir zemini var bu yolun. Özellikle bu yolun tekrar gözden geçirilmesinde fayda var. Zaman zaman sarp kayalıklar ile tehlikeli dakikalar yaşayabilirsiniz.Aman dikkat diyorum. Bu arada eğer spor yapmak istiyorsanız da Kemerden bu Çalış tepesine bir yürüyüş yapıp unutulmaz bir spor akitivitesi yaşayabilirsiniz. Zar zor çalış tepesi dediğimiz zirveye doğru ilerliyoruz. Buraya gelenlerin yolun kenarlarına attıkları çöpleri görünce kızmadan da edemiyoruz.

Kiriş bölgesine baktığımız Kuşbakışı ile tatil köylerini gördüğümüz alanı geçiyoruz. Kiriş bölgesi, Çamyuva Tatil köyleri ve Tekirovayı bir satıhta görme şansını buluyoruz. Bölgenin dalış merkezi olan Üç adalar ise adeta bizleri selamlarcasına bakıyor sanki. Çalış tepesine geliyoruz. Geldiğimiz dağın yüksekliği 320 mt. Burada önce eski bir kale kalıntısı ile karşılaşıyoruz. Sadece bir duvarı ayakta bulunan fakat diğer bölgeleri yıkılmış ve yok olmuş olan bu alanda ayrıca Tv vericilerinin ve Orman Gözetleme kulesinin varlığını görüyoruz. Dağda devasa boyutlardaki bir Türk bayrağı ile karşılaşınca adeta nutkumuz tutuluyor. Şanlı bayrağımız devasa yapısı ile gökyüzünde süzülürken Kemere selam veriyor. Ve Bizde bayrağımızı selamlıyoruz. Bölge hakkında yaptığım araştırmalarda Kültür ve Turizm Bakanlığının, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü 23. Araştırma Sonuçları Toplantısından sonra çıkarılan kitapta, N. Çevik, B. Varkıvanç, S. Bulut, İ. Kızgut, E. Akyürek, İ. P. Pedarros, M. Kunze, B. Özdilek tarafından yazılan Bey Dağları 2004 Yılı Yüzey Araştırmaları raporunda yer alan Çalış Tepesinde yer alan antik alan hakkında detaylı bilgiye ulaşıyorum. İşte o raporda Çalış Tepesi ve burada bulunan antik kalıntılar hakkında verilen bilgiler:

Çalışdağ vericisine orman yolundan ulaşılmaktadır. Batı, kuzey ve doğu yamaçlarının çoğu ulaşılmaz uçurumlarla çevrilidir. Kayalık tepe, çıkılabilir durumda olan güney ve güneydoğu yönde sağlam sur duvarlarıyla çevrilidir. Bu yönde denize alçalarak uzayan burun Kocaburun olarak adlandırılmaktadır (Ağva Burnu). Kayalık tepenin tamamına kurulan kaleyi 2.20-2.40 m. arasında değişen kalınlıklarda güçlü duvarlar çevirir. Duvarlar çoğu kesimde 2-3 m. yüksekliğe kadar korunmuştur. Ana tasarım tepenin topografyasına göre şekillenmiş gözükse de, sur duvarı olan kesimlerde topografya kale biçimini çok etkilememiştir. Surlar güney boyunca dümdüz uzanır ve doğu kesimde yaklaşık 90 derece açıyla kuzeye sapar: Yaklaşık dikdörtgen bir plan oluşur. Tüm kalede üç yerden kapı açıklığı vardır. Diğerlerinden daha farklı ve nitelikli olan ana kapının güney yüzde olduğu görülür. Bu kapı güneybatı kesimde yüksek kayalığa inen kaya merdivenlerinin başlangıcına yönelmektedir. Kaya merdivenleri çok nitelikli bir kaya işçiliğiyle açılmıştır ve bu kesimde dönerek uçurumun dibine kadar inmektedir. Güney uzun yüzde bulunan ana kapının hemen doğu yanında ikinci bir açıklık bulunmaktadır. Ancak bu açıklığın kapı olup olmadığı belirsizdir. Pencere de olması mümkündür. İkinci kapı kuzeydoğu köşede yarım yuvarlak biçimli kulenin içine açılmaktadır. Görülebilen son kapı kalenin kuzeybatı köşesinde, Kemere bakan kuleye açılmaktadır. Kale duvarlarında üç kulenin varlığı gözlemlenmiştir. İkisi dörtgen, biri yarım yuvarlaktır. Bunlardan birisi iki tarafından sur duvarlarıyla bağlanmaktadır. Bu kuzeydoğu köşeyi oluşturan yarım yuvarlak planlı olandır. Diğer ikisi birer yanından uçurumla bağlanmaktadır. 1. ve 3. kule arasında duvar bağlantısı yoktur. Bu arada çok derin çıkılmaz uçurumlar vardır. Kale içinde herhangi bir yapı kalıntısına rastlanmamıştır. Duvar örgü sistemi Helenistik Dönem özellikleri göstermektedir. Kalenin kapladığı yaklaşık 5.000 m2. alan, Likya Klasik Çağ yerleşimlerine göre çok büyüktür. Asıl sorun bu kalenin antik adının ne olduğudur. T. Özoral "Idyros" , S. fiahin ise "Olbia" olduğunu iddia etmiştir. Buranın Olbia olması için Idyrosun tamamen iptal edilmesi gerekir ki, bu da çok mümkün de¤ildir. Çünkü Idyrosun Roma Döneminde yok olduğunu gösteren bir belge mevcut olmadığı gibi, buranın Olbia olduğunu gösteren bir yazıt ya da herhangi bir somut belge de henüz söz konusu değildir. Kocaburun yolu üzerindeki kilise T. Özoral tarafından kazılmış ve Idyros olarak adlandırılmıştır. Bu alanda Fransız Tatil Köyü içinde bulunan nekropolde yapılan kazılar da yine Özoral tarafından gerçekleştirilmiş ve Çalışdağı kalıntılarıyla ilişkili olduğu düşünülmüştür. Nekropol kazılarında T. Özoral, I.Ö. 5. ve 4. yüzyıl seramikleri bulmuştur.. ( Kaynak:http://www.kulturvarliklari.gov.tr/sempozyum_pdf/arastirmalar/23_arastirma_1.pdf)

Kemerin Muhteşem terası
Bölgenin muhteşem bir terası burası. Burasının açıkçası atıl durumda olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Burada bulunan Orman Gözetleme Kulesi ile vericiler ise biraz bölgenin bu güzelliğini bozmuş gibi geliyor bize. Burada daha farklı düzenlemeler yapılarak turizme başka bir konum yaratılabilecek diye düşünüyorum. Bunun için önce burasının yolunun gözden geçirilmesi ardından da buraya güvenlik sağlanması ile gerek yürüyerek, gerekse de araçları ile çıkan turistlerin burada dinlenmelerinin sağlanması için en azından bir su içebilecekleri yerlerinin olmasının gerektiğini düşünüyorum.

Örneğin neden bir Teleferik projesi ile burası alternatif bir alan olmasın? Bu arada son dönem aldığımız bilgilere göre bu bölgede yakında bir kazı çalışmalarının da yapılacağı duyumlarını aldık ve oldukça heyecanlandık. Bunlar sağlanır ve Çalış Tepesi birazda olsa harekete geçirilirse, inanıyorum ki Kemere gelen ve Kemerin güzelliğini denizde yaşanan turistlerin bu bölgeden de Kemerin başka bir güzelliğini görerek doyumsuzluk yaşayacaklarını ifade edebilirim.

Buraya ulaşmak için dağ yolundan gitmek gerekiyordu.
Bizde öyle yaptık ve eski adı Gedik Yolu olan ve yeni adı ile Mustafa Ertuğrul Caddesi olan yoldan çıkarak Çalışdağ Vericisi Orman yoluna saptık. Yukarılara çıktıkça ve etrafımıza baktıkça, ormanın ve denize bakış ile Kemerin o eşsiz güzelliğini izlemenin adeta zevkini yaşadık. Mustafa Ertuğrul Caddesi Kemer Merkez ile Tatil Köylerinin bulunduğu Kiriş Mahallesini birleştiren bir sayfiye yolu. Bu yol asfalt bir yol ve genelde Kiriş ile Kemer arasını tercih edenlerin sıkılıkla kullandıkları bir cadde. Bu caddede çok sayıda turisti bazen yürürken, bazen bisikletleri ile bazen de araçları ile geçerken görebiliyorsunuz.Çalış tepesine çıkan yola dönüyoruz.

Muhteşem bir görsel şölen
Sarp kayalıklar ve stabilize bir yol ile dağ bu caddeye birleşmiş. Oldukça kötü bir zemini var bu yolun. Özellikle bu yolun tekrar gözden geçirilmesinde fayda var. Zaman zaman sarp kayalıklar ile tehlikeli dakikalar yaşayabilirsiniz.Aman dikkat diyorum. Bu arada eğer spor yapmak istiyorsanız da Kemerden bu Çalış tepesine bir yürüyüş yapıp unutulmaz bir spor akitivitesi yaşayabilirsiniz. Zar zor çalış tepesi dediğimiz zirveye doğru ilerliyoruz. Buraya gelenlerin yolun kenarlarına attıkları çöpleri görünce kızmadan da edemiyoruz.

Kiriş bölgesine baktığımız Kuşbakışı ile tatil köylerini gördüğümüz alanı geçiyoruz. Kiriş bölgesi, Çamyuva Tatil köyleri ve Tekirovayı bir satıhta görme şansını buluyoruz. Bölgenin dalış merkezi olan Üç adalar ise adeta bizleri selamlarcasına bakıyor sanki. Çalış tepesine geliyoruz. Geldiğimiz dağın yüksekliği 320 mt. Burada önce eski bir kale kalıntısı ile karşılaşıyoruz. Sadece bir duvarı ayakta bulunan fakat diğer bölgeleri yıkılmış ve yok olmuş olan bu alanda ayrıca Tv vericilerinin ve Orman Gözetleme kulesinin varlığını görüyoruz. Dağda devasa boyutlardaki bir Türk bayrağı ile karşılaşınca adeta nutkumuz tutuluyor. Şanlı bayrağımız devasa yapısı ile gökyüzünde süzülürken Kemere selam veriyor. Ve Bizde bayrağımızı selamlıyoruz. Bölge hakkında yaptığım araştırmalarda Kültür ve Turizm Bakanlığının, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü 23. Araştırma Sonuçları Toplantısından sonra çıkarılan kitapta, N. Çevik, B. Varkıvanç, S. Bulut, İ. Kızgut, E. Akyürek, İ. P. Pedarros, M. Kunze, B. Özdilek tarafından yazılan Bey Dağları 2004 Yılı Yüzey Araştırmaları raporunda yer alan Çalış Tepesinde yer alan antik alan hakkında detaylı bilgiye ulaşıyorum. İşte o raporda Çalış Tepesi ve burada bulunan antik kalıntılar hakkında verilen bilgiler:

Çalışdağ vericisine orman yolundan ulaşılmaktadır. Batı, kuzey ve doğu yamaçlarının çoğu ulaşılmaz uçurumlarla çevrilidir. Kayalık tepe, çıkılabilir durumda olan güney ve güneydoğu yönde sağlam sur duvarlarıyla çevrilidir. Bu yönde denize alçalarak uzayan burun Kocaburun olarak adlandırılmaktadır (Ağva Burnu). Kayalık tepenin tamamına kurulan kaleyi 2.20-2.40 m. arasında değişen kalınlıklarda güçlü duvarlar çevirir. Duvarlar çoğu kesimde 2-3 m. yüksekliğe kadar korunmuştur. Ana tasarım tepenin topografyasına göre şekillenmiş gözükse de, sur duvarı olan kesimlerde topografya kale biçimini çok etkilememiştir. Surlar güney boyunca dümdüz uzanır ve doğu kesimde yaklaşık 90 derece açıyla kuzeye sapar: Yaklaşık dikdörtgen bir plan oluşur. Tüm kalede üç yerden kapı açıklığı vardır. Diğerlerinden daha farklı ve nitelikli olan ana kapının güney yüzde olduğu görülür. Bu kapı güneybatı kesimde yüksek kayalığa inen kaya merdivenlerinin başlangıcına yönelmektedir. Kaya merdivenleri çok nitelikli bir kaya işçiliğiyle açılmıştır ve bu kesimde dönerek uçurumun dibine kadar inmektedir. Güney uzun yüzde bulunan ana kapının hemen doğu yanında ikinci bir açıklık bulunmaktadır. Ancak bu açıklığın kapı olup olmadığı belirsizdir. Pencere de olması mümkündür. İkinci kapı kuzeydoğu köşede yarım yuvarlak biçimli kulenin içine açılmaktadır. Görülebilen son kapı kalenin kuzeybatı köşesinde, Kemere bakan kuleye açılmaktadır. Kale duvarlarında üç kulenin varlığı gözlemlenmiştir. İkisi dörtgen, biri yarım yuvarlaktır. Bunlardan birisi iki tarafından sur duvarlarıyla bağlanmaktadır. Bu kuzeydoğu köşeyi oluşturan yarım yuvarlak planlı olandır. Diğer ikisi birer yanından uçurumla bağlanmaktadır. 1. ve 3. kule arasında duvar bağlantısı yoktur. Bu arada çok derin çıkılmaz uçurumlar vardır. Kale içinde herhangi bir yapı kalıntısına rastlanmamıştır. Duvar örgü sistemi Helenistik Dönem özellikleri göstermektedir. Kalenin kapladığı yaklaşık 5.000 m2. alan, Likya Klasik Çağ yerleşimlerine göre çok büyüktür. Asıl sorun bu kalenin antik adının ne olduğudur. T. Özoral "Idyros" , S. fiahin ise "Olbia" olduğunu iddia etmiştir. Buranın Olbia olması için Idyrosun tamamen iptal edilmesi gerekir ki, bu da çok mümkün de¤ildir. Çünkü Idyrosun Roma Döneminde yok olduğunu gösteren bir belge mevcut olmadığı gibi, buranın Olbia olduğunu gösteren bir yazıt ya da herhangi bir somut belge de henüz söz konusu değildir. Kocaburun yolu üzerindeki kilise T. Özoral tarafından kazılmış ve Idyros olarak adlandırılmıştır. Bu alanda Fransız Tatil Köyü içinde bulunan nekropolde yapılan kazılar da yine Özoral tarafından gerçekleştirilmiş ve Çalışdağı kalıntılarıyla ilişkili olduğu düşünülmüştür. Nekropol kazılarında T. Özoral, I.Ö. 5. ve 4. yüzyıl seramikleri bulmuştur.. ( Kaynak:http://www.kulturvarliklari.gov.tr/sempozyum_pdf/arastirmalar/23_arastirma_1.pdf)

Kemerin Muhteşem terası
Bölgenin muhteşem bir terası burası. Burasının açıkçası atıl durumda olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Burada bulunan Orman Gözetleme Kulesi ile vericiler ise biraz bölgenin bu güzelliğini bozmuş gibi geliyor bize. Burada daha farklı düzenlemeler yapılarak turizme başka bir konum yaratılabilecek diye düşünüyorum. Bunun için önce burasının yolunun gözden geçirilmesi ardından da buraya güvenlik sağlanması ile gerek yürüyerek, gerekse de araçları ile çıkan turistlerin burada dinlenmelerinin sağlanması için en azından bir su içebilecekleri yerlerinin olmasının gerektiğini düşünüyorum.

Örneğin neden bir Teleferik projesi ile burası alternatif bir alan olmasın? Bu arada son dönem aldığımız bilgilere göre bu bölgede yakında bir kazı çalışmalarının da yapılacağı duyumlarını aldık ve oldukça heyecanlandık. Bunlar sağlanır ve Çalış Tepesi birazda olsa harekete geçirilirse, inanıyorum ki Kemere gelen ve Kemerin güzelliğini denizde yaşanan turistlerin bu bölgeden de Kemerin başka bir güzelliğini görerek doyumsuzluk yaşayacaklarını ifade edebilirim.







