TARİHİN DOKUNDUĞU BAŞKENT: PATARA ANTİK KENTİ VE MİRASI

Antalya’nın Kaş ilçesine yaklaşık 42 kilometre uzaklıkta, Fethiye-Kalkan arasında yer alan bugünkü Gelemiş Köyü sınırlarındaki Patara Antik Kenti; köklü tarihi, arkeolojik zenginliği ve 18 kilometrelik dünyaca ünlü plajıyla Akdeniz’in en göz alıcı destinasyonlarından biri olmayı sürdürüyor.

TARİHİN DOKUNDUĞU BAŞKENT: PATARA ANTİK KENTİ VE MİRASI

Xanthos Vadisi’nin güneybatı ucunda, antik çağda Likya olarak bilinen Teke Yarımadası’nda yer alan kent, tarih boyunca bölgenin denize açılan tek kapısı ve en stratejik liman kenti olma özelliğini korumuştur.

"EN MÜKEMMEL CUMHURİYET" İLHAMI: LİKYA MECLİS BİNASI

Ünlü düşünür Montesquieu’nün Kanunların Ruhu adlı eserinde "tarihin en mükemmel cumhuriyet örneği" olarak gösterdiği Likya Birliği’nin yönetim anlayışı, başkent Patara’daki görkemli Meclis Binası’nda şekillenmiştir. Demokratik yapısı ve idealleriyle günümüzde dahi modern devlet yapısına ilham veren kent; Tanrı Apollon’un doğduğu yer olarak ünlenmiş, ilk kez ünlü tarihçi Heredot’un eserlerinde anılmıştır. Bölgede yürütülen arkeolojik araştırmalarda, M.Ö. 13. yüzyıla ait Hitit metinlerinde kentin adının "Patar" olarak geçtiği belgelenmiştir.

DÜNYANIN EN ESKİ YOL LEVHASINDAN ANITSAL YAPILARA

Limanın doğu yakasında geniş bir alana yayılan antik kentin girişinde ziyaretçileri Likya tipi Roma dönemi mezar anıtları ve üç gözlü heybetli Zafer Takı karşılamaktadır. Kent içindeki tarihi ve arkeolojik öne çıkan yapılar şunlardır:

    • Yol Kılavuzu Anıtı: Arkeologlar tarafından dünyanın bilinen en eski ve en kapsamlı karayolu levhası olarak kabul edilen bu eser, Likya şehirleri arasındaki mesafeleri göstermektedir.

    • Patara Tiyatrosu: M.Ö. 2. yüzyılda inşa edilen ve M.S. 147’deki deprem sonrası yeniden yapılanan 10 bin kişilik tiyatro, kumların altından titizlikle çıkarılarak yeniden ziyarete açılmıştır. Tiyatronun bulunduğu Kurşunlu Tepe, kentin panoramik manzarasına ev sahipliği yapmaktadır.

    • Vespasian Hamamı ve Mermer Cadde: M.S. 69-79 yıllarına tarihlenen hamamın yanından uzanan patika, kentin mermer döşeli ana caddesine bağlanmaktadır.

    • Tahıl Ambarı (Granarium): M.S. 2. yüzyılda İmparator Hadrian ve eşi Sabina tarafından yaptırılan anıtsal yapı, kentin ticari gücünü gözler önüne sermektedir.

    • Delik Kemer Su Yolu: Şehrin su ihtiyacını 20 kilometre uzaklıktaki Kızıltepe kayalıklarından getiren sistemin Fırnaz İskelesi yakınlarındaki "Delik Kemer" bölümü, antik mühendisliğin en anıtsal örneklerinden biridir.

DÜNYANIN EN ESKİ DENİZ FENERİ: PATARA FENERİ

Patara Antik Kenti’nin simge yapıları arasında yer alan ve M.S. 64-65 yıllarında Roma İmparatoru Nero tarafından yaptırılan Patara Deniz Feneri, günümüze kadar ulaşabilmiş dünyanın en eski deniz feneri olma unvanını taşımaktadır. Zaman içinde meydana gelen büyük depremler ve Tsunami etkisiyle yıkılarak kumların altında kalan devasa yapı, yürütülen titiz arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları sayesinde antik taşlarının tek tek birleştirilmesiyle yeniden ayağa kaldırılmıştır. Üzerinde yer alan bronz harfli orijinal yazıtında "Ben İmparator Nero, bu feneri denizcilerin selameti için yaptırdım" ifadesi bulunan yapı, antik çağda Akdeniz’in ticari rotalarını aydınlatan stratejik konumu ve muazzam mühendislik başarısıyla Patara’nın görkemli tarihine ışık tutmaktadır.

DÜNYA MİRASININ VE NOEL BABA’NIN DOĞDUĞU TOPRAKLAR

Roma İmparatorluğu’nun 300 yıllık döneminde yalnızca Likya’nın değil, Anadolu’nun da en önemli merkezlerinden biri olan Patara, Doğu Roma (Bizans) Dönemi’nde de kentsel varlığını kesintisiz sürdürmüştür. Tüm dünyada "Noel Baba" olarak bilinen Aziz Nikolaus’un doğduğu kent olarak da tarihe geçen Patara; doğayla uyumlu mimarisi, ticaretle zenginleşen kültür mirası ve demokratik gelenekleriyle geçmişten geleceğe ışık tutmaya devam etmektedir.