GİZEMLİ BATIK

            Konu ile ilgili olarak ertesi gün Kemer’de  WOW Otellerinde daha önce de tanıdığım ve bölgede çok sayıda batığa dalış yapan teknik batık uzman dalgıç Talia Berk’le buluşarak bu batık hakkında bilgi almak ve eğer uygun olursa da bu batığa bizim için dalmasını istemek için yanına gittim.Amacım Talia ile birlikte denize çıkmak ve bu bölgede dalmasını istemek ve vereceği görüntüler ve fotoğrafları buradan sizlerle paylaşmak. Ancak hava durumunun uygun olmaması nedeniyle bu batığa dalamıyoruz.

Ama yine bu batığa sayısız dalış yapmış olan Talia Berk’ten bu batık hakkında bilgiler almak istiyorum. Ancak önce ben size Talia Berk’i kısaca tanıtmak istiyorum.

Talia Berk, 1988 İstanbul doğumlu.  Turizmci bir aileden gelen Berk, 24 senedir turizmin içinde olan ailenin de tek çocuğu. Tam bir deniz düşkünü. Denizi çok seviyor.

Milli Jet Ski takımda. Deniz aşığı genç kız, Amerika’da ve Kanada’da ön lisans yapmış ve şu anda da Okan Üniversitesi’nde mütercim tercümanlık okuyor.

Bodrum Kaş Antalya ve Kemer de CMAS ( Dünya Sualtı Konfederasyonu ) teknik batık uzman dalgıç olarak çalışan Talia’yı, Kiriş’te yakalar yakalamaz, hemen "San Didier"   hakkında neler bildiğini ve buraya yaptığı dalışları bana anlatmasını istiyorum.

Bu anlatılmaz yaşanır..” dese de ben daha önceki dalışlarından bilgiler almak için kendisini can kulağı ile dinliyorum.Talia da oldukça heyecanlı. "San Didier" gemisine defalarca daldığını ve buraya 30 dalıştan ancak 2 dalışta net ve istenilen görüntüleri aldıklarını bize iletiyor."San Didier" e dalışı konusunda bilgiler alıyorum kendisinden ve Talia başlıyor bize anlatmaya:

İlk önce dalış planımızı yapıyoruz. "San Didier"  batığına dalış planımız 55 dk . Bu dakika içinde bu  batığı gezmeniz gerekiyor. İşin en ilginç yanı ise bu batık en yeni batıklardan bir tanesi. Halen  her şey olduğu gibi duruyor. Odalarındaki cip ve tankerler Kaptan köşkü ve cephane odası tam görülmeye değer. Bu batığın bir başka güzedlliği ise Kendi orijinal zincirinden dubasına çıkılıyor olması.”

Su altı bir başka dünya. Başka yaşamlar ve farklı canlı türleri ile karşılaşıyorsunuz. Ve bu güzellikleri keşfediyorsunuz. Ve dünya tarihi ile birleştiriyorsunuz.

Batış hikayesinin kendisini çopk etkilediğini belirten Taliya’ya batığa dalışından sonraki düşüncelerini bize anlatmasını istiyorum.

 

Oraya daldığınızda o batış anı gözlerinizin önübe geliyor.  Burada belki binlerce insan öldü ya da kurtuldu. Bir anda deniz dibine batan bir gemi. Ancak bu geminin bir başka özelliği çok büyük diğer batıklara göre daha yeni ve bozulmamış bir batık olması. Eğer şansınıza güveniyorsanız bu batığı bütünüyle görme şansına sahipsiniz. Çünkü bu batığın bulunduğu konum itibarıyla kıç bölgesi tamamıyla akıntı altında. Ve görünürlük 20.cm. e kadar düşebiliyor. % 15 şansınız var bu batığı görebilmeniz için. Ama bu şansınız zorlayıp imkanınız oldukça bu batığa dalış yapıp bu güzellikleri görmek tam bir zevk..”

 

Cephanelikte sıralı tüfekler duruyor..

 

Batığa dalışının hikayesini ve batığa indikten sonraki gördüklerin de bizlerle paylaşıyor Talia Berk. Ayrıca daha önce çektiği kendi arşivindeki "San Didier"  resimlerini de bizlerle paylaşıyor..

Batığın zincirinden geminin burnuna indik. Ve önce partnerlerimizi kontrol ettikten sonra geminin genel durumuna baktık. Akıntı ve ağ kontrolü yaptık Ve geminin hemen burnunda bulunan hangardan içeriye girdik. Ve karşımıza tank filosu çıktı. Yeni bir batık olması nedeniyle ciplerin ve tankerlerin henüz bozulmamış olmasında etkilenerek aralarında gezdik. Bu arada tabiî ki hiçbir yere takılmamaya ve bu tarihi esere zarar vermemeye çalıştık. Ekibimizin uzman olmaları nedeniyle bu odalara girmeye çekinmedik. Buralarda dolaşırken, o anı yaşıyorsunuz. Hangarlardan mürettebatın günlük yaşantılarını sürdürdüğü kamaralarına girdik. Hala özel eşyelerin bulunması dikkat çekiciydi. Hatta kamarda bulunan ayakkabıların duruşu bile bize o anı anlatmaya yetişiyordu. Ardından kıç bölgesine doğru geçtik.  Burada da cephanelik bölümüne girdik. Sıralı tüfekler duruyordu..”

Ve son olarak dalış yapanlara şunu tavsiye ediyor Talia Berk,

Dünya dalışlarında 3 tane büyük batık dalış kuralı vardır. İlki kesinlikle hiçbir batıktan hiç kimse hiçbir şey çıkarmadığı sürece o batık ilk günkü gibi yaşar. İkincisi, özellikle "San Didier"  batığı için söylüyorum, kol boyunuz kadar başlık ağlarından yanaşamıyorsunuz. Bunun için güvenlik konusunda dikkatli olmalısınız. Üçüncüsü ve en önemlisi çıkamayacağınız yerlere girmeyin. Batık konusunda uzman olmayan kişilerin batığın içine girmemenizi rica ediyorum. Aksi takdirde sizler için tehlikeli olabilir..”

Bu batık ile ilgili ayrıca şunu da iletiyor buraya dalanlar.   Su altı batıkları konusunda uzman olup ve su altı doğasına saygılı olduğunu göstermek için dalış merkezlerindeki dalgıçların bir araya gelip bu batığın ve diğer batıkların özellikle balıkçı ağları kaplı olan bölümlerini temizlemeleri gerekiyor.

 

"San Didier"in hikayesi

http://www.turkiye-wrecks.com dan aldığım bilgiler ise  "San Didier"  hakkında şu bilgileri bize veriyor. 1920 de Livingstone &copper tarafından yapılmış. Ağırlığı 2778 ton. Boyutları 323-8 * 44-1 * 22-6. Gücü ise 234 nhp gücünde. Filoya destek gemisi olarak kullanılması amacıyla Fransız donanmasınca el konulmuş.
4 Temmuz 1941’de İngiliz uçağı tarafından batırılmış. 1941 yılı yaz aylarına gelindiğinde müttefikler Kuzey Afrika savaşının hakimiyetini ele geçirebilmek ve Alman komutan Rommel'i çökertmek için kararlı gösteriler yapıyorlardı. Müttefikler için, ikmal yollarının kesilmesi ile her ne pahasına olursa olsun izole etmek en önemli unsurlardan birisiydi. Türkiye’nin müttefiklere yakınlaşması ve daha sonra Japonya'ya savaş bile açması her ne kadar bağımsız görünsek de ittifak donanması gemileri için kıyılarımızı pek güvenli kılmıyordu. Fransız donanmasının Alman'lara hizmet eden gemileri için de aynı tehlike geçerliydi. Sonbahar yaklaşırken bir Fransız destek gemisi ve eskortu bir muhrip, Suriye yolundaki yoğun müttefik uçaklarının akınlarından kaçarak Alanya önlerine gelmişlerdi. Fakat bu kaçışın sonu olmamıştı. Gemileri yakalayan uçaklar yoğunluğu daha da arttırarak takibe devam etmişler ve Adrasan koyu açıklarına kadar kovalamacaya devam etmişlerdi. Yaralı olan destek gemisiyle kalmanın intihar olması düşüncesiyle olacak muhrip gemi destek gemisini terk etmişti. Destek gemisi "Societe" için yapacak tek şey Antalya körfezi içine girip iltica talebinde bulunmaktı. Fakat sonuç hiç de tahmin edildiği gibi olmadı. Bu günkü Karaalioğlu parkının miradorlarından Antalyalıların şaşkın bakışları altında torpillenen ve cephaneliği havaya uçan gemi burnunu dikip yavaşca batmaya başladığında arkasında bir çok ölü bırakmıştı bile. Antalyalı balıkçılar hemen müdahale ederek yaralıları kurtarmaya koştular. Hastane destek gemisi görünümünde olan bu geminin içinde cephane ve çöl şartlarını uygun arabalarda vardı. Kamufle edilebilmesi için personelin üniforma giymemesi ve balıkçıların yardımları sırasında gemideki insanların şahsi malzemelerini de yanlarında taşımaya gayret etmeleri görgü tanıkları tarafından anlatılan olaylardır ve bu yüzden halk arasında geminin adı "Sosyete batığı" olarak kalmıştır.

Gerçek ismi "San Didier" olan bu gemi Antalya Yat Limanının bir kilometre açığında yorulmaz bekçisi olan şamandıranın altında yatmaktadır. Baş tarafı güneye, kıç tarafı kuzeye doğru bakan derinliği 18 ila 34 metre arasında değişen gemi sancak tarafına doğru aşağı yukarı 35 derece açıyla yatıktır. Boyu 70 metre civarındadır. 1946 ve 1974 yıllarında yapılan çalışmalarda geminin içindeki yükün büyük bir bölümü ve iskeletler çıkarılmıştır. Daha sonra yapılan yüzlerce ziyaret dalışında alınan parçalar da dikkate alınırsa bu gün üzerinde artifakt olarak pek bir şeyin kalmadığını söylemek yanlış olmayacaktır. Yine de özellikle batık dalgıçlarının ilgisini çekmeye devam etmektedir. Dalış yapabilmek için Antalya valiliği ve Deniz Polisi Şb. Md.'den izin almak gerekmektedir. Diğer bir önemli nokta ise yat limanı ağzına yakınlığı dolayısıyla tekne trafiğinin fazla olmasıdır. ( HALİL ÖNCÜ )