GERHARD SCHRÖDER TURİZMİN ÖNEMİNİ ANLATTI

Kaldığı oteldeki konukların yarısından fazlasının Alman olduğunu ve buna çok şaşırdığını söyleyen Gerhard Schröder, “Antalya milyonlarca Almana kaygısız, güzel, güneşli bir tatil sunuyor. Sadece Antalya’da değil birçok Türk tatil beldesi cazibe edindi. Ben de Türkiye’de küçük ve güzel bir ev satın aldım. Türkiye ve Türk insanlarını seviyorum. Türkiye’de tatil yapmak isteyen geniş bir turist grubu var ve bundan en büyük pay Almanların” dedi.


Gerhard Schröder konuşmasına şöyle devam etti:

- İnsanların seyahat etmesinden başka sektörlerde faydalanıyor. Gıda, ticaret, elektrik, dağıtım ve taşımacılık turizmden faydalanıyor.

- Turizm bir ülkenin ismini duyurması için çok önemli bir araç.

- Türkiye’nin bütün dünyada mükemmel bir ev sahibi olduğu bilinmekte.

- Türkiye, açık görüşlü bir ev sahibi olmaya devam etmekte ve devam edeceğini umuyoruz. Şimdiye kadar sempatik bir işbirliğimiz vardı ve devam edeceğini düşünüyoruz.

- Çevrenin ve kültürel mekanların korunmasına dikkat edilmeli. Turistler her geçen sene bu konulara daha fazla önem veriyor.

- Turizm küreselleşmeden büyük fayda sağlıyor. Mesafeler daha kolay ve ekonomik bir şekilde kısalıyor. 2012 yılı içinde ilk kez 1 milyardan fazla insan yurt dışına seyahate çıktı. Bu var olmayan bir rakamdı. 2030 yılına kadar Dünya Ticaret Örgütü’nün tahminleri doğrultusunda turist sayısının 1.8 milyara çıkacağı öngörülüyor.

- Her bir ülkedeki siyasi ve bölgesel istikrar turizm için çok önemli. Güven ve güvenlik gibi koşullar ekonomik büyüme için bir koşul oluşturmaktadır. Siyasi huzursuzluklar ve büyük ekonomik gerilemeler turizm sektöründe tehlike oluşturabilir. Mısır buna önemli bir örnektir.  Bu bağlamda turizm genel olarak bir ülkenin ekonomik kalkınmasını gösterir. Az gelişmiş bölgelerde turizm, refah ve istihdam için çok önemli. Sizlerin etkin olduğu turizm sektörünün görevi mümkün olduğunca insanın bundan faydalanmasını sağlamaktır.

- Türkiye’de turizm sektörünün gelişmesi Avrupa’daki ekonomik durumla da ilişkili. Konjonktürel bir gerileme seyahat bütçelerini doğrudan etkiler. Turizm sektörü Avrupa Birliği ve Euro bölgesindeki krizi endişeli bir şekilde takip ediyor.

- AB’deki güncel durum: AB’de olan veya oyalayan şeyler siz turizmcileri doğrudan etkiler. Avrupa ve AB’deki kriz geçtiğimiz aylarda biraz hafiflemekle birlikte tam olarak atlatılmış değil. AB’nin oluşturduğu birlik statik kalamaz. Refahın ve barışın bölgesi olmak için AB politikasının değişim göstermesi gerekiyor. Siyasetin ağrılı da olsa reform yapması gerekiyor. Politik kriz ve AB’deki problemler, Euro krizi değildir. AB içinde ekonomi ve finans politikasını koordine edilmemiş olmasıdır. Para politikasını yönlendirmek ekonomiyi yönlendirmek için yeterli değil. Avrupa’daki para yönetimi iyi. Doğru bir politika yürütülüyor. Ama para politikasını koordine etmek yetmiyor. Euro’nun olduğu yerde ekonomi ve finansı da koordine etmek gerekiyor. Bu göz ardı edilmemeli. Bu da krizin en önemli sebeplerinden biridir. Bu hata mutlaka düzeltilmelidir. Avrupa küresel ekonomi içinde varlığın sürdürmek istiyorsa doğru kararlar verilmeli.

- Avrupa’nın siyasi birliğin daha da büyütmek gerkiuyor. Gerçek bir federasyona ihtiacımız var. Euro birliğini yapısal hatasını ortadan kaldırmak gerekiyor.

- Türkiye, AB’ye üye olması gereken 4 ülkeden biridir. 50 yıl boyunca Türkiye’ye vaatlerde bulunuldu. Alman dış politikasının tutarlılığı açısından bu sözlerin yerine getirilmesi gerekmektedir. Brüksel işleri yokuşa sürüyor. Türk halkı bunun sonucunda bıkkınlık yaşıyor.. AB’ye yaklaşmış olduğu gerçeği ve hükümetin akıllı ekonomik politikaları ile Türkiye ilginç bir ülke.

- AB’ye katılım hem AB hem de Türkiye için önemli. Türklere ‘AB’ye katılın’ diye ricada bulunmamız gerekiyor. Türkiye, Avrupa ile Ortadoğu arasında kesişim noktasındadır. Türkiye’nin dostu olarak şunu söylemek istiyorum: Türkiye’nin bugüne kadar almış olduğu mesafe zarar görmemesi gerekiyor.

- Türkiye ekonomik açıdan birçok AB ülkesinden daha iyi durumdadır. Türkiye dev bir pazardır. Bu potansiyel AB’nin gözünden kaçmamalıdır. Biz Avrupalılar Avrupa ekonomileri sıralamasında 3. olan bu ekonomik devi kaybetmeyi göze alamayız. AB, Türkiye’yi kapı önünde bırakamaz.