ULUSOY ' RUSLAR İKİ ŞEKİLDE TATİLE ÇIKARLAR. YA DERTTEN YA DA ZEVKTEN!'
YÖRSİAD ( Yörük Sanayici ve İş Adamları Derneği ) 2014 Faaliyet Yılı Aralık Ayı Olağan Toplantısı Porto Bello Otelde gerçekleştirildi. Toplantıya konuşmacı konuk olarak TÜRSAB (Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği) Başkanı Başaran Ulusoy katılırken, gecede ülke ve Antalya Turizmindeki gelişmeler değerlendirildi.

YÖRSİAD Türkiyenin birçok bölgesinde şubeler açacak
Toplantının açılış konuşmasını yapan YÖRSİAD Başkanı Semih Beken, yaklaşık 2.5 ay gibi bir süre Amerikada iş seyahatinde olduğunu ve bu süre içerisinde YÖRSİADın çalışmalarını 2.Başkanı Musa Taşkın ve Yönetim Kurulu üyelerinin en iyi şekilde yerine getirdiğine dikkat çekerek teşekkürlerini sundu. Beken, sadece yerel bir dernek olarak değil tüm Türkiyeye yönelen bir dernek olarak çalışmalarını yürüttüklerini de ifade ederek, Antalyanın YÖRSİADın genel merkezi olacağını ve İstanbul şubesi ile başlayan şubeleşme çalışmalarının diğer birçok ilde de zamanla hayata geçeceğini vurguladı.

Beken Antalyayı bundan böyle olduğunun daha ötesinde ileriye taşımak hepimizin hedefi!
Konuşmacı konuk Başaran Ulusoyun davetlerini kırmayarak toplantıya katılıp değerli görüşlerini paylaştığı için teşekkürlerini de sunan Beken, Antalyanın en önemli gelir kaynağının turizm ve tarım olduğuna da dikkat çekerek, Biz turizmde daha da ileriye gitmek istiyoruz. Bu arada Antalyanın marka değerini de yükseltmek istiyoruz. Bu anlamda da YÖRSİAD olarak elimizden geldiğince de katkı koymak istiyoruz. Biliyorsunuz Antalyada G20 zirvesi olacak. Onun ardından EXPO 2016 geliyor. Hızlı bir döneme giriyoruz. Antalyayı bundan böyle olduğunun daha ötesinde ileriye taşımak hepimizin hedefi diye konuştu.

Bize bugün vize koyanlara bir gün biz vize koyacağız!
Bize vize koyan ülkelerin kendilerine bir çeki düzen vermeleri lazım. Litvanyayı alıyorsunuz, daha dünün komünist Bulgaristanını, Romanyasını alıyorsunuz. Türkiye niye dışarıda kalıyor. Bize vize koyanlar bu vize konusunu yumuşatmadıkları sürece biz de onlara turist göndermeyeceğiz. Ben bizzat bu konuya dikkat ediyorum. Ve bir gün bizim de onlara vize koyabileceğimizi, o ülkeler unutmasın! Dünyanın 17.ekonomisi, turizmde altıncı sırada, gelir bakımından 11. Sırada, dünya nüfusunun % 1i ama dünya ticaret hacminin % 2 sini yaşayan bir Türkiye var

Kongre turizminde çok başarılıyız!
Kongre turizminde başarılıyız. Bir zamanlar kongre turizmi yapabilecek ekibimiz yoktu. 1991 yılında TÜRSABda ilk başkanlık yaptığım dönemde Lütfi Kırdar Kongre Salonunu spor salonundan alıp kongre salonu olarak faaliyete geçirmiştik. Bugün orası amiral gemisi. Bunun yanında diğer kongre merkezlerimiz ile İstanbulda aynı anda 35 bin kişinin kongre yapabilecekleri salonlara sahibiz. Yetmedi , Efes kongre merkezi ile Avrupanın en akıllı binasını yaptık. Seyahat acenteleri birliği olarak ağırlığını biz çektik. Kuşadasında Kongre merkezinin yanı sıra Marmariste bir Kültür merkezi yaptık. Şimdi Gaziantepte GAPta bir kongre merkezi yapıyoruz
Antalya bir turizm başkenti. Bunu inkar etmek kimsenin haddine düşmez!
Antalya bir turizm başkenti. Bunu inkar etmek kimsenin haddine düşmez. Biz kanunla kurulmuş olan EXPOnun içinde yer alıyoruz. Zaman zaman otelci arkadaşlarım bana kızıyorlar. İstanbulda otel yapın diyorum. Antalyada şu anda yedi bin yatak devreye girmiş. Bunun hesabı ne? Fiyatları bundan sonra Türkiyenin kırması mümkün değil. Biz 1990 Körfez krizi yaşadık, 1999 Apo krizini yaşadık ve zaten kriz doktoru olduk. Ama moralimizi bozarsak önce fiyatları kırarız. Fiyatları kırarsak kaliteyi bozarız. Kaliteyi de bozarsak bir daha kendimizi toparlayamayız. Biz üzerimize düşecek görevleri gayet iyi biliyoruz. Bizim kimseyle bir kavgamız yok
Bir yerin belleğine ve eskisine dokunursan kaybetmeye başlarsın.
Bir yerin belleğine ve eskisine dokunursan kaybetmeye başlarsın. Biz yıkmışız gökdelenler yapmışız. Çok katlı binalar yapmışız. Doğayı bozmuşuz. Balık çiftlikleri kurmuşuz, Kaz dağlarını kazmışız, Fethiyede Üzümlüde Çimento Fabrikası yapmaya kalkmışız, zeytin ağaçlarını kesmişiz. Var mı böyle bir şey? Tabiat intikamını alır. Karadenizin öldüğü, Marmaranın can çekiştiği, Egenin nefes almaya çalıştığı, Akdenizin ise atıklardan boğulduğu bir dönem yaşıyorsunuz. Akdenize tam 250 milyon insan atıklarını atıyor. Tek arıtma tesisi olan ülke ise Türkiye. Burada Saklıkentin de,Göynükün de, Elmalının da kıymetini bilememiz gerekiyor. Çok büyük tahribatlar yaşanıyor. Belediye Başkanlarının öbür dünyada yatacakları yeri gayet iyi biliyorum. Cennete gitmeyeceklerini iyi biliyorum. Gerisi onlara ait!
Sağlık Bakanlığında Sağlık Turizmi Genel Müdürlüğü kurulacak.
Sağlık turizminde 100 milyar Eourluk bir Pazar var Türkiyede. Avrupa yaşlanıyor. Yaş ortalaması 80e girmiş. Dişinden böbreğine, kalbinden bütün bakımlarını yapacakları yer Türkiye. Fazla bir şey istemiyoruz. 10 Milyar Euro istiyoruz. Ve bunu da alacağız. Sağlık turizmi konusunda Sağlık Bakanlığımız ile birlikte yaptığımız çalışmalarda önümüzdeki günlerde Sağlık Bakanlığında Sağlık Turizmi Genel Müdürlüğü kurulacak. Burada otelcinin ya da seyahat acentesinin sağlık hizmetini göremeyeceği, turizmcinin de sağlık hizmeti yapamayacağı bir anlayışı sergilemeye çalışıyoruz. Kolay bir yoldan geçmiyoruz. Buraya kolay gelmedik. Ama el yordamı ile geldiğimiz bu güzel toprakları bu sahil bandını bozmamamız lazım. Birinci banda Allahtan turizm tesisleri yapılmış. Yapılmasaydı kooperatif evleri ve taş yığınları ile dolacaktı. Ama ne oldu birinci şerit mükemmel, arka şeride geçtiğiniz zaman berbat. Bunlara dikkat edilmesi lazım.

Ruslar iki şekilde tatile çıkarlar. Ya dertten ya zevkten!
Bir kriz var. Biz bunu 90lı yıllarda da yaşadık. Dünya bunu yaşıyor. Resesyaon daralma Amerika ve Avrupayı sıkıştırmıştır. Yunanistan hala kendine gelememiştir. Bir kriz var ve moralimizi bozmadan bunu hep beraber atlayacağız. Onun için 60 dolardan 120 dolara çıktığı zaman benzin fiyatları havayolu şirketleri fiyatları arttırmışsa, 115 dolardan 70 dolara düşmüşse de fiyatları ucuzlatmalıdır. Rusya bizim için önemli bir Pazar. Seyahat Acentelerinin ve Tur Operatörlerinin çalışmalarını dikkatle izliyoruz. Bir kriz masası kurduğumuz zaman onlarda fiyatları aşağıya çekecekler. Ruslar iki şekilde tatile çıkarlar. Ya dertten ya zevkten. Dertten de zevkten de gelinecek ülke Türkiye. Bu krizi beraber atlatmamız lazım. Beraber başarmamız lazım. Kaliteyi bozar, fiyatları aşağıya çekersek, hizmet anlayışına zarar verirsek bir daha toplamamız mümkün değil. Biz bu yanlışı 1990 yılında yaptık. Oteli olan arkadaşlarımız sabırlı olsunlar. Dayanmak mecburiyetindeyiz. Bugün Mısır gelirini tamamen Turizme bağlamış oda bir çaba içinde. Şu anda avantajımız Avrupa Birliğinin Rusya ile soğuk olmasıdır







