TURİZMCİLER, İSRAF KRİZİNİ MASAYA YATIRDI!
LATUYAB ve POYD iş birliğiyle, Sürdürülebilirlik Akademisi kapsamında düzenlenen “Gastronomi ve Atıksız Mutfak” oturumunda, özellikle her şey dâhil sisteminin yarattığı gıda israfı ve bu israfın personel üzerindeki psikolojik tahribatı çarpıcı verilerle ele alındı.
Antalya’nın sürdürülebilir turizm geleceği, sadece doluluk oranları ve misafir sayıları üzerinden değil; sektörün "vicdanı" ve "mesleki saygınlığı" üzerinden mercek altına alındı. Lara Turizm Yatırımcıları Birliği (LATUYAB) ve Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) iş birliği; Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü desteğiyle düzenlenen oturuma Grand Park Lara Hotel ev sahipliği yaptı.

"Antalya Sadece Deniz-Kum-Güneş Değil, Güçlü Bir Gastronomi Şehri"
Toplantıda yapılan sunumlarda, Antalya’nın dünya standartlarında bir hizmet kültürü ve dev bir üretim coğrafyası olduğu vurgulandı. Ancak sektörün en belirleyici unsuru olan "Her Şey Dâhil" sisteminin, kural koyulmadan yürütülen bir yarışa dönüşmesinin beraberinde büyük bir sorunu getirdiği belirtildi:
Bilinçsiz tüketim ve kontrolsüz gıda israfı!

İki Taraflı Yanılgı: "Parasını Aldım" ve "Nasıl Olsa Ödedim"
Sektör temsilcileri, israfın boyutunu yönetebilmek için ölçülebilir verilerin şart olduğunu vurgulayarak şu noktalara dikkat çekti:
İşletme Yanılgısı: "Nasıl olsa parasını aldım" bakış açısı.
Misafir Yanılgısı: "Nasıl olsa ödedim" diyerek açık büfeleri israfa dönüştürmek.
Görünmeyen Zarar: Bu döngüde mutfak ve servis personelinin üretim ve hizmet anlayışının değersizleşmesi.

Mesleki Gurur İsraf Oluyor!
Oturumun en dikkat çekici başlıklarından biri, israfın personel üzerindeki psikolojik etkisi oldu. Özellikle mesleğe yeni başlayan gençlerin, çöpe giden gıdaları gördükçe;"Yaptığım işin bir değeri yok", "Bu kadar emek çöpe gidiyor" algısına kapıldığı, bunun da motivasyonu ve hizmet kalitesini doğrudan düşürdüğü ifade edildi. İsrafın sadece bir maliyet kalemi değil, üreticinin emeği ve çalışanın alın teri olduğu hatırlatıldı.
Toplantının açılışında konuşan Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, Antalya’nın sadece "deniz-kum-güneş" destinasyonu olmaktan çıktığını, dünya standartlarında bir hizmet kültürü ve dev bir üretim coğrafyası haline geldiğini vurguladı. Ancak Saatçioğlu, bu büyük ekosistemin en hassas noktası olan "Her Şey Dâhil" sistemindeki kuralsızlığa dikkat çekti.

"İsraf, Personelimizin Emeğini Değersizleştiriyor"
Sistemdeki yanlış anlaşılmaların açık büfeleri devasa bir israf mekanizmasına dönüştürdüğünü belirten Saatçioğlu, bu durumun insani boyutuna dair çarpıcı bir tespitte bulundu:
"İşletmeler 'parasını aldım', misafirler 'ödedim' diye bakıyor. Fakat kimsenin görmek istemediği bir gerçek var: Personelimizin mutfakta ve servisteki emeğini değersizleştiriyoruz. Masalarda biriken yenmemiş gıdalar, özellikle mesleğe yeni başlayan genç arkadaşlarımızda 'Benim yaptığım işin değeri yok' algısı oluşturuyor. Bu algı oluştuğunda sadece gıda değil; mesleki gurur, motivasyon ve hizmet kalitesi de israf oluyor."

"İsraf Sadece Çevre Değil, Bir İnsan Yönetimi Meselesidir"
Hakan Saatçioğlu, turizm sektörünün en büyük ihtiyacının nitelikli insan kaynağını korumak olduğunu hatırlatarak konuşmasını şöyle sürdürdü: "İsraf; sadece bir çevre meselesi değil, aynı zamanda insan yönetimi ve meslek itibarı konusudur. POYD olarak göreve geldiğimiz günden beri bu konuyu gündemimizde tutuyoruz. Verileri iyi ölçmeli ve yetkililerle birlikte önlem almalıyız."
Hedef: Hem israfı önlemek hem de Mesleği İtibarlı Kılmak
Antalya İl Tarım Müdürlüğü'nün düzenlediği bu toplantının, insan kaynağını sektörde tutmak adına kritik olduğunu belirten POYD temsilcileri, atıksız mutfak bilincinin sadece çevreci bir yaklaşım değil, aynı zamanda "insan yönetimi ve meslek itibarı" meselesi olduğunu vurguladı.








