TUİK'İN VERİLERİNE GÖRE TURİZM GELİRLERİ AZALDI
Erkaya'nın haberi şöyle: Eylül ayı turizm istatistikleri açıklandı. İstatistikler aslında Türkiye'nin turizm gelirlerinin azaldığını gösteriyor. Geçen yıla göre gelir kaybı yaklaşık yarım milyar dolar. Fakat ilk fırsatta soluğu yurtdışında alan Türklerin sayısı ve yaptığı harcama 763 milyon dolar azaldığı için aslında net turizm dengesinde 250 milyon dolardan daha fazla bir düzelme yaşandı.
Buna karşılık asıl dikkat çekici olan, Türkiye'ye gelen turist profilindeki değişim.
Eskiden Türkiye'ye daha çok emekli veya öğrenci niteliğindeki turistler gelir, veya yurtdışında yaşayan Türkler aile ziyareti için giriş yapar ve akraba evlerinde kalırdı.
Fakat bu yıl eylül ayı itibariyle Türkiye'ye gelen turistler arasında en fazla dikkat çekici artış ücretli, yani bir yerde maaşlı çalışanlarda yaşanıyor. Yani yıl boyunca özel sektörde veya kamuda çalışan bir yabancılar arasında tatilini Türkiye'de geçirenlerin sayısı artıyor. Buna karşılık emekliliğini yaşayan ve harcama düzeyi düşük olan yabancı turistin sayısı azalıyor. Dolayısıyla gelir düzeyi en düşük olan turist profilinin Türkiye ziyaretlerinde ciddi bir azalma dikkat çekiyor.
Öte yandan gelir düzeyi en yüksek olan, yani ultra zengin turist profilinde de aynı oranda azalma var. Yani Türkiye daha orta direk olarak tanımlanabilecek veya zengin olarak nitelendirilebilecek bir turist profilinin radarına girmiş durumda.
Bu zengin kesimin Türkiye'ye ne amaçla geldiğine bakarsak, özellikle tıbbi nedenlerle Türkiye'ye gelenlerin sayısında yüzdesel olarak çok ciddi artış dikkat çekiyor. Saç ektirmek, göz ameliyatı veya buna benzer sebeplerle gelenler hızla artıyor. Kaldı ki, İstanbul'da yaşayıp da kafası aynı şekilde bantlı olan Arap turistleri gören için bu çok da sürpriz değil.
Ayrıca Türkiye'ye gelen turistlerin kültür düzeyi de hızla yükseliyor. Örneğin üniversite veya yüksek lisans mezunu turistlerin oranında çok ciddi bir artış var.
En dikkat çekici ayrıntılardan biri ise erkek turistlerin sayısı azalırken kadın turistlerin sayısında yüzde 12 civarında bir artış görülmesi. Yani artık kadın turistler de Türkiye'ye daha fazla ilgi gösteriyor.
Türkiye'ye gelen turistlerin konaklama tercihleri ise belki de en büyük sürpriz. Çünkü bugüne kadar gelen turistlerin yüzde 28'i arkadaş, akraba evinde konaklarken, artık bu oran yüzde 21'e düşmüş durumda. Otel, motel veya pansiyonda konaklayanlar ise artık en büyük grubu oluşturuyor.
Yurtdışına çıkan Türk vatandaşlarının profiline gelirsek. Sağlık harcaması yapmak için çıkanların sayısındaki artış hız kesmeden devam ediyor. Fakat kişisel harcamalar, örneğin ayakkabı, giyim, halı vs. almak için yurtdışına bireysel olarak gidenlerin oranı hızla düşüyor. Bunun yerini artık paket turlar alıyor. yani ultra zengin Türkler de artık yurtdışına paketle çıkıyor.
Yine de toplamda yurtdışında yapılan harcamaların toplam boyutundaki azalma çok ciddi. Bu da özellikle cari açığın belini kırmak için yoğun çaba sarf eden bir ülke için oldukça olumlu bir gelişme. En azından ilk 9 aylık periyotta cari açığa sırf bu nedenle vurulan darbe çeyrek milyar doları buluyor. Bu trendin aynen devam etmesi durumunda cari açıktaki bir kalem daha tedirginlik kaynağı olmaktan çıkacak gibi görünüyor. Fakat enerjinin faturası yükselmeye devam ettikçe de sağ cebe koyduğumuzu sol cepten vermekten farksız bir durum ortaya çıkabilir.
Buna karşılık asıl dikkat çekici olan, Türkiye'ye gelen turist profilindeki değişim.
Eskiden Türkiye'ye daha çok emekli veya öğrenci niteliğindeki turistler gelir, veya yurtdışında yaşayan Türkler aile ziyareti için giriş yapar ve akraba evlerinde kalırdı.
Fakat bu yıl eylül ayı itibariyle Türkiye'ye gelen turistler arasında en fazla dikkat çekici artış ücretli, yani bir yerde maaşlı çalışanlarda yaşanıyor. Yani yıl boyunca özel sektörde veya kamuda çalışan bir yabancılar arasında tatilini Türkiye'de geçirenlerin sayısı artıyor. Buna karşılık emekliliğini yaşayan ve harcama düzeyi düşük olan yabancı turistin sayısı azalıyor. Dolayısıyla gelir düzeyi en düşük olan turist profilinin Türkiye ziyaretlerinde ciddi bir azalma dikkat çekiyor.
Öte yandan gelir düzeyi en yüksek olan, yani ultra zengin turist profilinde de aynı oranda azalma var. Yani Türkiye daha orta direk olarak tanımlanabilecek veya zengin olarak nitelendirilebilecek bir turist profilinin radarına girmiş durumda.
Bu zengin kesimin Türkiye'ye ne amaçla geldiğine bakarsak, özellikle tıbbi nedenlerle Türkiye'ye gelenlerin sayısında yüzdesel olarak çok ciddi artış dikkat çekiyor. Saç ektirmek, göz ameliyatı veya buna benzer sebeplerle gelenler hızla artıyor. Kaldı ki, İstanbul'da yaşayıp da kafası aynı şekilde bantlı olan Arap turistleri gören için bu çok da sürpriz değil.
Ayrıca Türkiye'ye gelen turistlerin kültür düzeyi de hızla yükseliyor. Örneğin üniversite veya yüksek lisans mezunu turistlerin oranında çok ciddi bir artış var.
En dikkat çekici ayrıntılardan biri ise erkek turistlerin sayısı azalırken kadın turistlerin sayısında yüzde 12 civarında bir artış görülmesi. Yani artık kadın turistler de Türkiye'ye daha fazla ilgi gösteriyor.
Türkiye'ye gelen turistlerin konaklama tercihleri ise belki de en büyük sürpriz. Çünkü bugüne kadar gelen turistlerin yüzde 28'i arkadaş, akraba evinde konaklarken, artık bu oran yüzde 21'e düşmüş durumda. Otel, motel veya pansiyonda konaklayanlar ise artık en büyük grubu oluşturuyor.
Yurtdışına çıkan Türk vatandaşlarının profiline gelirsek. Sağlık harcaması yapmak için çıkanların sayısındaki artış hız kesmeden devam ediyor. Fakat kişisel harcamalar, örneğin ayakkabı, giyim, halı vs. almak için yurtdışına bireysel olarak gidenlerin oranı hızla düşüyor. Bunun yerini artık paket turlar alıyor. yani ultra zengin Türkler de artık yurtdışına paketle çıkıyor.
Yine de toplamda yurtdışında yapılan harcamaların toplam boyutundaki azalma çok ciddi. Bu da özellikle cari açığın belini kırmak için yoğun çaba sarf eden bir ülke için oldukça olumlu bir gelişme. En azından ilk 9 aylık periyotta cari açığa sırf bu nedenle vurulan darbe çeyrek milyar doları buluyor. Bu trendin aynen devam etmesi durumunda cari açıktaki bir kalem daha tedirginlik kaynağı olmaktan çıkacak gibi görünüyor. Fakat enerjinin faturası yükselmeye devam ettikçe de sağ cebe koyduğumuzu sol cepten vermekten farksız bir durum ortaya çıkabilir.







