MAVİ BAYRAK DENİZLERE İNİYOR! PİLOT BÖLGE KEMER

Deniz kirliliğinin yaklaşık %80 ‘inin kara kaynaklı, %20 sinin ise deniz kaynaklı olduğu düşünüldüğünü ve kara kaynaklı kirleticiler daha kolay tespit edilerek müdahale edilebilmekte iken deniz kaynaklı kirleticilerin tespitinin ise oldukça güç olduğunu ifade eden BAYAZ, “  Çünkü deniz araçlarından kaynaklanabilecek kirliliğe müdahale edebilmek için anında tespit ve delil gerekmektedir. Teknelerin sürekli hareket halinde olması ve özellikle gece yapılabilecek kaçak deşarjlar müdahale imkanlarını daha da zorlaştırmaktadır. Ayrıca teknelerin kontrolü için yürürlüğe giren, marina ve limanların da sorumlu olduğu yasal düzenlemelerin yeni oluşu,  bu yasal düzenlemelere geçişin yavaş ilerlemesi, bazı liman ve marinalardaki alt yapı eksiklikleri  kirlilik riskini arttırmaktadır. “diye konuştu.

TÜRÇEV Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Cenk Halil BAYAZ yaptığı açıklamasında, Antalya’da yer alan Marinaların teknelerinin tamamını barındıracak kapasitede olmadığına dikkat çekerek, “ İlimizde maalesef marinalarımız teknelerin tamamını barındıracak kapasitede değildirler. Yaz aylarında dışarıdan gelen tekne sayısının da artması ile deniz trafiği oldukça yoğundur. Antalya ilimizde toplam 7 marina olup, yaklaşık 600 tane tekne kayıtlıdır. Bunlardan 5’te 4’ü ticari tekne iken yalnızca 5’te 1’i özel yattır. Marinalarımızın hepsi maalesef atıkları düzenli olarak toplama imkanına sahip değildirler. Tur öncesi ve sonrasında atıkların boşaltımının yasal mevzuata göre atık alım istasyonları ile yapılması istenirken, Antalya’daki marinalarımızın bazılarında halen vidanjörlerle atık alımı yapılmaktadır. Her bir ticari teknenin ortalama 3 tonluk bir atıksu tankı olduğu varsayılacak olur ve bunların da  kontrolsüz bir şekilde atıklarını denize verecekleri düşünülürse, ne derece büyük bir kirlilik potansiyelinin Antalya kıyılarında var olduğu ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla gezi teknelerinin su tüketimleri ve atıksu oluşumları kayıt altına alınmalı,  takibi de titizlikle yapılmalıdır. “dedi.
 

 
Yapılan müracaatları büyük titizlikle incelediklerini ifade eden TÜRÇEV Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Cenk Halil BAYAZ , “ Müracaatlar Mayıs ayında sona erecektir. Müracaatlar, Türçev, Kültür ve Turizm Bakanlığı Çevre ve Orman Bakanlığı, Denizcilik Müsteşarlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Deniz Ticaret Odası, Deniz Turizmi Birliği’nden oluşan Ulusal Jüri tarafından değerlendirildikten sonra Uluslararası Jüriye sunulacaktır. Ardından Haziran ayında ödül aldığı açıklanan teknelerimiz bir yıllığına ödülü kullanabileceklerdir.  Konuyla ilgili olarak Liman Başkanlıklarından, Sahil Güvenlik Komutanlıklarından ve de marina yönetiminden bilgi ve destek almaktayız. Esasında istenen kriterler tüm teknelerimizin sorumluluk bilinciyle uygulamak zorunda oldukları kriterlerdir. Mavi Bayrak ödülü alan tekleneler; çevre dostu olduklarını, atıksularının kontrollü olarak boşalttıklarını, güvenlik ve hizmet standartlarını sağladıklarını Uluslararası kalite ödülü ile belgelendirmiş olacaklardır. Ayrıca ödüllü tekneler bir bakıma bizim denizlerdeki gözcülerimiz olacaklar, çevreyi kirletenlere karşı önlem alınmasını da sağlayacaklardır. “diye konuştu.