HATAY TURİZMİNDE 'YENİDEN İNŞA' DÖNEMİ: NİCELİK DEĞİL, NİTELİK VE VEFA ÖNCELİKLİ
Halil ÖNCÜ ( ANTALYA) - Antalya’da bu yıl 4’üncüsü düzenlenen TÜRSAB Turizm Kongresi’ne katılan TÜRSAB Hatay BTK Başkanı Mehmet Ali Aycıl, deprem sonrası Hatay turizminin mevcut durumunu ve gelecek vizyonunu değerlendirdi.
Asrın felaketinin ardından yaralarını sarmaya devam eden Hatay’da, turizm sektörü "kontrollü ve nitelikli" bir büyüme stratejisiyle yeniden yapılanıyor. TÜRSAB Hatay Bölge Temsil Kurulu Başkanı Mehmet Ali Aycıl, şehrin tarihi, kültürel ve gastronomik değerlerinin korunarak geleceğe taşınması noktasında yürütülen çalışmaları paylaştı.
"Eskisinden Daha Dirençli Bir Hatay"
Deprem sonrası turizm faaliyetlerinin durma noktasına geldiğini ancak Hatay’ın her zamankinden daha dirençli olduğunu vurgulayan Aycıl, şehrin ruhunu yaşatarak yeniden inşa sürecine odaklandıklarını belirtti: "Hatay turizmi eski günlerine dönmüş değil ama Hatay her zamankinden daha dirençli. Bu şehir artık misafirlerine yalnızca tarihini ve mutfağını değil; kolektif hafızasını ve dayanıklılığını gösteriyor."
Konaklamada Butik ve Geçici Çözümler
Yatak kapasitesindeki kaybın büyük olduğunu ifade eden Aycıl, şu anki stratejinin büyük ölçekli gruplardan ziyade küçük gruplar ve bireysel ziyaretçiler üzerine kurulu olduğunu belirtti. Arsuz, Defne ve Antakya özelinde bungalov ve "Tiny House" gibi butik tesislerin arttığını söyleyen Aycıl, orta ve uzun vadede yeni yatırımların şart olduğunu ekledi.
Ziyaretçi Profili Değişiyor: "Turist Değil, Dayanışma Gönüllüsü"
Hatay’a gelen ziyaretçi profilinde bilinçli bir dönüşüm yaşandığına dikkat çeken Aycıl, gelen misafirlerin "hızlı tüketim" yerine "kültürü anlama ve yerel halkla temas kurma" odağında olduğunu belirtti. Aycıl, Hatay'ın bir turistik deneyimden öte bir dayanışma alanı olduğunu vurguladı.

"Hatay’ı Ziyaret Etmek Bir Dayanışma Göstergesidir"
Başkan Aycıl, sözlerini tüm dünyaya bir çağrıda bulunarak tamamladı: "Hatay’ı ziyaret etmek bugün sadece bir gezi değil, aynı zamanda bir dayanışma göstergesidir. Bu şehir binlerce yıllık bir kültürel mirası barındırıyor. Sizleri dünya sofrasının yeniden kurulduğu bu kadim şehirde, bizimle aynı sofrada görmeyi arzuluyoruz."







