RAKİPLERİN GÖZÜ RUS TURİSTTE

Panelin ilk konuşmacısı Köfteoğlu, yılın Ocak ayında turizmcilerin endişeli olup, geleceğe temkinli yaklaştığını belirttikten sonra, “Geçen hafta gerçekleşen ITB Berlin fuarı turizmin barometresi gibidir. Nitekim, fuarda açıklanan FUR Raporu Alman turistlerin gezeceğine işaret edince bu konudaki endişeler  son buldu. Öte yandan, gerek Dünya Turizm Örgütü gerekse de Dünya Turizm ve Seyahat Konseyi’nin (WTTC) 2012’nin seyrine ilişkin açıkladığı rakamlar herkesi umutlandırdı” dedi.

İç turizm sektörün garantisidir

İç turizm konusuna da değinen Köfteoğlu, “İç turizm sektörün garantisidir” dedikten sonra şu bilgileri verdi:  “Erken rezervasyonu keşfeden yerli turist, artık yaz tatilini öncesinden ve ucuza almaya başladı. Bu ‘Hans’a ucuz, Hasan’a pahallı’ tartışmasını bitirirken,  turizmcilerin önünü görmesine yol açtı. Ama daha da önemlisi yerli turisti tatilini erken satın almaya alıştırdı. Böylece iç turizmdeki gelişmeler, diğer ülkelerde olduğu gibi, dış turizmin dengelenmesini  hızlandırıyor.”

Prof. Dr. Nazmi Kozak, Akdeniz çanağındaki rakiplerimizin ikinci pazarımız Rusya’ göz diktiklerini belirterek şöyle konuştu: “Rusya’dan Türkiye’ye talebin artmasını beklerken, özellikle AB üyesi ülkelerin Rus turiste vize kolaylığı sağlayıp, bu pazardan yararlanmaya çalışacaklarını tahmin ediyoruz. Öte yandan Suriye ve İran’a olası müdahale senaryoları,  başta Antalya olmak üzere Türk turizmini olumsuz etkileyebilir” dedi.

Yardımcı Doç. Dr. Oktay Emir ise iç turizm bilincinin geliştiğini, insanlarımızda tatilin bir ihtiyaç olduğu kavramının giderek arttığını belirttikten sonra “Eskiden planlar turizmde arzı arttırmaya yönelik olarak yapılıyordu. Teşvikler yatırımları canlandırdı. Ancak, günümüzde sıra kalite, satış ve pazarlamayı nasıl arttıracağımıza geldi. İç turizmi de daha fazla canlandıracak çalışmaların yapılması gerekiyor” dedi.

Panelin son konuşmacı Turgay Bayar turizmin istihdam yaratıp, ödemeler dengesine olumlu katkılar yaptığını anımsattıktan sonra şunları söyledi:  “Jeo termalde Avrupa ikincisiyiz. Golf sahaları ve kayak merkezlerinin sayısı sürekli artıyor. Bu sezonun nasıl gideceğine baktığımızda fiyat kırmalarının olabileceğini görüyoruz. Öte yandan Yunanistan’ın içine düştüğü ekonomik darboğaz, yat turizminde Türkiye’nin önüne  fırsatlar çıkarabilir. Arap Baharı’ndan dolayı talebin oradan ülkemize kayma ihtimali var.”

Panelin sonunda Arel Üniversitesi yönetimi panelistlere birer teşekkür plaketi sundu.