ZAFER CENGİZ YAZIYOR...'' TURİZMDE GLOBAL AÇILIM''

ZAFER CENGİZ YAZIYOR...'' TURİZMDE GLOBAL AÇILIM''

Türkiye turizminde gelinen noktada karşılaşılan sorunlar, çok kapsamlı bir tedavi ve değişim sürecini zorunlu kılmaktadır. Fakat her boyuttaki genel anlayışın ve gündemin, sürekli olarak yüzeysel bakış ile bu eyleme giremeyişi, kangren gibi yaygınlaşan bir olgudur. Yıllardır süregelen ihmallerle zayıf temeller üzerinde gelişen turizmin yerel-ülkesel-global boyutlardaki güncel tutarsızlıklarını sergilemekte yarar var.

Yerel örgütlenme konusunda; İstanbul´un 2010 Kültür Başkenti projesi hazırlık ve yürütme operasyonu, en güzel başarısızlık örneğini oluşturmuştur. Daha öncesinden hazırlıksız ´yerel sivil toplum´ ve bunların bilinçli bir şekilde ´kültür ve turizmde eşgüdümü´ gibi altyapıdan yoksun bir ortam yaşanmıştır. Derme çatma karar ve tedbirlerle yürütülen çalışmaların, genelde amaçlar ve elde edilen sonuçlar bakımından son derece yetersiz kaldığı anlaşılmaktadır. Bu safhada ancak, projenin ´fiyasko´ durumundan kurtulabilmesini dileriz.

Oysa, turizmin piyasada yönetilebilmesinin gerçek boyutunun bölgesel boyutta olması gerektiği, son yıllarda önemle vurgulanan bir konudur. Destinasyon Yönetim Örgütü gibi bir kavramla, yerel olarak gerekli tedbirlerin alınması ile sürekli olarak dizginlenebilecek olan gelişim sürecinin, amaçlanan yönlerde ve boyutlarda sonuçlanabileceği açıktır. Tüm bölgelerin Ankara´dan ve Bakanlık´ça yönetilmesi ise, günü geçmiş ve gelinen ölçekte çağ dışı kalmış bir örgütsel model olduğu, artık idrak edilmelidir.

Turizmde yıllardır tavsiye edilen ´kamu ve özel sektör işbirliği´ kavramının ´rant paylaşımı´ ötesinde ve operasyonel bir sürekliliğe kavuşturulması için gerekli hamlelerin zamanı çoktan gelmiş ve geçmektedir. Son yıllarda yerel yönetim öncelikli bölgesel turizm sorunlarını çözmek üzere Ankara´nın kapısını aşındıran bir Antalya Bölgesi, harekete geçebilmek için özel yasa çıkmasını mı beklemelidir?

Ülkesel etkinlik konusunda; yıllardır turizmi somut bir ekonomik sektör olarak ele alarak yönetmeye gayret eden bir merkezi model, özellikle de kaydedilen gelişim ile kontrol edilebilme ölçeklerini artık yitirdiği kanıtlanmıştır. Gerekli yasal tedbirler ile pekiştirilecek bir bölgesel yönetim düzeni ile, merkezi fonksiyonların ülkesel boyutlarda yürütülmesi üzerinde odaklanmaya ihtiyaç vardır. Ülkesel tanıtım ve pazarlama açısından tamamen ekonomik verimlilik ölçüsü ile global pazarlarda etkinlik sağlanmalıdır.

Bugün için başarı performansını komik bir durumda kalan turist sayısı ile ölçmeye çalışan bir zihniyetin ne kadar havada kaldığının kanıtlanması paralelinde, mutlaka yeni kriterler getirilmelidir. Rakip pazarlardaki güncel gelişmeleri yakından takip ederek kamu ve özel kesim işbirliği ile detaylı fiyat politikası ve stratejiler üretilmelidir. Ulusal çaptaki mesleki örgütlenmeyi TOBB´a havale eden Bakanlık, son üç yıldır hiçbir hareket kaydedilmeyen bu alanda gereğince takipçi ve destekleyici olabilmelidir.

Global performans konusunda; gelişen ve çok hızla değişen dünya koşullarına çok hızlı uyum sağlanması, günümüzün en kritik çabasıdır. Londra Turizm Borsası faaliyetleri kapsamında, Birleşmiş Milletler kaynaklı bir karar ve bildirinin iç piyasada hiç yer almaması ile, yaşanan kopukluklara güzel bir örnek oluşmuştur. Buna göre, turizm bakanlarına ´güncel sorunlarını çalışmak ve Kopenhag Çevre Zirvesi kapsamında global ses getirmek´ şeklinde bir ev ödevi çağrısı yapılmıştır.

Gelecek hafta 11 günlük önemli bir global etkinlik olarak gerçekleşecek olan söz konusu zirvenin ana teması, çevre ve iklim unsurlarıdır. Özetle, geçen ay yapılan turizm zirvesinde alınan bir kararla ´turizm liderlerine çevre zirvesi için özel mesajlar verilmesi´ konusunda yapılan çağrı, iç piyasada tümüyle dikkatlerden kaçmıştır. Zira iç piyasadaki kısır turizm gündemi, bayramın etkisi ve bu yıl gelen turist sayısının yüzde kaç daha fazla gerçekleştiği başarı öyküleri üzerine detaylanmaktadır.

Türkiye Kopenhag Zirvesine katılacak mı? Dünya Turizm Örgütü çağrısı kapsamında herhangi bir katkıda bulunacak mı? Çağdaşlık ve başarı göstergesi olarak hep birlikte izleyelim. Global turizmde Türkiye istikrarlı bir ülke olarak yerini tescil etmek istiyorsa, güncel açılımlarını buna uyumlu olarak inşa etmek zorundadır. Bugün için görmezlikten gelinen veya ihmal edilen esas unsurlar, çok yakın gelecekte mutlaka olumsuzluk olarak geri dönecektir. 

Zafer Cengiz /Antalya