''TEŞVİK PAKETİ TURİZM SEKTÖRÜ DÜŞÜNÜLMEDEN HAZIRLANMIŞ''

Yabancı uyruklu çalışanlarla ilgili olarak turizm sektöründe yaşanan sorunlara da değinen Ahmet Barut, otellerin yüzde 10 oranında yabancı çalıştırma hakkı olmasına rağmen, izin alma sürecinin uzun olması nedeniyle bu haktan yararlanamadıklarını dile getirdi. Barut, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu konuda inisiyatif alarak süreci hızlandırması gerektiğinin altını çizdi ve “özel ihtisas gerektiren konularda yabancı eleman çalıştıramadığı için Türkiye’deki otellerini kapatarak başka ülkelere taşıyan kurumlar olduğu gibi konsept değiştirenler oluyor, bu da Türkiye’ye gelen turist miktarını olumsuz yönde etkiliyor” dedi

TÜROFED yönetimi, 17 Haziran Çarşamba günü İstanbul’da düzenlenen geleneksel basın buluşmasında İstanbul’da medya temsilcileriyle bir araya geldi. TÜROFED Yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen basın toplantısında,Türkiye Otelciler Federasyonu(TÜROFED) Başkanı Ahmet Barut, umutla beklenen teşvik paketinin hayal kırıklığı yarattığını vurguladı ve "Maalesef sektörün hiçbir beklentisine cevap veremeyen paketle bölgesel ayrımın turizmle çok da örtüşmediğini görüyoruz. 2010 yılı da zor geçecek.  Mutlaka turizm sektörünün direncini artıracak özel bir teşvik paketi hazırlanmalıdır" dedi.

Barut, turizm sektörü ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

"İlk beş aylık verilere baktığımız zaman Türkiye'ye turist girişlerinde geçen yılın aynı dönemine göre bir gerileme görüyoruz. Ben özellikle turizm amaçlı girişlerin yoğunlukta olduğu havalimanlarımızın rakamlarını baz almanın daha doğru olduğunu düşünüyorum. (İstanbul, İzmir, Muğla, Antalya)
Bu illerde görülen yüzde 5.8'lik gerilemenin küresel kriz şartlarında çok normal olduğunu düşünüyorum. Ben, yılsonu itibariyle yüzde 5 veya altındaki her rakamı başarı olarak görüyorum. Bunun yanında, Kapadokya gibi İç Anadolu'daki en büyük destinasyonumuzda dolulukların geçen yıl seviyelerinde gezindiğini gözlemliyoruz. Çukurova bölgesi için de aynı tabloyu çizebiliriz.

KRİZ EN ÇOK BURSA'YI ETKİLEDİ
Hem turistik hem de iş turizminden pay alan Bursa'nın diğer bölgelerimize nazaran daha fazla kayıp yaşadığını, deyim yerindeyse krizi en çok hisseden bölgemiz olduğunu görüyoruz. Otomotiv sektöründeki daralma bu kaybın ana sebebi olmuştur. Bunlar tabii sadece kişi sayıları, işin gelir tarafına gelirsek orada da kayıp olduğunu görüyoruz.

2009'DA TURİZM GELİRLERİ DÜŞECEK
Merkez bankası verilerine göre ilk dört ayda turizm gelirlerinde yüzde 6'lık bir kayıp var. Maalesef bu negatif tablo sezon sonuna kadar devam edecek gibi gözüküyor. Çünkü bizim işimizde talep azaldıkça fiyatta düşer. Özellikle Rus Pazarını harekete geçirmek için ve genel olarak da rekabet avantajlarımızı kaybetmemek için fiyatlardan fedakarlıklar yapılmaktadır.

TEŞVİK PAKETİ HAYAL KIRIKLIĞI YARATTI
Krizin çıktığı ilk günden beri "turizmciye destek olunsun" haykırışlarının sebebi de budur. Eğer siz Devlet olarak yeterli güvenceleri vermeseniz otelcinin elinde fiyat indiriminden başka bir enstrüman kalmaz. Bu noktada sektörümüzde hayal kırıklığı yaratan son açıklanan teşvik paketine de değinmek isterim. Maalesef sektörün hiçbir beklentisine cevap veremeyen paketle bölgesel ayrımın Turizmle çok da örtüşmediğini görüyoruz.
Örneğin :
a)-Yeni teşvik sisteminde 1. Bölgede ( İstanbul, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Bursa, Eskişehir, Bilecik, Sakarya, Düzce, Ankara, İzmir ) yapılacak olan Turizm yatırımları teşvik kapsamına alınmamıştır. Belirttiğimiz illerimizde turizm yatırım ihtiyaçları devam etmekte olup 1. Bölgede yapılacak gerek yeni yatırımların gerekse, tesislerin birçoğunun modernizasyon yatırımlarının da kapsama alınması gerekmektedir.

b)-Bilindiği üzere ülkemizdeki konaklama tesislerin birçoğunun modernizasyon / yenilenme ihtiyacı bulunmaktadır. Maalesef bu konu da pakette yoktur. Yayınlanacak tebliğlerle açığa kavuşacağını düşündüğümüz bu hususun, konaklama sektörünün rekabet avantajlarını koruması açısından hayati önem taşıdığını hatırlatmak isteriz.

2010 RİSKLİ, ÖZEL TEŞVİK PAKETİ İSTİYORUZ

Turist çektiğimiz kaynak ülkelerde belirsizliğin devam ettiği bu süreçte önümüzdeki 2010 Turizm yılı da riskli gözükmektedir. Bundan dolayı da mutlaka turizm sektörünün direncini artıracak turizme özel bir teşvik paketi hazırlanmalıdır.

OKULLARIN KAPANMASIYLA İÇ TURİZM HAREKETLENECEK
İç turizmde de ağırlıklı olarak erken rezervasyon dönemi kapanmıştır ve bu süreçte yapılan rezervasyon sayısı artmıştır. Okulların kapanışıyla birlikte iç turizm hareketinin artacağını ve bu hareketin Ramazan ayına kadar devam edeceğini düşünüyoruz. 2009 yılında iç turizm rakamlarında genel olarak geçen sene seviyelerinde kalacağını tahmin etmekteyim.

İSRAİL PAZARINDA YÜZDE 50 DÜŞÜŞE SEVİNİRİZ
İsrail'den geçen yıl 550 bin kişi gelmişti. Bunun yarısı gruplardı. Grupları bu sene için kaçırdık. Son günlerde münferit gruplarda bir kıpırdanma var. Şu anda kayıplar yüzde 65'ler seviyesinde... Kayıpları yüzde 50'nin altına düşürebilirsek, bizim için iyi olur.

Hakan GÜVENÇ
TÜROFED Basın Danışmanı