TAŞBAŞI, ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE TURİZMİ ANLATTI

Türkiye'nin geleceği turizmde. Toplumsal seferberlik yaparak gönül vermek zorundayız. 30 milyona yakın ziyaretçimiz ve 22 milyar dolarlık turizm geliri beklentimiz var.

 
Gelir olarak 9'uncu sıradayız. Çok ziyaretçi getirmek övünülecek şey değil, övünülecek şey iyi para kazanmak ve sürdürülebilir turizmi devam ettirmektir.

Kaynaklarımızın yok olmadan bizden sonraki nesillere aktarılabileceği turizm sürdürülebilir turizmdir. Kültürel varlıklar, doğal güzellikleri geleceğe aktarmak bunu sağlayacaktır. Sayının değil, kalitenin daha önemli olduğunu düşünüyorum.

Ziyaretçi sayısında yüzde 10.45'lik artış var. Suriye'den gelenlerin sayısında oradaki karışıklıklardan ötürü biraz düşüş var. İlk 8 aydaki artışta ise Ortadoğu'da çıkan olayların da yüzde 2-3 gibi etkisi oldu. Oraya gitmektense bize geldiler.

Turizmde markalaşma insanların önyargılarına ve bilgilerine bağlıdır. Önyargılar dışarıdaki imajı çok etkilemektedir. Bilgi, eğitimli insanlar ve deneyim lazım. Turizm hassas bir sektördür ve turizmle barış mümkündür. Turizm varsa barış vardır.

Türk turizmi üç şey üzerine kurulu. Deniz, kum, güneş turizmi. Bu bir gün gelir, gider. Bunun sonu yoktur. Bizim ülkemizde hangi ilçeye giderseniz bir medeniyetin kalıntısını görürsünüz. Bir açık hava müzesidir Türkiye. Türkiye'nin UNESCO'nun Dünya Mirası'na giren 10 yeri var."


TAŞBAŞI ÖĞRENCİLERİ BİLGİLENDİRDİ

Taşbaşı, turizm öğrencilerine Dünya Mirası'na giren bölgelerin nereler olduğunu anlattı ve turist için esnafın daha dikkatli olması gerektiğinin altını çizdi.

37 ülkede 40 tane müşavirliğimiz var diyen Taşbaşı bu ülkelerde görev yapan tanıtım müşavirlerinin neler yaptığını anlattı. Taşbaşı her şeyi sektörle paylaşarak yaptıklarını da dile getirdi. Sektörün yanında üniversitelere de çok iş düştüğünü belirten Tanıtma Genel Müdürü bilginin önemini vurguladı. Taşbaşı Bakanlığın tanıtma faaliyetleri hakkında toplantıda bulunan öğrencilere slaytlarla bilgiler verdi. Taşbaşı şöyle konuştu:

"Her şey dahil bizim yemek kültürümüz değildir. Bizim Osmanlı'dan gelen, Anadolu'dan gelen bir yemek kültürümüz var. Şunu da belirtmeliyim ki İstanbul Avrupa Kültür Başkenti olması için çok çaba harcayanlardan biriyim. Ama tabii her şey istediğimiz gibi olmadı. Yine de burada bir tanıtım yapılmış oldu. Arkadaşlar turizm için 3 şey lazım. İlki transfer, ikincisi konaklama ve üçüncüsü pazarlama. Bu üç kanalı işletmek zorundasınız."