ŞEVKET KOÇAK: "OTEL ÇAMAŞIRHANELERİNDE SU KALİTESİ BİR DETAY DEĞİL, BAŞARININ TEMEL TAŞIDIR!'

Antalya Temizlik Hizmetleri Yöneticileri Derneği (ANTED) Genel Sekreteri Şevket Koçak, otel operasyonlarının görünmeyen kahramanı olan çamaşırhanelerde su kalitesinin hayati önemine dikkat çekti. Koçak, "Ne kadar modern ekipman kullanılırsa kullanılsın, suyun kalitesi istenilen seviyede değilse havlularda sertleşme, çarşaflarda grileşme kaçınılmazdır" diyerek doğru su yönetiminin maliyet, enerji ve misafir memnuniyeti üzerindeki direkt etkilerini açıkladı.

ŞEVKET KOÇAK:  "OTEL ÇAMAŞIRHANELERİNDE SU KALİTESİ BİR DETAY DEĞİL, BAŞARININ TEMEL TAŞIDIR!'

Konaklama sektöründe misafir memnuniyetini ve sadakatini belirleyen en hassas unsurların başında odalardaki tekstil ürünlerinin temizliği, beyazlığı ve yumuşaklığı geliyor. Antalya Temizlik Hizmetleri Yöneticileri Derneği (ANTED) Genel Sekreteri Şevket Koçak, otel çamaşırhanelerinin işleyişinde hayati bir role sahip olan ancak çoğu zaman arka planda kalan "su kalitesi" faktörüne dair çok önemli açıklamalarda bulundu.

Çamaşırhanelerin misafir memnuniyetini doğrudan etkileyen en kritik operasyonel alanlardan biri olduğunu belirten Koçak, yıkama prosesinin temel unsurlarından biri olan suyun kalitesi optimize edilmediği sürece en lüks teknolojilerin bile çaresiz kalacağını vurguladı.

Kireçli ve Sert Su Hem Maliyeti Artırıyor Hem Doğaya Zarar Veriyor

Suyun, çamaşır yıkama sürecinde sadece bir taşıyıcı olmadığının altını çizen Şevket Koçak, sertlik oranı yüksek suların yarattığı gizli tehlikeleri şu sözlerle aktardı:

"Su; deterjanların etkinliğini artıran, kirlerin tekstilden uzaklaştırılmasını sağlayan ve kumaşın görünümünü doğrudan etkileyen temel bir bileşendir. Sertlik oranı yüksek sularda deterjanlar tam performans gösteremez. Bu durum, leke ve kirleri çıkarabilmek için çok daha fazla kimyasal kullanımına ihtiyaç doğurur. Sonuç olarak hem operasyonel maliyetler katlanır hem de kimyasal atık miktarının artmasıyla çevresel sürdürülebilirlik hedefleri olumsuz etkilenir."

Yarattığı Hasar Büyük: Grileşen Çarşaflar, Kısalan Kumaş Ömrü

Kalitesiz veya uygun arıtma sistemlerinden geçirilmemiş suların otel tekstilinde ve makinelerinde geri dönülemez hasarlar bıraktığını ifade eden ANTED Genel Sekreteri, karşılaşılan kronik problemleri sıraladı:

Tekstilde Deformasyon: Havlularda sertleşme, beyaz çarşaflarda kronik grileşme, renkli tekstillerde hızlı solma ve kumaş liflerinin yıpranarak ömrünün kısalması.

Ekipman ve Enerji Kaybı: Suda bulunan kirecin; çamaşır makineleri, kazanlar ve boru hatlarında birikerek katman oluşturması, ekipman verimliliğinin düşmesi, enerji tüketiminin hat safhaya çıkması ve ani arızalarla bakım maliyetlerinin yükselmesi.

Doğru Su Yönetimi Otellere Ne Kazandırıyor?

Buna karşın doğru bir su yönetiminin ve profesyonel arıtma sistemlerinin tesislere çok yönlü bir kazanç sağladığını belirten Koçak, avantajları şöyle özetledi:

"Doğru kalitede su kullanımı sayesinde; daha düşük kimyasal tüketimi, daha kısa yıkama süreleri, daha az enerji kullanımı ve çok daha uzun bir tekstil ömrü elde edilir. En önemlisi de misafirlere sunulan havlu ve çarşafların yumuşaklığı, göz alıcı beyazlığı ve hijyen standartları belirgin şekilde artar. Bu da doğrudan yüksek misafir memnuniyeti olarak otele geri döner."

Başarılı Çamaşırhaneler pH ve İletkenliği Düzenli Takip Ediyor

Günümüzde modern ve başarılı otel çamaşırhanelerinin suyu sadece harcanan bir kaynak olarak görmediğini, kimyasal bir bileşen olarak yönettiğini belirten ANTED Genel Sekreteri Şevket Koçak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Sektörde fark yaratan çamaşırhane departmanları; suyun sertliğini, pH değerini, iletkenliğini ve mineral içeriklerini laboratuvar hassasiyetinde düzenli olarak takip ederek kontrol altında tutmaktadır. Çünkü sürdürülebilir ve karlı bir çamaşırhane operasyonunun temelinde sadece doğru ekipman ve doğru kimyasal seçimi değil, aynı zamanda doğru su kalitesi yer almaktadır. Özetle; kaliteli su; daha temiz tekstiller, daha uzun makine ömrü, daha düşük maliyetler ve daha yüksek misafir memnuniyeti demektir."