İKONİK WALDORF ASTORİA HOTELS & RESORTS, AMSTERDAMDA AÇILDI
UNESCO Dünya Miras Listesindeki, Amsterdamın Herengracht bölgesinde, kanal kıyısında yer alan lüks tesis, 17. ve 18. yüzyıllarda inşa edilen altı tarihi binadan oluşuyor. Geçmişte şehrin en zengin ve etkili asilzadelerinin yaşadığı binalar özenle restore edilerek, tarihle iç içe ve zarif, 93 odalı bir otele dönüştürüldü.
Altın Çağda inşa edilen, şehrin en büyük kanalı Herengrachta bakan Waldorf Astoria Amsterdamın lüksten öden vermeyen misafirleri, kenti tekneyle, bisikletle ya da yürüyerek gezebiliyor.
Waldorf Astoria Hotels & Resorts Dünya Başkanı John Vanderslice, açılış vesilesiyle yaptığı konuşmada Waldorf Astoria Amsterdam, dünyanın en gözde turistik merkezlerinde ilham veren ortamlar yaratma ve misafirlerimize unutulmaz deneyimler yaşatma arzumuzun bir göstergesi. Her yönüyle benzersiz bu tesis, Hollandanın hizmet kültürü ve tasarımdaki iddiasız lüks yaklaşımını yansıtıyor dedi.
Amsterdamın meşhur kanalları, otelin huzur veren bahçesi veya şehrin rengarenk çatıları Waldorf Astoria Amsterdamın 93 odası da eşsiz bir manzara sunuyor. En meşhur eserlerinden biri İnci Küpeli Kız olan Hollandalı ressam Vermeerden alınan ilhamla lacivert ve sarının tonlarıyla bezenmiş lüks odaların her birinde orijinal yapıların tarihi dokusu hissediliyor. Kirişli tavanlar, kanatlı pencereler ve ayaklı küvetleriyle ferah banyolar ortama otantik ve şık bir hava katıyor.
Waldorf Astoria Amsterdamda yemek yemek de, ünlü restoran işletmecileri Jonnie ve Therese Boerle yapılan işbirliği sayesinde heyecan verici bir gastronomi macerasına dönüşüyor. Çift, sahibi oldukları Hollandadaki üç Michelin yıldızlı De Librije restoranının eski şefi, yeni otelinse executive şefi Sidney Schutte ile birlikte dikkat çekici bir menüye imza attı. Hizmetiyle efsaneleşen Waldorf Astorianın restoranı Librijes Zusje Amsterdam benzersiz bir lezzet yolculuğu vadediyor.
Misafirleri, Librijes Zusje Amsterdamın yanı sıra otelin diğer mekanlarında da unutulmaz gastronomik deneyimler bekliyor. Rokoko tarzı iç tasarımıyla dikkat çeken The Maurer Room, özel yemekler ve seçkin toplantılar için ideal bir mekan. Waldorf Astorianın simgelerinden şık Peacock Alley loungeda bir taraftan binanın mimarisini ve sanatını inceleyip kendinizi tarihin büyüsüne kaptırırken, bir yandan içkinizi yudumlayıp öğle yemeğinizin tadını çıkarabilirsiniz. Mekanın odağı ünlü Halkalı Küre (Armillary Sphere) ise yapının denizcilik ve ticaretle ilişkisine, geçmişe bir saygı duruşu niteliğinde; zengin ve başarılı isimlerin yaşadığı tarihi kanal evlerinin azametli bir simgesi.
Vault Bar ise bir bankanın orijinal kasa odası binalardan birinde yer alan seçkin bir mekan. Tarihle iç içe bu bar, zengin bir mirasa sahip otelin zamansız zarafetinin tadını çıkarmak isteyen misafirler ve ziyaretçiler için samimi bir ortam sunuyor. Toplantı ve ziyafetlerin düzenlendiği için ferah ve aydınlık Hooft Balo Salonu muhteşem kanal manzarasıyla da göz dolduruyor.
Bahçe katında ise huzur veren ortamıyla Guerlain Spa üç masaj odası, buhar odası, sauna, ısıtmalı kapalı havuz ve bahçe manzarasıyla misafirlerini bekliyor. Misafirler, Guerlainin rakipsiz tecrübesi ve uzmanlığını yansıtan, son teknolojiyle üretilmiş ürünler kullanılarak özenle hazırlanmış uygulamalar sayesinde sofistike Guerlain Dünyasında bir yolculuğa çıkıyor. Bu dinlendirici ortamda hem misafirler hem Amsterdamlılar, ilk güzellik enstitüsü Institue de Beauteyi 1939da Pariste açan Guerlainin simgesi masajına dayanan çeşitli uygulamalar arasında seçim yapabiliyor.
Otele adım attıkları andan itibaren kendilerini Waldorf Astoria Amsterdamın ilham verici ortamında bulan konuklar Gerçek Waldorf Hizmetini de deneyimliyor. Kişisel Conciergeler, tüm misafirlerin otele giriş yapmadan, konaklama sırasında ve sonrasında tüm beklentilerini karşılayan kişiselleştirilmiş hizmet almalarını sağlıyor. .
Waldorf Astoria Amsterdam, lüksü sadece otelin tasarımıyla değil, aynı zamanda ünlü Hollandalı modacı Jan Taminiauun otel çalışanları için hazırladığı üniformalarla da yeniden tanımlıyor.
Hilton Worldwide Bölge Başkanı Simon Vincent Avrupanın en büyük dördüncü havaalanı ve yılda 6 milyona yakın uluslararası ziyaretçisiyle Amsterdam giderek gelişen bir turistik destinasyon. Ziyaretçiler artık Waldorf Astoria Amsterdam sayesinde dünya standartlarında lüks bir otel deneyimini de yaşayabilecek diye konuştu.
Altın Çağda inşa edilen, şehrin en büyük kanalı Herengrachta bakan Waldorf Astoria Amsterdamın lüksten öden vermeyen misafirleri, kenti tekneyle, bisikletle ya da yürüyerek gezebiliyor.
Waldorf Astoria Hotels & Resorts Dünya Başkanı John Vanderslice, açılış vesilesiyle yaptığı konuşmada Waldorf Astoria Amsterdam, dünyanın en gözde turistik merkezlerinde ilham veren ortamlar yaratma ve misafirlerimize unutulmaz deneyimler yaşatma arzumuzun bir göstergesi. Her yönüyle benzersiz bu tesis, Hollandanın hizmet kültürü ve tasarımdaki iddiasız lüks yaklaşımını yansıtıyor dedi.
Amsterdamın meşhur kanalları, otelin huzur veren bahçesi veya şehrin rengarenk çatıları Waldorf Astoria Amsterdamın 93 odası da eşsiz bir manzara sunuyor. En meşhur eserlerinden biri İnci Küpeli Kız olan Hollandalı ressam Vermeerden alınan ilhamla lacivert ve sarının tonlarıyla bezenmiş lüks odaların her birinde orijinal yapıların tarihi dokusu hissediliyor. Kirişli tavanlar, kanatlı pencereler ve ayaklı küvetleriyle ferah banyolar ortama otantik ve şık bir hava katıyor.
Waldorf Astoria Amsterdamda yemek yemek de, ünlü restoran işletmecileri Jonnie ve Therese Boerle yapılan işbirliği sayesinde heyecan verici bir gastronomi macerasına dönüşüyor. Çift, sahibi oldukları Hollandadaki üç Michelin yıldızlı De Librije restoranının eski şefi, yeni otelinse executive şefi Sidney Schutte ile birlikte dikkat çekici bir menüye imza attı. Hizmetiyle efsaneleşen Waldorf Astorianın restoranı Librijes Zusje Amsterdam benzersiz bir lezzet yolculuğu vadediyor.
Misafirleri, Librijes Zusje Amsterdamın yanı sıra otelin diğer mekanlarında da unutulmaz gastronomik deneyimler bekliyor. Rokoko tarzı iç tasarımıyla dikkat çeken The Maurer Room, özel yemekler ve seçkin toplantılar için ideal bir mekan. Waldorf Astorianın simgelerinden şık Peacock Alley loungeda bir taraftan binanın mimarisini ve sanatını inceleyip kendinizi tarihin büyüsüne kaptırırken, bir yandan içkinizi yudumlayıp öğle yemeğinizin tadını çıkarabilirsiniz. Mekanın odağı ünlü Halkalı Küre (Armillary Sphere) ise yapının denizcilik ve ticaretle ilişkisine, geçmişe bir saygı duruşu niteliğinde; zengin ve başarılı isimlerin yaşadığı tarihi kanal evlerinin azametli bir simgesi.
Vault Bar ise bir bankanın orijinal kasa odası binalardan birinde yer alan seçkin bir mekan. Tarihle iç içe bu bar, zengin bir mirasa sahip otelin zamansız zarafetinin tadını çıkarmak isteyen misafirler ve ziyaretçiler için samimi bir ortam sunuyor. Toplantı ve ziyafetlerin düzenlendiği için ferah ve aydınlık Hooft Balo Salonu muhteşem kanal manzarasıyla da göz dolduruyor.
Bahçe katında ise huzur veren ortamıyla Guerlain Spa üç masaj odası, buhar odası, sauna, ısıtmalı kapalı havuz ve bahçe manzarasıyla misafirlerini bekliyor. Misafirler, Guerlainin rakipsiz tecrübesi ve uzmanlığını yansıtan, son teknolojiyle üretilmiş ürünler kullanılarak özenle hazırlanmış uygulamalar sayesinde sofistike Guerlain Dünyasında bir yolculuğa çıkıyor. Bu dinlendirici ortamda hem misafirler hem Amsterdamlılar, ilk güzellik enstitüsü Institue de Beauteyi 1939da Pariste açan Guerlainin simgesi masajına dayanan çeşitli uygulamalar arasında seçim yapabiliyor.
Otele adım attıkları andan itibaren kendilerini Waldorf Astoria Amsterdamın ilham verici ortamında bulan konuklar Gerçek Waldorf Hizmetini de deneyimliyor. Kişisel Conciergeler, tüm misafirlerin otele giriş yapmadan, konaklama sırasında ve sonrasında tüm beklentilerini karşılayan kişiselleştirilmiş hizmet almalarını sağlıyor. .
Waldorf Astoria Amsterdam, lüksü sadece otelin tasarımıyla değil, aynı zamanda ünlü Hollandalı modacı Jan Taminiauun otel çalışanları için hazırladığı üniformalarla da yeniden tanımlıyor.
Hilton Worldwide Bölge Başkanı Simon Vincent Avrupanın en büyük dördüncü havaalanı ve yılda 6 milyona yakın uluslararası ziyaretçisiyle Amsterdam giderek gelişen bir turistik destinasyon. Ziyaretçiler artık Waldorf Astoria Amsterdam sayesinde dünya standartlarında lüks bir otel deneyimini de yaşayabilecek diye konuştu.







