GÖKYÜZÜNDE FÜZELER UÇUŞURKEN TURİZM KONUŞMAK...

GÖKYÜZÜNDE FÜZELER UÇUŞURKEN TURİZM KONUŞMAK...

Böyle bir atmosferde turizmden bahsetmek mümkün mü? 

Gerçekten anlamıyorum. Dünya adeta bir ateş çemberine dönmüş durumda ve bölgemizden yükselen dumanlar artık sadece ufku değil, geleceğimizi de karartıyor.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, ardından İran’ın başta İsrail olmak üzere bölge ülkelerine başlattığı füze yağmuru... Televizyon ekranlarında yüzlerce noktanın vuruluşunu, tesislerin alevler içinde kalışını canlı canlı izliyoruz. Havada uçuşan füzelerin bazılarının otellere düştüğü, son dönemin parlayan yıldızı Dubai’den insanların kaçtığı ve havalimanlarının vurulduğu o korkunç sahneleri canlı yayında takip ediyoruz.

Savaş ve Turizm: İki Zıt Kutup

Turizmi savaş kelimesiyle aynı cümle içerisinde kurmak beni her zaman rahatsız etti, etmeye de devam edecek. Turizm barışın, diyaloğun ve özgürlüğün dilidir; savaş ise bunların tam zıttı.

Önümüzde bir bayram tatili var. Ancak nasıl kutlanacaksa? Bayram operasyonları için aylar öncesinden uçuş planlarını hazırlayan, rezervasyonları alan, otelleri organize eden, rehberlerini ve operasyon ekiplerini seferber eden operatörler ve acenteler şimdi ne yapacak? Bu belirsizlikte hangi rotaya güvenilecek? Allah yardımcıları olsun!

Ekonomi ve Lojistik Kıskaçta

Ortadoğu’daki bu yangın sadece insan hayatını değil, küresel ekonomiyi de mahvetmiş durumda. Hürmüz Boğazı’nın kapatılma riski ve petrol gemilerinin geçişinde yaşanan sıkıntılar, ekonomiyi allak bullak etti. Gökyüzünde füzelerin uçuştuğu, yakıt ve lojistik maliyetlerinin öngörülemediği bir dünyada turizm ekonomisinden bahsetmek ne kadar gerçekçi?

Üstelik sadece Ortadoğu da değil; beş yılı deviren ve hala süren bir Rusya-Ukrayna savaşı var. Daha geçen hafta Pakistan ve Afganistan arasında çatışmalar başladı. Suriye’de yaşananları ise zaten unutmuş değiliz. Bölgemiz adeta ateş çemberi...

ITB Berlin: Turizm mi Konuşulacak, Savaş mı?

Tam da bu kaosun ortasında dünyanın en önemli turizm fuarlarından biri olan ITB Berlin kapılarını açıyor.

Şimdi soruyorum: Dünyanın gözünün üzerinde olduğu bu dev organizasyonda gerçekten turizm mi konuşulacak, yoksa perde arkasında sadece savaşın yarattığı tahribat ve endişeler mi fısıldanacak?

Bu savaş çemberi içerisinde bir yıldız gibi parlayan ülkemizin, inşallah bu durumdan yara almadan kurtulmasını temenni ediyorum. Ancak çevremizdeki her kıvılcım bizi de yakından ilgilendiriyor. Barışın olmadığı bir yerde, ne kadar lüks otelleriniz olursa olsun, turizmin ruhu nefes alamaz.

Sonuç olarak; savaşın asla kazananı yoktur ama barışın kazananı çoktur!

Halil ÖNCÜ / Turizm Dosyası