DR. TUNAY AKOĞLU BRÜKSEL'DEN YAZIYOR, ''EN ÖNEMLİ TURİZM PAZARIMIZ AVRUPA'DA NELER OLUYOR ? ''
AB hala ortak göç politikasından yoksun olması nedeni ile göçmenler ve siyasal mülteciler konularında çelişkiler içinde. Sosyal devletin iflas ettiği Avrupa’da; vergileri artırma, iş ve işçi haklarını sınırlandırma yolu ile dış borçları ve bütçe açıklarını kapamaya öncelik tanınırken, ekonomik kalkınma artık sıfırın altında veya sıfıra yakın, işsizlik artmakta, otokton nüfus azalmakta. Yabancı sermaye ve yatırımcı çekemeyen, hem cari harcalamarını hem de yatırım bütçelerini kesmeye uğraşan pek çok AB ülkesinde üretim tehlikeli ölçüde azalmakta. AB ülkeleri, kemerleri sıkma politikaları ile kalkınmaya öncelik veren politikalar arasında şaşkınlık içinde bocalamaktadır.
Arkasında politik birlik olmayan yegane para birimi Euro’nun yol açtığı tüm mali sıkıntılar vs.nin AB ortak yardım fonları ile çözümü başarısız kalmakta. Bu başarısızlık o dereceye erişmiştir ki, 17 AB ülkeli ‘Euro-Group’ başkanı 30 Nisan akşamı istifa etti !
AB’nin politik birliği artık gittikçe uzaklaşan bir hedef teşkil etmekte : Tüm entegrasyon çabaları politik birliğe sempati duymayı desteklemekten aciz ! AB devamlı olarak nasıl politik birlik kurabileceği konusunda şaşkın bir durumda.
Tarihte ilk kez ulusal egemenliklerinden vaz geçerek uluslarüstü kanun ve kurallar yaratıp bunlara uymayı seçen AB ülkeleri, bu seçimin beraberinde getirdiği bütün sorunları artan bir biçimde yaşamaktadır. Çeşitli AB ülkelerindeki halk oyu, hükümet üyelerini AB Komisyonu veya Avrupa Merkez Bankası’nın ‘memurları’ olarak görmeye başlamışlardır.
Bugünün Avrupa’sında acayip gelişmeler gittikçe belirli bir şekilde üste çıkmaktadır : Bir yandan ülkelerin göçmen veya yabancı azınlıklarına aşırı tepki gösterip teröre başvurarak onları elimine etmeye yönelenler, diğer taraftan azınlık oylarını alma uğruna etnik düğünlerde göbek atan Avrupalı kadın bakanlar. Yabancı kökenli seçilmiş politikacıların yerel ve ulusal politikaya gittikçe artan oranla hakim olmalarına karşın, bunu önlemeye çalışan popülist politikacıların aşırı sağ (ırkçı) ile flört etmeleri . Uzun yıllar cömert vatandaşlık ve politik sığınma hakları tanıyan AB ülkeleri şimdi bu hakları nasıl sınırlandırmayı şaşkınlık içinde düşünmeye başlamıştır. Bunlara diğer örnekleri eklemek elbette ki mümkün.
6 Mayıs Fransa Cumhurbaşkanı seçimi ile Yunanistan genel seçimleri sonuçları Avrupa’ya yeni bir yön verecektir. Yeni Cumhurbaşkanı F. Hollande gene yeni AB politikalarını önerip bunları sürükleyecek nitelikte. Belki de Alman-Fransız paktı artık eskisi kadar etken ve güçlü olmayacak. ‘Merkozy’nin yerini ‘Frangela’ almayacak her halde !
Yunanistan’da ise ortanın sağı ile solunda yer alan siyasal partiler çoğunluğu sağlayamadı. AB karşısında yer tutan küçük partiler daha başarılı oldu. Gerek Fransa, gerekse Yunanistan seçmenleri AB politikalarını ret etmekte birleşti ve AB’nin kemerleri sıkma önlemlerine ‘hayır’ dedi. Aynı seçmenler sosyal devlet anlayışının yok edilmesine ve bu yolla banka ve finans kurumlarını kurtarma gayretlerine de set çekti , ‘dur’ dedi. Avrupa’da artık politika finansın yerini almaya başlayacak. ‘Kemerleri sıkmanın’ yerine ‘büyüme’ savunulacak. Ancak bu iki unsuru birarada ele almak ve denge içinde tutmak o kadar zor olacak ki !
Çünkü, bilindiği gibi, büyüme yanlısı politikalar kemerleri sıkmadan (yani üretmeden , para-fon bulmadan) uygulanamaz. Ancak, ortak para birimi Euro kullanan 17 AB ülkesi ulusal çerçevede bağımsız para politikası uygulayamazlar, çünkü Avrupa Merkez Bankasına bağlıdırlar. Az kemer sıkma, ve buna ek, mümkün olan ölçüde büyüme Avrupa için hemen hemen tek yol kalmaktadır. Bu ise hem çelişki , hem de şaşkınlık doğurmaktadır. Artık anlaşılmıştır ki yatırım, üretim ve istihdam artışı olmadan bunalımdan çıkmak imkansızdır.
Avrupa’da yepyeni bir AB karşıtı rüzgar esmeye başladı. Ortanın sağında veya solunda yer alan geleneksel politik partiler oy kaybına uğramaya başladılar. Sivri uçlardaki aşırı partiler veya ‘hoşnutsuzlar grubu’ AB’yi karşılarına alıp, ilerliyor siyaset sahnesinde. Bu rüzgarın fırtınaya dönüşmesi mümkün. Ancak bu yeni çerçeve içinde Avrupa şaşkınlık içinde !
Avrupa’nın içinde bulunduğu kritik durumdan ne zaman ve nasıl çıkacağını kestirmek zordur. Şimdilik belirtilebilecek tek konu bu durumun daha epey zaman artarak süreceğidir.
Turizm tüketiminin dayandığı talep yapısı artık konjonktürel veya yapısal krizlerden eskisinden daha az etkilenmektedir. Bu durum gözönüne alınırsanırsa Türkiye’nin Avrupa’dan kaynaklanan dış turizm talebinde önemli düşmeler şimdilik pek söz konusu değildir.
Dr. Tunay Akoğlu, Brüksel
Tunay AKOĞLU KİMDİR?
Tunay Akoğlu, turizm ekonomisi ve turizm kalkınması konularında İsviçre'de öğrenim ve ihtisas yapmış olup , sırası ile Lozan Otelcilik Okulunu, St. Gallen Üniversitesi İktisat ve İşletmecilik Bölümünü (lic. oec) , Bern Üniversitesi İktisat Fakültesini (lic. rer. pol) bitirmiş , Bern Üniversitesinde turizm ekonomisi doktorasını (Dr. rer. pol) tamamlamıştır.
Ankara'da Devlet Planlama Teşkilatında Yönetici ve Turizm Uzmanı olarak çalışan Akoğlu, yedek subaylık görevini Milli Savunma Bakanlığında yapmış ve sonra Birleşmiş Milletler (BM) - (Beyrut, Bağdad , Amman, New York ve Washington DC) , OECD (Paris) , Dünya Bankası (Dhaka) örgütlerinde uzman, danışman ve başkan olarak çalışmıştır.
Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği turizm projelerini yürüten Tunay Akoğlu, AIEST; Uluslararası Turizm Uzmanları Derneği ilk Türk üyesidir ve AMFORT; Uluslarası Turizm Eğitmenleri Derneği Başkanlığı yapmıştır.
Akademik alanda Dr. Tunay Akoğlu, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinde, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde , İtalya'da Viterbo kenti Üniversitesinde turizm ekonomisi öğretim görevlisi olarak çalışmış ; ABD Washington DC, "American University" de uluslararası kalkınma projeleri ve programları üzerinde araştırmalar yapmıştır (UN Sabbatical Year Award: Birleşmiş Milletler, BM ödülü ).
Kendisinin çeşitli sosyal ve ekonomik konularda Türkiye, Belçika, Fransa, ABD, İsviçre, Lübnan ve İtalya'da yayımlanmış yazıları ve kitapları ile çevirileri
( J.Schumpeter: Kapitalizm, Sozyalizm ve Demokrasi , G. Koehnen: Dünya Ekonomi Tarihi, - İkisi de Varlık Yayınlarından -) vardır. 2001’den beri TÜGİAD – Türkiye Genç İşadamları Derneği-, İstanbul, ‘’Elegans’’ dergisi ve Brüksel’de yayımlanan ‘’Yeni Haber’’ gazetesi yazarlarındandır.
( Bakınız : www.google.com , Tunay Akoglu).
İngilizce, Almanca, Fransızça ve İtalyanca bilen Akoğlu, Brüksel'de AB nezdinde serbest danışman olarak kayıtlıdır ve en son , Şubat 2003 – Ağustos 2005 döneminde Beyrut (Lübnan)’ da Avrupa Birliği (AB) projesi müdürlüğü, Kasım 2005- Mayıs 2006 döneminde ise Windhoek’te (Namibya) Planlama Komisyonunda AB Baş Danışmanlık görevlerinde bulunmuştur .
Şubat 2008-Nisan 2009 döneminde ise. Brüksel’de, AB Akdeniz Bölgesel Göç Projesini yönetmiştir.
Şimdi yeniden Brüksel’de AB - Avrupa Birliği nezdinde kayıtlı serbest danışmanlığını sürdürmektedir.
Arkasında politik birlik olmayan yegane para birimi Euro’nun yol açtığı tüm mali sıkıntılar vs.nin AB ortak yardım fonları ile çözümü başarısız kalmakta. Bu başarısızlık o dereceye erişmiştir ki, 17 AB ülkeli ‘Euro-Group’ başkanı 30 Nisan akşamı istifa etti !
AB’nin politik birliği artık gittikçe uzaklaşan bir hedef teşkil etmekte : Tüm entegrasyon çabaları politik birliğe sempati duymayı desteklemekten aciz ! AB devamlı olarak nasıl politik birlik kurabileceği konusunda şaşkın bir durumda.
Tarihte ilk kez ulusal egemenliklerinden vaz geçerek uluslarüstü kanun ve kurallar yaratıp bunlara uymayı seçen AB ülkeleri, bu seçimin beraberinde getirdiği bütün sorunları artan bir biçimde yaşamaktadır. Çeşitli AB ülkelerindeki halk oyu, hükümet üyelerini AB Komisyonu veya Avrupa Merkez Bankası’nın ‘memurları’ olarak görmeye başlamışlardır.
Bugünün Avrupa’sında acayip gelişmeler gittikçe belirli bir şekilde üste çıkmaktadır : Bir yandan ülkelerin göçmen veya yabancı azınlıklarına aşırı tepki gösterip teröre başvurarak onları elimine etmeye yönelenler, diğer taraftan azınlık oylarını alma uğruna etnik düğünlerde göbek atan Avrupalı kadın bakanlar. Yabancı kökenli seçilmiş politikacıların yerel ve ulusal politikaya gittikçe artan oranla hakim olmalarına karşın, bunu önlemeye çalışan popülist politikacıların aşırı sağ (ırkçı) ile flört etmeleri . Uzun yıllar cömert vatandaşlık ve politik sığınma hakları tanıyan AB ülkeleri şimdi bu hakları nasıl sınırlandırmayı şaşkınlık içinde düşünmeye başlamıştır. Bunlara diğer örnekleri eklemek elbette ki mümkün.
6 Mayıs Fransa Cumhurbaşkanı seçimi ile Yunanistan genel seçimleri sonuçları Avrupa’ya yeni bir yön verecektir. Yeni Cumhurbaşkanı F. Hollande gene yeni AB politikalarını önerip bunları sürükleyecek nitelikte. Belki de Alman-Fransız paktı artık eskisi kadar etken ve güçlü olmayacak. ‘Merkozy’nin yerini ‘Frangela’ almayacak her halde !
Yunanistan’da ise ortanın sağı ile solunda yer alan siyasal partiler çoğunluğu sağlayamadı. AB karşısında yer tutan küçük partiler daha başarılı oldu. Gerek Fransa, gerekse Yunanistan seçmenleri AB politikalarını ret etmekte birleşti ve AB’nin kemerleri sıkma önlemlerine ‘hayır’ dedi. Aynı seçmenler sosyal devlet anlayışının yok edilmesine ve bu yolla banka ve finans kurumlarını kurtarma gayretlerine de set çekti , ‘dur’ dedi. Avrupa’da artık politika finansın yerini almaya başlayacak. ‘Kemerleri sıkmanın’ yerine ‘büyüme’ savunulacak. Ancak bu iki unsuru birarada ele almak ve denge içinde tutmak o kadar zor olacak ki !
Çünkü, bilindiği gibi, büyüme yanlısı politikalar kemerleri sıkmadan (yani üretmeden , para-fon bulmadan) uygulanamaz. Ancak, ortak para birimi Euro kullanan 17 AB ülkesi ulusal çerçevede bağımsız para politikası uygulayamazlar, çünkü Avrupa Merkez Bankasına bağlıdırlar. Az kemer sıkma, ve buna ek, mümkün olan ölçüde büyüme Avrupa için hemen hemen tek yol kalmaktadır. Bu ise hem çelişki , hem de şaşkınlık doğurmaktadır. Artık anlaşılmıştır ki yatırım, üretim ve istihdam artışı olmadan bunalımdan çıkmak imkansızdır.
Avrupa’da yepyeni bir AB karşıtı rüzgar esmeye başladı. Ortanın sağında veya solunda yer alan geleneksel politik partiler oy kaybına uğramaya başladılar. Sivri uçlardaki aşırı partiler veya ‘hoşnutsuzlar grubu’ AB’yi karşılarına alıp, ilerliyor siyaset sahnesinde. Bu rüzgarın fırtınaya dönüşmesi mümkün. Ancak bu yeni çerçeve içinde Avrupa şaşkınlık içinde !
Avrupa’nın içinde bulunduğu kritik durumdan ne zaman ve nasıl çıkacağını kestirmek zordur. Şimdilik belirtilebilecek tek konu bu durumun daha epey zaman artarak süreceğidir.
Turizm tüketiminin dayandığı talep yapısı artık konjonktürel veya yapısal krizlerden eskisinden daha az etkilenmektedir. Bu durum gözönüne alınırsanırsa Türkiye’nin Avrupa’dan kaynaklanan dış turizm talebinde önemli düşmeler şimdilik pek söz konusu değildir.
Dr. Tunay Akoğlu, Brüksel
Tunay AKOĞLU KİMDİR?
Tunay Akoğlu, turizm ekonomisi ve turizm kalkınması konularında İsviçre'de öğrenim ve ihtisas yapmış olup , sırası ile Lozan Otelcilik Okulunu, St. Gallen Üniversitesi İktisat ve İşletmecilik Bölümünü (lic. oec) , Bern Üniversitesi İktisat Fakültesini (lic. rer. pol) bitirmiş , Bern Üniversitesinde turizm ekonomisi doktorasını (Dr. rer. pol) tamamlamıştır.
Ankara'da Devlet Planlama Teşkilatında Yönetici ve Turizm Uzmanı olarak çalışan Akoğlu, yedek subaylık görevini Milli Savunma Bakanlığında yapmış ve sonra Birleşmiş Milletler (BM) - (Beyrut, Bağdad , Amman, New York ve Washington DC) , OECD (Paris) , Dünya Bankası (Dhaka) örgütlerinde uzman, danışman ve başkan olarak çalışmıştır.
Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği turizm projelerini yürüten Tunay Akoğlu, AIEST; Uluslararası Turizm Uzmanları Derneği ilk Türk üyesidir ve AMFORT; Uluslarası Turizm Eğitmenleri Derneği Başkanlığı yapmıştır.
Akademik alanda Dr. Tunay Akoğlu, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinde, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde , İtalya'da Viterbo kenti Üniversitesinde turizm ekonomisi öğretim görevlisi olarak çalışmış ; ABD Washington DC, "American University" de uluslararası kalkınma projeleri ve programları üzerinde araştırmalar yapmıştır (UN Sabbatical Year Award: Birleşmiş Milletler, BM ödülü ).
Kendisinin çeşitli sosyal ve ekonomik konularda Türkiye, Belçika, Fransa, ABD, İsviçre, Lübnan ve İtalya'da yayımlanmış yazıları ve kitapları ile çevirileri
( J.Schumpeter: Kapitalizm, Sozyalizm ve Demokrasi , G. Koehnen: Dünya Ekonomi Tarihi, - İkisi de Varlık Yayınlarından -) vardır. 2001’den beri TÜGİAD – Türkiye Genç İşadamları Derneği-, İstanbul, ‘’Elegans’’ dergisi ve Brüksel’de yayımlanan ‘’Yeni Haber’’ gazetesi yazarlarındandır.
( Bakınız : www.google.com , Tunay Akoglu).
İngilizce, Almanca, Fransızça ve İtalyanca bilen Akoğlu, Brüksel'de AB nezdinde serbest danışman olarak kayıtlıdır ve en son , Şubat 2003 – Ağustos 2005 döneminde Beyrut (Lübnan)’ da Avrupa Birliği (AB) projesi müdürlüğü, Kasım 2005- Mayıs 2006 döneminde ise Windhoek’te (Namibya) Planlama Komisyonunda AB Baş Danışmanlık görevlerinde bulunmuştur .
Şubat 2008-Nisan 2009 döneminde ise. Brüksel’de, AB Akdeniz Bölgesel Göç Projesini yönetmiştir.
Şimdi yeniden Brüksel’de AB - Avrupa Birliği nezdinde kayıtlı serbest danışmanlığını sürdürmektedir.








