ÇANAKKALE’NİN TARİHİ RUHU CURA HOTEL’DE YAŞIYOR
Çanakkale’nin köklü ailelerinden Cura ailesi tarafından 2016 yılında kente kazandırılan Cura Hotel, misafirlerini sadece konaklatmıyor; onları şehrin siyah-beyaz hatıralarında nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor.
Cura ailesinin iki kız kardeşi Nilgün Gökser ve Nil Mercan’ın vizyonuyla hayata geçen Cura Hotel, açıldığı günden bu yana Çanakkale’nin kültürel mirasına da sahip çıkıyor. Otel, modern konaklama standartlarını kentin tarihi dokusuyla birleştirerek fark yaratıyor.
Odalarda Tarih Yolculuğu
Oteli diğer işletmelerden ayıran en önemli özellik, duvarlarındaki "yaşayan tarih". Çanakkale’nin eski ve nadide fotoğrafları, otelin her odasında özel birer dekorasyon unsuru olarak yer alıyor. Misafirler, Çanakkale’nin geçmişine tanıklık eden bu karelerle, kentin ruhunu odalarında hissediyor.
"Çanakkale’nin Ruhu Duvarlarımızda"
Cura Hotel Genel Müdürü Erdinç Urel, otelin felsefesini şu sözlerle özetliyor: "Çanakkale’nin ruhu duvarlarımızda, sakinliği odalarımızda hayat buluyor. Her detayında huzur, her köşesinde zarif bir dokunuş var. Cura Hotel olarak misafirlerimize şehrin tam kalbinde, tarihin gölgesinde ama bir o kadar dingin bir konaklama deneyimi sunuyoruz."

Şehrin Kalbinde Dingin Bir Durak
2016 yılından bu yana hizmet veren Cura Hotel, hem iş seyahatleri hem de turistik geziler için merkezi konumuyla dikkat çekiyor. "Zarif dokunuş" ve "dinginlik" prensibiyle hareket eden işletme, Çanakkale’nin simge noktalarından biri olmaya devam ediyor.







