TÜRKİYE, ANTARTİKA’DA BİLİM ÜSSÜ KURACAK

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleriyle Bakırköy’deki bir otelde düzenenen kahvaltıda bir araya geldi. Türkiye’nin gelişme sürecine atıfta bulunan Bakan Numan Kurtulmuş, önümüzdeki yıl itibariyle Antartika’da bilim üssü kurulabilecek 6 ülkeden birisinin Türkiye olabileceğini ifade etti.

TÜRKİYE, ANTARTİKA’DA BİLİM ÜSSÜ KURACAK

Siyasetin gençleştirilmesi noktasında üzerlerine düşeni fazlasıyla yapan bir parti olduklarını aktaran Bakan Numan Kurtulmuş, seçilme yaşını 18’e indirdiklerini ve önümüzdeki seçimde ise çok sayıda genci aday gösterdiklerini söyledi.

Seçilme yaşı sınırının düşürüldüğü anayasa değişikliğinin, gençlere yönelik bu adımın lafla değil anayasa değişikliği ile atıldığını ortaya koyan bir adım olduğunu sözlerine ekleyen Bakan Numan Kurtulmuş, sadece kâğıt üzerinde bırakmayarak bu seçim kampanyasında da 600 milletvekilinin arasında 25 yaşın altında çok sayıda genci aday gösterdiklerini hatırlattı.

Başkanlık Sistemi

Yakın tarihimizde yaşadıklarını ya da nereden geldiklerini bilmeyen milletlerin nereye gideceklerini de kestiremeyeceklerine vurgu yapan Bakan Numan Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Bu millet yakın geçmişte dünyanın birçok kıtasında yönetime sahip olan bir ülke ise bu ülkenin oralardan buralara nasıl geldiğini, yokluklar içerisinden kurtuluş mücadelesi vererek bugünlere nasıl ulaştığını iyi bilmek durumundayız. Milletlerin hafızalarında, geçmiş dönem en az gelecek kadar önemlidir. Biz bu milletin bir daha o dönemleri yaşamaması için başkanlık sistemine geçtik. Bir daha güneş motel faciası yaşanmasın, sandıktan ne çıkıyorsa hükümet olsun diye düşündüğümüz için cumhurbaşkanlığı hükumet sistemine geçiyoruz. Bizler yaşadık, ancak bizim çocuklarımız yaşamasın. Biz siyasette geçmiş tecrübeyi hikâye olsun diye değil, tecrübe olsun ve Türkiye’nin geleceğine ışık tutsun diye konuşuyoruz.”

Antartika’ya Bilim Üssü

Türkiye‘nin önümüzdeki yıl Antartika’da bilim üssü kurabilecek ülkelerden birisi olacağını söyleyen Bakan Numan Kurtulmuş, şöyle devam etti:“Bu gençler için bir hedeftir. Biz gençlerle aynı dili konuşuyoruz. Gençlerin önünü açıyoruz. Gençlere büyük ve müreffeh bir Türkiye bırakmak için gayret ediyoruz. Türkiye’nin önü açık ve gençler hiç kendilerinden endişelenmiyor. Gençlerimize en iyi şekilde eğitim verip, onları mükemmel bir gelecek tasavvuruyla donatmaya gayret ediyoruz. Yolumuza açık, hiç merak etmeyin.”

Tek Adam Rejimi

Cumhurbaşkanlığı hükumet sisteminin tek adamlığı ortadan kaldıran bir sistem olduğunu kaydeden Bakan Numan Kurtulmuş, bu söylemlerin ‘Gezi Parkı’ operasyonlarıyla gündeme getirilen algı operasyonlarının devamı olduğunu anlattı ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hükumetler hangi yasayı isterse onu çıkartıyorlar. Bu mevcut sistemde, halk tarafından seçilmiş olmasına rağmen cumhurbaşkanına yasa çıkartma yetkisi verilmiyor. Yani hükumetin başı olarak cumhurbaşkanının yasa çıkartma yetkisi yok. Sadece hükumet başkanı olduğu için bütçe tasarısını meclise gönderiyor. Bütün yasalar mecliste parlamenterler tarafından yapılacaktır. Parlamentomuz eskisinden daha güçlü bir parlemento olacaktır. Eski sistemde cumhurbaşkanı sorumlulu olmayan bir cumhurbaşkanıdır. Kimseye karşı bir sorumluluğu yoktur. Ancak, yeni sistemde cumhurbaşkanı hükumetin başı olarak her yaptığı işten parlamentoya karşı sorumludur. Ayrıca, cumhurbaşkanı seçilebilmesi için yüzde 50 + 1 lazım yani halkın yüzde 50 + 1 oyunu alan bir kişinin diktatörlükle ne alakası var. Cumhurbaşkanlığı hükumet sistemine ilişkin yapılan anayasa değişikliği, tek adamlığa uzanacak bir yol varsa, o yolun önündeki bütün imkânları kapatmış, sistemi daha demokratik, daha denetlenebilir ve güçler ayrımı prensibi bakımından da daha kuvvetli bir hale getirmiştir. Dılayısıyla cumhurbaşkanlığı hükumet sisteminin tek adam rejimine doğacağına yönelik söylemler bir algı operasyonudur ve bu ilk olarak Gezi Parkı operasyonlarında başlamıştır. Türkiye’yi karşılarında güçlü olarak görmek istemeyen bir takım çevrelerin ‘Türkiye’de diktatörlük vardır’ diye başlattıkları yeni bir propaganda dönemidir. 17/25 Aralık sürecinde, 15 Temmuz’dan sonra aynı şey yapıldı. 15 Temmuz’dan sonra, Allah korusun, eğer başarılı olmuş olsalardı, bu algı operasyonu yapanlar 21. yüzyılın Türkiye’sinde diktatörlük nasıl olurmuş görürlerdi. Bu millet diktatörlüğü de biliyor ve tam tersine daha özgürlükçü oluyor daha çok kendi oyuna sahip çıkıyor. Türkiye daima ileriye gidiyor.”

Müzelerden Kaçırılan Eserler

Türkiye’nin müzelerinden kaçırılan şu anda bir tane bile eser olmadığını dile getiren Bakan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Geçmiş dönemlerde kaçırılan eserlerimizin peşine hafiye gibi takılıyoruz. Göreve geldiğim günden beri yedi tane eseri Türkiye’ye geri getirdik. Geri getirmemizi bekleyen şu anda 53 eserimiz var. Bunların hepsinin peşindeyiz. Hafiye gibi bunları geri getiriyoruz. Türkiye’den kaçırılan eserler Rusya’nın, Avrupa’nın seçkin müzelerinde sergileniyor. Bunların geri getirilmesi için mücadele ediyoruz. Antik kentlerimizde ise bizden habersiz kazı yapılması ya da bir çivi bile çakılması mümkün değil. Define avcıları ise elbette var. Ama bunların bizim kazı alanlarımıza girmesi mümkün değil. İstanbul’da Kuleli Askeri Lisesini muhteşem bir müze haline getiriyoruz. Rami Kışlası bir büyük kitap havzası haline getiriliyor, 7 milyon kitabın barınacağı bir kütüphane haline geliyor. Topkapı Sarayı’nda şu anda devam eden güçlendirme ve restorasyon çalışmalarımız var. Onlar bitirildikten sonra Topkapı Sarayı’nın etrafı bir kültür havzası haline getirilecek.”