TURİZMDE 2026 SINAVI: MAHMUT ÖZMEN’DEN "FİYAT VE RİSK" UYARISI
Belconti Resort Hotel Satış ve Pazarlama Müdürü Mahmut Özmen, Türkiye’nin dev turizm destinasyonları Akdeniz ve Ege için sezon analizini paylaştı. Özmen, "Kısa vadeli yüksek kâr hedefli agresif fiyat artışları, sadık misafiri rakip ülkelere kaçırıyor" dedi.
Mahmut Özmen, 2026 turizm sezonu öncesinde Akdeniz ve Ege bölgelerindeki son gelişmeleri kapsamlı bir şekilde değerlendirerek sektörün karşı karşıya olduğu fırsat ve tehditleri analiz etti. Türkiye’nin yaz turizminin lokomotifi olan bu bölgelerin sezona Avrupa pazarından gelen güçlü erken rezervasyon verileri ve olumlu "fiyat-kalite dengesi" algısıyla umut verici bir başlangıç yaptığını belirten Özmen, son haftalarda yaşanan planlama hataları ve küresel jeopolitik risklerin bu iyimser tabloyu baskı altına almaya başladığını ifade etti.
Turist alternatif destinasyonlara yönlendiriliyor!
Sektör içinde özellikle kontrolsüz fiyat artışlarının, yanlış yorumlanan rakip analizlerinin ve pazar dinamiklerinden kopuk satış stratejilerinin doluluk oranlarını hedeflenen seviyelerin altında bıraktığına dikkat çeken Özmen, kısa vadeli gelir artışı hedefiyle yapılan agresif zamların orta gelir grubundaki Avrupalı turisti Yunanistan ve İspanya gibi daha dengeli fiyat politikası izleyen alternatif destinasyonlara yönlendirdiğini vurguladı.
Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimlerin, özellikle Ortadoğu’da yükselen tansiyonun Batılı turistlerin seyahat kararları üzerinde bir "bölgesel istikrarsızlık algısı" yarattığını dile getiren Mahmut Özmen, bu durumun petrol fiyatlarını yükselterek hem uçak bileti maliyetlerini hem de otellerin işletme giderlerini artırdığını belirtti. Artan personel giderleri ve enerji maliyetleri nedeniyle kârlılığın zaten baskı altında olduğunu hatırlatan Özmen, sezonun başlamasına sayılı günler kala bu krizin avantaja çevrilebilmesi için esnek ve gerçekçi fiyatlama modellerinin uygulanması, sadece "deniz-kum-güneş" konseptine bağlı kalmadan gastronomi ve kişiselleştirilmiş hizmetlerle misafir deneyiminin güçlendirilmesi gerektiğini savundu.
Dikkat çekti!
Tek bir pazara veya satış kanalına bağımlılığın yaratacağı kırılganlığa karşı pazar çeşitliliğinin önemine değinen Özmen, kısa vadeli kazanç hırsı yerine destinasyonun uzun vadeli itibarını ve sadık misafir kitlesini koruyan sürdürülebilir bir yaklaşımın benimsenmesinin şart olduğunu ifade etti. Türkiye’nin doğal güzellikleri ve üstün hizmet altyapısıyla hâlâ dünyanın en güçlü markalarından biri olduğunu hatırlatan Özmen, iç pazarda doğru fiyat-hizmet dengesinin kurulması ve dış pazarda başarılı bir algı yönetimi yürütülmesi halinde, atılacak stratejik adımların sadece bu yazı değil Türk turizminin gelecekteki performansını da şekillendireceğini belirterek sözlerini tamamladı.







