'SİGNATURE DİNİNG EXPERİENCE' BODRUM’DA GERÇEKLEŞTİ
Yeni Sezonun Gault&Millau Türkiye “Signature Dining Experience” Serisinin İlki Bodrum’da Ruins Luxury Resort’te Düzenlendi.
Gault&Millau Türkiye Turu kapsamında Ruins Luxury Resort’te gerçekleşen Signature Dining Experience yemeği, Türk ve uluslararası gastronomi sahnesinin önemli şeflerini aynı mutfakta buluşturdu. David Žefran, Emre Şen, Osman Sezener ve Atilla Heilbronn’un birlikte hazırladığı sekiz course’luk özel menü, konuklara eşsiz bir gastronomi deneyimi sundu.
Gault&Millau Türkiye, gastronomi, seyahat ve deneyim odaklı yaklaşımını bir araya getirdiği; Gault&Millau Türkiye Turu kapsamında düzenlediği “Signature Dining Experience” serisi 2026 sezonunda farklı destinasyonlarda ve mekânlarda devam ediyor.
Geçtiğimiz yıl Teruar Urla, Karma Bodrum, OD Urla ve Maçakızı Bodrum’da düzenlenen özel buluşmaların ardından, bu yılın ilk Gault&Millau Türkiye “Signature Dining Experience” etkinliği 2–3 Haziran 2026 tarihlerinde Ruins Luxury Resort ev sahipliğinde, Miraj Restaurant’ta gerçekleşti.
Ödüllü Şeflerin Dokunuşuyla Eşsiz Bir Gastronomi Deneyimi
Gault&Millau Türkiye Turu kapsamında 2–3 Haziran tarihlerinde Ruins Luxury Resort’te gerçekleşen özel deneyim serisi, 3 Haziran akşamı düzenlenen Signature Dining Experience yemeği ile gastronomi dünyasının önemli isimlerini aynı sofrada buluşturdu. Gault&Millau Slovenya tarafından 4 şapkayla ödüllendirilen, Slovenya’nın dikkat çeken restoranlarından Milka Restaurant’ın Kurucusu&Şefi David Žefran’ın; Gault&Millau Türkiye tarafından 3 şapkayla ödüllendirilen Casa Lavanda Kurucusu&Şefi Emre Şen, OD Urla Kurucusu&Şefi Osman Sezener ve Narımor Urla Kurucusu&Şefi Atilla Heilbronn ile birlikte hazırladığı sekiz course’luk özel menü, konuklara farklı mutfak kültürlerini aynı sofrada buluşturan özel bir gastronomi deneyimi yaşattı.
Yerel ürünlerin çağdaş tekniklerle yorumlandığı bu özel akşam yemeği, farklı mutfak kültürlerini aynı sofrada buluşturan güçlü bir gastronomik buluşmaya dönüştü.
Ege’nin Yerel Lezzetleri ve Özel Miksoloji Deneyimi
Program kapsamında misafirler, 2 Haziran tarihinde Ruins Luxury Resort’te karşılandı. İlk gün öğle yemeğinde Senato Restaurant’ta Şef Emir Hakan imzasını özel bir menü sunulurken; akşam saatlerinde gerçekleşen açılış kokteylinin ardından Ruins Luxury Resort içerisinde yer alan Miraj Restaurant’ta Şef Atilla Heilbronn tarafından hazırlanan dört course’luk akşam yemeği deneyimlendi. Gecenin devamı yine Ruins Luxury Resort bünyesinde bulunan Sips Bodrum’da devam etti.50 Best Bar listesinde yer alan, dünyaca ünlü Sips’in kurucu ortaklarından Simone Caporale ile devam eden programda birbirinden eşsiz lezzetlerle hazırlanan Sips kokteylleri deneyimlendi.
3 Haziran günü ise Ruins Luxury Resort atmosferinde Ege ruhunu öne çıkaran deneyimlerle devam etti. Ege köşesi konseptiyle hazırlanan kahvaltının ardından, Ruins Beach’te Şef Kubilay Yıldırım tarafından Ege’nin yerel lezzetleri ile hazırlanan özel bir öğle yemeği deneyimi gerçekleşti. Gün içerisinde düzenlenen lokal şarap ve peynir tadımı ise bölgenin gastronomik karakterini farklı katmanlarıyla deneyimleme fırsatı yarattı.
Ödüllü Şeflerin Mutfağından Özel Menü
Akşam kokteyl ile başlayan Signature Dining Experience yemeğinde Slovenya’nın gastronomi sahnesinde öne çıkan restoranlarından Milka Restaurant’ın Kurucusu ve Şefi 4 Gault&Millau Toque ‘Şapka’ sahibi David Žefran; Casa Lavanda Kurucusu & Şefi 3 Gault&Millau Toque ‘Şapka’ sahibi Emre Şen, OD Urla Kurucusu & Şefi 3 Gault&Millau Toque ‘Şapka’ sahibi Osman Sezener ve Narımor Urla Kurucusu&Şefi 3 Gault&Millau Toque ‘Şapka’ sahibi Atilla Heilbronn ile birlikte sekiz course’luk özel bir menü hazırladı.
Gault&Millau Türkiye Başkanı Gökmen Sözen, gecenin açılışında yaptığı konuşmada, “Gault&Millau Türkiye olarak gastronomiyi yalnızca tabak üzerinden değil; kültürlerin, fikirlerin ve deneyimlerin buluştuğu bir etkileşim alanı olarak görüyoruz. Signature Dining Experience serisi de tam olarak bu anlayışın bir yansıması. Bu akşam Gault&Millau Slovenya’nın 4 şapkalı şefi David Žefran ile Gault&Millau Türkiye’nin 3 şapkalı şefleri Emre Şen, Osman Sezener ve Atilla Heilbronn’un aynı mutfakta bir araya gelmesi; farklı coğrafyaların, ürünlerin ve mutfak bakış açılarının ortak bir hikâye etrafında buluşmasını sağlıyor. Gastronominin en güçlü yönlerinden biri, sınırları ortadan kaldırarak insanlar arasında bağ kurabilmesidir. Gault&Millau Türkiye olarak biz de Türkiye’nin gastronomi birikimini uluslararası isimlerle aynı platformda buluşturmaya, sektör için değer yaratan iş birliklerini desteklemeye ve gastronomi aracılığıyla yeni deneyimler oluşturmaya devam edeceğiz.” dedi.
Dört Şef, Tek Menü, Ortak Bir Hikâye
Gault&Millau Türkiye “Signature Dining Experience” kapsamında ödüllü şeflerin hazırladığı menüde yaratıcılık, uyu ve denge ön plana çıktı. Bu özel gecede, şeflerin farklı mutfak anlayışlarını aynı sofrada buluşturan sekiz course’luk bir menü sunuldu. Akşam, Atilla Heilbronn tarafından hazırlanan otlu gazpacho shot, ceviche ile kızarmış pirinç, incirli keçi peyniri crème brûlée ve dana tartarlı kızarmış pirinçten oluşan amuse-bouche seçkisiyle başladı. Farklı dokuların ve lezzet katmanlarının öne çıktığı bu başlangıçların ardından, David Žefran’ın pancar, ayı yağı ve havyarı bir araya getirdiği ilk course servis edildi. Şefin ürün odaklı yaklaşımını yansıtan tabak, gecenin gastronomik tonunu belirledi.
Menü, Emre Şen’in köy horozu, kuzu göbeği mantarı ve trüf humus ile hazırladığı course ile devam etti. Anadolu’nun güçlü ürünlerini çağdaş tekniklerle yorumlayan şef, ardından burrata ve mascarpone dolgulu agnolottiyi fırınlanmış kiraz domates sosuyla sunarak İtalyan mutfağından ilham alan bir lezzet deneyimi yaşattı.
Osman Sezener ise Ege’nin ürün zenginliğini lagos, rezene ve Bornova misketi ile hazırladığı course’a taşıdı. Bölgenin karakterini yansıtan bu tabaktan sonra David Žefran’ın tavşan, yabani sarımsak ve yeşil kuşkonmazı buluşturduğu course servis edildi. Doğadan ve mevsimsellikten ilham alan tabak, güçlü aromaları ve dengeli yapısıyla dikkat çekti.
Gecenin ana yemek bölümünde Osman Sezener’in dana kaburga, enginar ve darıfülfül jus ile hazırladığı course sunuldu. Uzun pişirme teknikleriyle şekillenen tabak, yoğun aromaları ve derin lezzet katmanlarıyla menünün öne çıkan yorumlarından biri oldu.
Finalde ise Atilla Heilbronn, geleneksel sütlacı çağdaş bir bakış açısıyla yeniden yorumladı. Şeftali, lavanta ve yulaf sütü ile hazırlanan fırın sütlaç, hafif ve aromatik yapısıyla gecenin zarif kapanışını oluşturdu. Farklı şeflerin imzasını taşıyan bu özel menü, yerel ürünleri, çağdaş teknikleri ve farklı gastronomi kültürlerini aynı sofrada buluşturan unutulmaz bir deneyime dönüştü.
“Signature Dining Experience” Buluşmaları Yıl Boyunca Devam Edecek
Etkinlik, 4 Haziran’da The Bodrum Edition’da gerçekleşen kahvaltı buluşmasının ardından sona erdi.
Gault&Millau Türkiye Resmi Temsilcisi Sözen Group tarafından gerçekleştirilen Signature Dining Experience Serisi'nin Bodrum buluşması, Ruins Luxury Resort ve Miraj Restaurant ev sahipliğinde düzenlenirken; Altınmarka, Coca-Cola İçecek, ID Fine, Red Bull, Sips Bodrum ve Senato Restaurant etkinliğin değerli partnerleri arasında yer aldı.
Gault&Millau Türkiye “Signature Dining Experience” etkinliği, 2026 boyunca farklı destinasyonlarda ve mekânlarda özel buluşmalara ev sahipliği yapmaya devam edecek.







