POILE: KENDİNİZİ DÖVMEYİ BIRAKIN

Online pazarın önemine de değinen Poile, şunları söyledi: “İki yıl içinde benim işimin yüzde 50’si online olacak. Online büyüyen bir pazar. Türkiye teknolojide yavaştı ancak şimdi dünyayı yakalamaya başladı. Sosyal medyayı kontrol edemezsiniz. Sosyal medya kendi başına bir dünya. Ancak sosyal medya rezervasyon ve işin ileriye taşınması açısından önemli bir iş yapıyor. Şu an online mecralar sadece ürünlere bakmak için kullanılıyor. Ancak genç kuşak böyle bir endişe duymuyor. Her şeyi internet üzerinden yapıyor. Turizmin de bu yönde gelişip değişmesi gerekiyor.”

Panelde söz alan Dünya Turizm Konseyi (WTTC) Pazarlama Direktörü Geoffrey Breeze ise Türkiye’de krizi fırsata çevirme olanaklarının mevcut olduğuna işaret ederek, şu değerlendirmeyi yaptı: “Kamu ve sektör bir araya gelerek gündem oluşturmalı. Aktif büyüme politikaları bu noktada önemli. Turizm vergilendirmenin kolay olduğu bir sektör. Ancak vergi, pozitif yönde kullanılabilir. Yatırım için vergilendirmenin pozitif olması gerekiyor. Büyümeyi ve gelişmeyi turizmle uyumlu hale getirmek gerekir. ‘Yarın için turizm’ de önemli bir başlıktır.

 
Panelde, tuırizmde insan unsurunun önemine vurgu yapan TUI Türkiye temsilcisi Hüseyin Baraner ise “Müşteri ürünün memnuniyeti ile ilgilenmiyor sadece. Kendimizi de yeniden inşa etmemiz lazım. Şair, sanatçı olmamız lazım. Sadece Excel tabloları ile o 30 lira bu 50 lira demekle olmuyor” dedi.

Türkiye’nin son 10 yılda en önemli başarısının güvenilir ülke olmayı başarmış olmasına bağlayan Baraner, “Piyasalardaki güvenilirliğimiz kriz dönemindeki altın anahtarımızdır. Türkiye’de şişirilmiş ürün ve fiyat olmadığı artık iyice anlaşıldı. Dünyada artık çok büyük bir marka çöplüğü de var” dedi.

Bu avantajın insan unsuru ile desteklenmesi gerektiğine işaret eden Baraner, Her şey otel değil. Turizmci olmadan turizm olmaz. Turizmcinin gelişmesi, geliştirilmesi lazım. Türkiye iyi yolda.  Biz TUI olarak Türkiye’ye güveniyoruz. Krizde güvenilir ülkeyiz. Avrupa’da en büyük uçak planlamaları Türkiye için yapılıyor” diye konuştu.

Turist Rehberleri Birliği (TUREB) Şerif Yenen de, “Kriz konusunda temkinli olmamız gerektiğini düşünmekle birlikte çok kötümser değilim” dedi. Türkiye’nin kriz durumundan en az etkilenen ülkelerden biri olacağını, çünkü zengin bir çeşitliliğe sahip olduğunu ifade eden Yenen, “Çevre ve sürdürülebilirlik göz önünde bulundurulduğunda kitle turizmi her zaman olumlu olmayabiliyor. Antalya’daki fiyatlarla İstanbul’daki fiyatlar ortada. İstanbul’daki turizm iyi bir örnek olmalı ve bunu yaymaya çalışmalıyız.

Toplanan vergilerin doğru kullanılması bağlamında önümüzde şöyle bir handikap var: Kitle turizmi ister istemez bizim en büyük ürünümüz. Ancak sürdürülebilirlik adına kültür turizmine ağırlık verebilmemiz için daha fazla çaba harcamamız lazım. Krizden en az etkilenmek için hızlı hareket kabiliyeti olması gerekir. Kamu ve sektörün daha hızlı ve koordine hareket etmesi lazım” dedi.

Konuşmaları değerlendiren Zeynep Silahtaroğlu Baykal ise “Turizm katma değeri yüzde 95 olan bir sektör. 2012’de umutsuz değiliz. Kalitemiz, ürünümüz ve fiyatımıza sürdürülebilir biçimde devam etmemiz gerekiyor” diye konuştu. ( Kaynak:turizmgazetesi.com )