KRKA CENNETİNDE TURİZM DESLERİ
Aynur Gürsoy-Krka Nehri Slovenya’dan doğuyor. Karstik bir yapıya sahip topraklardan geçerek Hırvatistan sınırına kadar akıyor ve Adriyatiğe kadar dökülüyor. Denize doğru yolun üçte ikisinde kanyonlardan geçerek yol alıyor. Geçtiği yeşil yollar üzerinde yedi adet şelale var. En büyüğü Skradin Şelalesi. Saniyede ortalama akış gücü 55 metreküp. Parka, denizden tekneyle de gelinebiliyor. Park da gezilecek yerler arasında geleneksel bir su değirmeni, etnolojik bir müze, hediyelik eşya dükkanı, Visovac Manastırı ve 14.yüzyıl yapısı Krka Manastırı da bulunuyor.
Parka girince ahşap bir yol üzerinde yürümeye başlıyorsunuz. Kalabalıktan santim santim adım atıyorsunuz. Büyüleyici görüntüleri fotoğraflamak için duranlar da olunca, şelale trafiği iyice sıkışıyor. Neyse bu güzelliği dünyanın çeşitli ülkelerinden insanlarla paylaşmak da ayrı bir haz. Sonuçta Skradinski Şelale gölününün bulunduğu büyük platoya ulaşıyoruz. Gürül gürül akan suların oluşturduğu doğal havuzda yüzenlerin yüzlerindeki ifade görmeye değer. Pek çok kişi de suyun içinde büyülenmiş şekilde şelaleyi seyrediyor. Sanki doğaya teşekkür ayini gibi manzara ortaya çıkıyor.
Şelalenin bulunduğu alanda, ağaçlar altındaki kafetaryada yüzlerce kişi oturmuş, yiyip içiyor, ortamın keyfini çıkarıyor. Kimisi çimenlere uzanmış güneşleniyor. Köylü kadınlar kurutulmuş yabani incir, lavantalar, zeytinyağları, ev yapımı şaraplar, incir ve vişne likörleri satıyor. Likörleri, şarapları tadarak satın alabiliyorsunuz.
Bu manzarayı görünce aklıma Doğu Karadeniz’in sularını kurutacak HES’ler, barajlar geliyor. O güzelim Tortum Şelalesi’nin yalnızlığını hatırlıyorum. Burada tek bir çöp tanesi bile yok. Parkı dolaşan ahşap yolun dışına kimse inmiyor, pijamasını giyip, tel maşa ızgarasını tüttürmüyor, belirlenen oturma alanının dışına çıkıp ormana zarar vermiyor. Bağırış çığırış yok. Kimse çevreyi kirletmiyor. Pet şisesini, çöp poşetini ağaçlar altına bırakmıyor. Teybini sonuna kadar açıp gürültü kirliliği de yaratmıyor.
Herkes doğaya teslim olmuş durumda. Doğal parkı arazinin eğimine göre dolaşan ahşap yolun üzerinde biri durup fotoğraf çekse yürüyüş bazen duruyor; kimse yoldan inip, yerdeki bitki örtüsüne zarar vermeyi aklına getirmiyor. Bence bizlerin turizmin nasıl çeşitlendirileceği kadar, halkın turizm terbiyesi ve doğaya saygı konusunda alınacak çok dersimiz var. ( Kaynak:TUYED )







