ADIYAMAN'DA TURİZM DERSLERİ

ADIYAMAN'DA TURİZM DERSLERİ

Türkiye petrollerinin yüzde 63’ünü üreten Adıyaman’da kişi başına GSMH’dan kişi başına düşen milli gelir 1118 dolar civarında. Atatürk Barajının yapımı nedeniyle biri ilçe olmak üzere 80 yerleşim sular altında kalmış. Ancak GAP bölgesini sulayan barajın Adıyaman’a pek faydası olmamış. Halk arpa, buğday, mercimek yetiştirerek, kuru tarım yaparak geçimini sağlıyor. Tütün kotasından önce, önemli miktarda tütün üretirken, o geliri de kesilmiş. Şimdi tütün ekilen topraklarda, Kommagene döneminde bolca bulunan üzüm, incir, nar, zeytin yetiştirilmeye başlanmış.  Kuşkusuz bu durum doğru yönetilirse, Adıyamanlıların lehine olabilir.Sonuç  olarak, Adıyaman’ın umudu turizmde.  Turizm gelirlerinin düşmesindan ders çıkaran Adıyaman yöneticileri ve GAP İdaresi, bilinen tarihi M.Ö. 40.000 yıllarına kadar uzanan kentte turizmi canlandırmak ve hatta yeniden oluşturmak için  “Medeniyetler Kapısı Adıyaman” başlıklı bir program başlattı. Programın ilk ayağı Adıyaman Üniversitesi Vehbi Koç Konferans Salonu’nda  gerçekleşen “Adıyaman Turizm Hamlesi” isimli paneldi. 

 

Adıyaman Belediyesi öncülüğünde Adıyaman Valiliği, Başbakanlık Tanıtma Fonu, GAP Bölge Kalkınma İdaresi (BKİ), Adıyaman Üniversitesi ile Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneğ (TUYED) işbirliğiyle gerçekleşen panelin moderatörlüğünü TUYED Başkanı Kerem Köfteoğlu üstlendi. Panele Adıyaman Valisi Ramazan Sodan, Belediye Başkanı Necip Büyükaslan, Vali Yardımcısı Aydın Börü, Adıyaman Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abuzer Yücel, TPAO Adıyaman Bölge Müdürü Halil Murat Demir, Kültür ve Turizm Müdürü Mustafa Ekici, siyasi parti temsilcileri katıldı.

Panelin “Turizm yatırımcıları için iyi bir fırsat:Adıyaman” bölümünün konuşmacıları Dedeman İş Geliştirme Müdürü Oğuz Isıgüllü, Anemon Otelleri Bölge Müdürü Eşref Dinçer, TÜROFED Mali Danışmanı Cüneyt Ertürk’tü. Panelin “Adıyaman’ın Turizm Pazarlamasında Yeni Yöntemler” isimli ikinci bölümüne  TUI AG Türkiye Temsilcisi Hüseyin Baraner, Diana Turizm Kültür Turları Müdür Yardımcısı Süleyman Akçalı, Jolly Tour Kültür Turları Müdürü Kerem Gökçe, Arnika Turizm Genel Müdürü İbrahim Tanrıverdi katıldı. 
 
Adıyaman’da marka şehir olacak

Panelin açış konuşmasını GAP İdaresi Bölge Müdürü Mehmet Açıkgöz yaptı. Açıkgöz, GAP bölgesinde 2012 yılına kadar ekonomik kalkınma,sosyal gelişme ve sulama gibi temel alt yapı yatırımlarının tümünün bitirileceğini söyledi. Adıyaman ve Mardin’i marka kentler yapacaklarını söyleyen  Açıkgöz, “Dünya Kültür Miras Listesi'nde yer alan Nemrut Tümülüsü başta olmak üzere Adıyaman’da yine Kommagene dönemine ait Perre antik kenti, Kommagene’nin yazlık sarayı Arsemeia, dünyanın en eski köprüsü olan Roma dönemi eseri Cendere Köprüsü, Kahta Kalesi, Hz. Muhammed’in Sahabelerinden  Saffan Bin Muattal  Türbesi çevre düzenlemesi çalışmaları sürüyor. Kent merkezindeki Tuzhan’ı restore ederek turistik bir çarşı haline getireceğiz.  Nemrut Dağı Tümülüsü’ndeki konaklama sorunları gidereceğiz. Kahta Yeni Kale restore edilecek. Adıyaman Müzesi’ne hırsız ve yangın alarmı sistemi kurulacak. Perre Antik Kenti Çevre Düzenleme Projesi ile eski eser onarım ve çalışmaları da yürütülüyor” dedi.
Adıyaman Valisi Ramazan Soydan da “Gelin, pişman olmazsınız, her türlü desteği vereceğiz” diyerek turizm yatırımcılarını Adıyaman’a çağırdı.
 

Nemrut yıpranmamalı

Belediye Başkanı Necip Büyükaslan, 2020’ye kadar turizmi kentsel kalkınmanın itici günü haline getireceklerini ve yılda 1.5 milyon turiste ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. Büyükaslan, “Adıyaman’da  envanteri çıkarılmış 80 arkeolojik, 30 dini ve kültürel, 17 sivil mimari ve 15 doğal sit alanı var. Adıyaman’ın bugünkü yatak kapasitesi belgeli ve belgesiz olmak üzere 1200. Bölgede konaklama imkanları olmayınca turist gelmiyor.5 yıldızlı otelimiz yok. İşadamlarımızın 4-5 yıldızlı ve butik otel yatırımları yapmalarını istiyoruz. Bu konuda müteşşebislere her türlü desteği vereceğiz. Nemrut Tümülüsü’nü çevresini düzenyerek oraya bir misafir evi yapacağız. Nemrut, Adıyaman için önemli. Nemrut’un taşıyabileceğinden fazla turisti çekmesini de istemiyoruz” dedi. 

Büyükaslan; “Bölükyayla ve Gerger’deki göllerdeki sülüklerin tansiyon, damar tıkanıklığı, varis gibi hastalıklara iyi geldiği biliniyor. Sülüklügöl Projesi yaparak sağlık turizmini geliştirebiliriz. Atatürk Barajı’nda tekne turları düzenleyebiliriz. Çelikan ilçesindeki Çad Barajında bulunan yüzer adaları da turizme açabiliriz. Adıyaman’daki tarihi binalar yokoldu. Kalan bir iki konağı da restore ediyoruz” dedi.

Bilinçsiz yatırım yapmayın

Yöneticiler kentte ne yaptıklarını ve kendi hedeflerini  anlattıktan sonra, sıra turizm profesyonellerine geldi. Panelin bundan sonrası turizm dersine dönüştü. TÜROFED Mali Danışmanı Cüneyt Ertürk, dünya turizmiyle ilgili rakamlar vererek, doğru turizm yatırımlarının ülkeye yaptığı katma değerden bahsetti. Anemon Otelleri Bölge Müdürü Eşref Dinçer ve Dedeman İş Geliştirme Müdürü Oğuz Isıgüllü, sanayi olmadan turizmin de gelişemeyeceğini, Adıyaman’da turizm yatırımı için gerekli sanayi altyapısının olmadığını belirterek “Sanayisiz turizm de olmaz” düşüncesinde birleştiler.
 

Hüseyin Baraner; Adıyaman bölgesinin turizme açılabilmesi, pazarlamasını doğru yapabilmesi için yöneticilerin turizm profesyonelleriyle işbirliği yaparak stratejik bir plan oluşturması gerektiğini söyledi. Baraner; “2000-2011 yılları arasında dünya piyasalarında 18 bin destinasyon olduğu tahmin ediliyor. Adıyaman gibi dünyanın en güçlü şehri biziz, suyumuz havamız güzel diyen 18 bin yer var. Gözönüne almanız gereken şu ki; bu destinasyonlarda yürüyüş yolları, bisiklet yolları, rekreasyon alanları, dinlenme alanları, oteller, eğitimli personel, gastronomiye  400 milyar Euroluk yatırım yapıldı. Eğer turizmin gereksindiği altyapıdan konaklamaya, 4-5 yıldızlı oteller yerine butik otellere, dinlenme alanlarına, yollara, eğitimli personele yatırım yapmazsanız Adıyaman gibi yerel bazda kalırsınız. Dünya artık bilinçsiz yatırım istemiyor. Yerel dinamikler yörelerini tanıtmak için yarış içinde. İletişime çok önem veriyorlar. Yani artık Ankara’da birilerini tanımak yetmiyor, Brüksel’de, dünyanın önemli noktalarında birilerini tanımak gerekiyor” dedi.
 

Butik otellere yönelin


Baraner turizm dersini şöyle sürdürdü; “Dünya değişti. Tatlar, kokular, zevkler değişti. İnsanların duyguları beklentilerini değişti. İnsanlar artık kibrit kutusu biçiminde, hapisane gibi oteller istemiyorlar, Yaşam arıyorlar. Bu işi en iyi yapan yer Kapadokya. Kapadokya’da mağaraların içine 27 odalık yerler yaptılar. Geceliği 300 Euro. Bu salonu yaptıran Koç’larda gidip o otellerde kalıyor. Sadece kendisi gitmiyor, iş toplantısı yaptığı için yabancı  işadamlarını da orada ağırlıyor. Adıyaman’ın bekleme durumunu fırsata çevirebiliriz. Nemrut dağını bir bereket ve bağış dağına çevirebilmek için Kapadokya’daki gibi Nemrut’un eteklerine 15-20 odalı butik oteller yapmalısınız. Bir strateji planı oluşturmak zorundasınız. Kötü bir proje önceden yapılan iyi bir yatırımı öldürdüğü gibi sonradan yapılacak olanı da engelliyor.

Sürdürülebilir turizm şart

Adıyaman’ın sunacağı lezzetler, tatlar var. O dağda üç beş küçük otel bile bu bölgeyi zıplatır. Sürdülebilir olmayan, doğaya ters düşen, insana ve  eko dengelere saygısı olamayan ürünlerin piyasada hiç şansı yok. Üstelk AB’den uyarı da alıyoruz; Doğaya saygılı olmayan yerlere satışları durduduruz diyorlar. Bu konular artık örtbas edilemiyor. ntalya’daki Yunus gösterileri bu nedenle yasaklandı. Ruhunuz, gönlünüz, yatırımınız da sürdürülebilir olmalı.”.
Arnika Turizm Genel Müdürü İbrahim Tanrıverdi uzun yıllardır güneydoğuya ve Adıyaman’a kültür turları yaptıklarını, Nisan Mayıs aylarından Ekim arasında sık sıkı Adıyaman’a turist getirdiklerini belirterek; “Dünyanın sekizinci harikası Nemrut hemen yanıbaşımızda ve biz bunu pazarlayamıyoruz. Dünya turizm piyasasında Adıyaman’ın payını alabilmesi için Nemrut Milli Parkında, Damlacık ve Karadut köylerine küçük pansiyon işletmeciliği, kampingler yapılabilir. Buraya gelen turistler Nemrut’u görmenin dışında birkaç gün bölgede kalabilir. Adıyaman Çarşısı’nda alışveriş yapacak bir yer yok” dedi.

Otobüs kaldırmak uçak kaldırmaktan pahalı

Dünya ikinci büyük tur operatoru Thomas Cook’un Türkiye temsilcisi Diana Turizmin Kültür Turları Müdür Yardımcısı Süleyman Akçalı, Bir destinasyona turist getirebilmek için dört ana kriterim var. Birincisi bölgenin kültür zenginliği olmalı. Adıyaman’ın Nemrut’u, Cendere köprüsü, Karakuş Tümülüsü, Perre Antik Kenti ve Arsemia gibi yerlere sahip. İkinci önemli olan konaklama. Adıyaman’da bir odayı 15-0 Euro’ya satamazken satamazken, Kapadokya’da 400-500 dolarla pazarlayabiliyorlar. Mardin ve Şanlıurfa’da bu işte başarılı. Anadolu  turlarımızda Urfa’dan çıkıp, Bölgeden geçip, Malatya’da konaklıyoruz. Adıyaman’da kalmıyoruz.  Bu yıl iki Anadolu turu yapacağız. Nemrut’taki Eupharat Otelde kalacaklar. Müşteri dönt beş yıldızlı otel istemiyor.  Üçüncü faktör ulaşım. Bugün tur firmaların en çok zora sıkan şeylerden biri mazot giderleri. Dünyanın en pahalı mazotunu biz kullanıyoruz. Otobüs kaldırmak uçak kaldırmaktan pahalı olduk. Tur operatorlerine bunu izah demiyoruz. Bu nedenle bazı destinasyonları atlamak zorunda kalıyoruz Devletin burada turizmcilere ciddi destek vermesi lazım.
 

Antalya-Adıyaman uçağı konmalı

Antalya’dan bir uçak firması, günde bir kez Adıyaman’a uçak kaldırsın diye şimdiye kadar 10 toplantı yaptım belki. Uçak firmalarına sabah güzel bir kahvaltı yaptırıp, Adıyaman’ı gezdirip akşam 22.00 gibi geri döndürelim diye yalvarıyorum. Uçağı doldurmaya kefiliz. Hiçbir uçak şirketi buna yanaşmıyor. Destinasyon olarak görmüyorlar. Antalya’dan Mısır’a, İsrail, Beyrut’a günü birlik uçak kaldırıyoruz. Antalya’dan uçak kaldırıp, müşterimize Adıyaman’ı sunamıyoruz” dedi.
Jolly Tour Kültür Turları Müdürü Kerem Gökçe ise; “Turist Antakya’da, Urfa, Mardin, Gaziantep ve Mardin’de para harcayacak bir çok yerel ürün buluyor. Adıyaman’da alacak bir şey yok. Halı ve kiliminizi bile pazarlayamıyorsunuz.  Nemrut’a çıkıp Osman amcada çay içiyoruz, yağmur yağarsa bir battaniye niye yukarı çıkıyoruz. Kötü heykelcikler ve tanıtım kitaplarının dışında alacak bir şey yok. Ürünlerinizi çoğaltmak zorundasınız. Adıyaman şehir merkezinde gezilip görülecek yer yok. Yerel mutfağı sunan, hatta yemek yenecek restoran yok. Dolayısıyla şehre girmeden geri dönüyoruz.” Dedi. 

Alkol yasağıyla turist gelmez

Gökçe; “300 odalı otel yapıyor, alkol satmıyorsanız uluslararası  turizmde yer almanız mümkün değildir. Ben sadece odadan para kazanacağım demekle turizm kenti olunamaz. Bölge çok eskiden beri şarap kültürü olan bir yer. Siz içmeyebilirsiniz ancak, turist buraya sıkıntı yaşamaya değil, keyif yapmaya gelir. Buradaki yetkilileri bir gün Kapadokya’ya götürmek lazım” diye konuştu.

Panelde çektiği Nemrut fotoğrafından yapılan afişle, Kopenhag’daki Ferie 93 Fuarı’nda Türkiye’ye ikincilik ödülü kazandıran turizm fotoğrafçısı Halil Tuncer’e de, kentin tanıtımına yaptığı katkı nedeniyle bir teşekkür plaketi sunuldu.