EN KÜÇÜK GEZGiN ÖDÜLÜ 5 KITA 54 ÜLKE İLE 11 YAŞINDAKi CEM POLATOĞLU'NA
Düşünülebilir ki; Babası turizmciydi, fırsatı çoktu, elbet herkese göre daha ucuza tatile gitti. 5 kıta ve 54 ülke gördü.
Ancak babası bu konuda farklı düşünüyor;
Doktorlar diyorlar ki; çocuklar için "görerek ve yaşayarak öğrenme olgusu duyarak, okuyarak öğrenme olgusunun çok önündedir" Katılıyorum. Ben oğluma yediğinin, içtiğinin, vatanının, yatağının kıymetini bil diyerek 10 yıl nasihat vermek yerine bir kez Hindistan'a götürdüm. Oğlum o günden sonra eskitmeden 2. bir spor ayakkabı, top, oyuncak hatta harçlık istemedi. Yemek; "pek" ayırmadı. Arkadaş; Hiç ayırmadı.
Oğluma 10 yıl; Bak oğlum, hedefin şu olsun, bu olsun demek yerine Amerika'yı
gezdirdim. Limitlerinin ne olduğunu orada gördü, hedeflerinin boyutunu şimdiden
belirledi.
Floransa'da Kültür, Sanat, Orta Avrupa'da Müzik, Uzakdoğu'da saygı, Akdeniz'de
keyif, Ortadoğu'da
Kaos,
Fransa'da zerafeti gördü.
Değişik Tatlara, Farklı Kültürlere alıştı, tüm dinler hakkında yerinde bilgi
aldı, felsefesini öğrendi, ibadetini gördü. Hepsine ve herkese eşit saygı
duymayı öğrendi
Gemi turlarında, Grup gezilerinde toplum içinde nasıl davranılacağını gördü,
pratiğini yaptı. Yabancı dillerini ilerletti.
Tehlikeyi sezinlemeyi, zoru aşmayı ve alışmayı, iyiyi, kötüyü, idare etmeyi
öğrendi. Güzeli ama çirkini de sevmeyi bildi
Kısaca; ağıza çok pelesenk olan "yaradılanı
yaradandan ötürü" sevmeyi
öğrendi.







