SAYD GENEL SEKRETERİ HAMİT KUK TURİZM STKLARI ARTIK KRİZ İÇİN ÖNE ÇIKMALIDIR!
SAYD Genel Sekreteri Hamit Kuk yaptı yazılı açıklamada şu görüşlerini dile getirdi:
Özellikle Ana taşıyıcı pazarlarda Bakanlık,STKlar ve Yatırımcıların şapkayı önüne koyup özeleştiri yapmaları gerekmektedir. Tüm Turizm temsilcilerinin yaşanan krize karşı bakış açılarını değiştirmeleri gerekiyor. Bugüne kadar yapılan kriz toplantılarında sürekli günü kurtaracak tedbirler konuşuldu ve devletten istenen beklentiler dile getirildi. Bu şekildeki anlayış turizm sektörü için sürekli ağlayan ve bir şeyler talep eden bir sektör algısı yaratmaktadır. Belli pazarlardaki krizi aşmak içinDevletin ana unsur olduğu kaçınılmaz lakin Turizm temsilcilerinin de geçerli projeleri ve önerileri masaya koyması gerekmektedir.
Bakanlığımızın sektörü rahatlatacak tedbirleri alması tabii ki gerekli ancak bunun yanında sektör olarak krizi nasıl bertaraf ederiz diye kafa da yormamız gerekiyor. Ülkeye 36 milyon turist getirmiş ve 30 milyar dolar döviz girdisi sağlamış bir sektörün daha etkin çalışması ve mevcut krizle baş edebilmek için tedbirler alınmalıdır.
Belli kaynak pazarlarda bugün sektör olarak yaşadığımız krizin siyasi kaynaklı olduğu aşikar, Türkiyedeki turizm ve ticaret birlikleri ve STKları sorumluluk alarak bu krizi çözmek için müdahale etmelidir.
Bilindiği üzereözellikle Almanya ve Hinterlandıile Türkiye arasında yaşanan siyasi krizlerde her iki taraf siyasetçileri kendi ülke menfaatlerini önde tutarlar. Ancak iki ülkeBirlik ve STKları bir araya gelerek yaratacağı sağduyu sayesinde taraflarıntoplumlarını daha fazla ayrışması önlenir ve sadece siyasi çözüm beklemenin ötesine geçilir.
Bu sağduyuyu da sağlayabilecek taraflar her iki ülkenin STKlarıdır. STKların iki ülke arasındaki oluşturacakları ortak çabayla siyasilerinin arasında arabuluculuk yapılarak sorunlar çözülebilir. Bugün Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkeleriyle yaşanan krizde Turizm STKlarımız acil bir şekilde devreye girmelidir. Bu şekilde iki toplumun nabzını bir arada tutarak hem bu ayrışmayı ortadan kaldırabilir ve hem de mevcut krizi çözmede büyük mesafeler alabiliriz.
Bunun için ilk önce Türkiyedeki STKlar Avrupadaki muhataplarıyla bir araya gelip krizle beraber adeta yangına dönen Turizm ve diğer ticari faaliyetleri tekrar canlandıracak önlemler alabilir öneriler getirebilir. STK ların bu çalışmalarına Bakanlıklar ve yurtdışı temsilciliklerimiz gerekli koordinasyonu sağlayabilir. Ayrıca Avrupadaki vatandaşlarımıza ve orada bulunan binlerce Türk dernek ve iş kuruluşlarını yine aynı şekilde organize edebilir.
Tüm bu çalışmalar, Turizm Bakanlığı merkezli bir kurul ile koordine edilebilir ve hatta finansmanı da bakanlık tanıtma bütçesinden yapılabilir.
Ayrıca 2018 tanıtma bütçesi ile Avrupa ve Uzakdoğu dayapılacak tanıtımlarda broşür, dergi, cd gibi eski moda tanıtımlar yerine sosyal medya kanalları ve Fenomenleri ve Bloggerlar daha aktif kullanılabilir.Bir taraftan STKların muhataplarıyla birlikte yapacağı çalışmalar ve diğer tarafta yeni trend reklam çeşitleri ile yapılacak tanıtımlar krizin ateşini bir nebze söndürebilir hatta ciddi bir rahatlama sağlayabilir. 2018 yılı pazarlama faaliyetlerinin başladığı Ağustos ayının ortalarına geldiğimiz bir süreçte bu çalışmaların bir an önce başlaması hepimizin menfaatine olacaktır. Bizler SAYD olarak bu çalışmaları elimizden gelen desteği vermeye her zamanki gibi hazırız
Özellikle Ana taşıyıcı pazarlarda Bakanlık,STKlar ve Yatırımcıların şapkayı önüne koyup özeleştiri yapmaları gerekmektedir. Tüm Turizm temsilcilerinin yaşanan krize karşı bakış açılarını değiştirmeleri gerekiyor. Bugüne kadar yapılan kriz toplantılarında sürekli günü kurtaracak tedbirler konuşuldu ve devletten istenen beklentiler dile getirildi. Bu şekildeki anlayış turizm sektörü için sürekli ağlayan ve bir şeyler talep eden bir sektör algısı yaratmaktadır. Belli pazarlardaki krizi aşmak içinDevletin ana unsur olduğu kaçınılmaz lakin Turizm temsilcilerinin de geçerli projeleri ve önerileri masaya koyması gerekmektedir.
Bakanlığımızın sektörü rahatlatacak tedbirleri alması tabii ki gerekli ancak bunun yanında sektör olarak krizi nasıl bertaraf ederiz diye kafa da yormamız gerekiyor. Ülkeye 36 milyon turist getirmiş ve 30 milyar dolar döviz girdisi sağlamış bir sektörün daha etkin çalışması ve mevcut krizle baş edebilmek için tedbirler alınmalıdır.
Belli kaynak pazarlarda bugün sektör olarak yaşadığımız krizin siyasi kaynaklı olduğu aşikar, Türkiyedeki turizm ve ticaret birlikleri ve STKları sorumluluk alarak bu krizi çözmek için müdahale etmelidir.
Bilindiği üzereözellikle Almanya ve Hinterlandıile Türkiye arasında yaşanan siyasi krizlerde her iki taraf siyasetçileri kendi ülke menfaatlerini önde tutarlar. Ancak iki ülkeBirlik ve STKları bir araya gelerek yaratacağı sağduyu sayesinde taraflarıntoplumlarını daha fazla ayrışması önlenir ve sadece siyasi çözüm beklemenin ötesine geçilir.
Bu sağduyuyu da sağlayabilecek taraflar her iki ülkenin STKlarıdır. STKların iki ülke arasındaki oluşturacakları ortak çabayla siyasilerinin arasında arabuluculuk yapılarak sorunlar çözülebilir. Bugün Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkeleriyle yaşanan krizde Turizm STKlarımız acil bir şekilde devreye girmelidir. Bu şekilde iki toplumun nabzını bir arada tutarak hem bu ayrışmayı ortadan kaldırabilir ve hem de mevcut krizi çözmede büyük mesafeler alabiliriz.
Bunun için ilk önce Türkiyedeki STKlar Avrupadaki muhataplarıyla bir araya gelip krizle beraber adeta yangına dönen Turizm ve diğer ticari faaliyetleri tekrar canlandıracak önlemler alabilir öneriler getirebilir. STK ların bu çalışmalarına Bakanlıklar ve yurtdışı temsilciliklerimiz gerekli koordinasyonu sağlayabilir. Ayrıca Avrupadaki vatandaşlarımıza ve orada bulunan binlerce Türk dernek ve iş kuruluşlarını yine aynı şekilde organize edebilir.
Tüm bu çalışmalar, Turizm Bakanlığı merkezli bir kurul ile koordine edilebilir ve hatta finansmanı da bakanlık tanıtma bütçesinden yapılabilir.
Ayrıca 2018 tanıtma bütçesi ile Avrupa ve Uzakdoğu dayapılacak tanıtımlarda broşür, dergi, cd gibi eski moda tanıtımlar yerine sosyal medya kanalları ve Fenomenleri ve Bloggerlar daha aktif kullanılabilir.Bir taraftan STKların muhataplarıyla birlikte yapacağı çalışmalar ve diğer tarafta yeni trend reklam çeşitleri ile yapılacak tanıtımlar krizin ateşini bir nebze söndürebilir hatta ciddi bir rahatlama sağlayabilir. 2018 yılı pazarlama faaliyetlerinin başladığı Ağustos ayının ortalarına geldiğimiz bir süreçte bu çalışmaların bir an önce başlaması hepimizin menfaatine olacaktır. Bizler SAYD olarak bu çalışmaları elimizden gelen desteği vermeye her zamanki gibi hazırız







