Ninelerimizin Evleri turizmde model oluyor

Etkinliğin ikinci günü olan 9 Aralık tarihinde Alaçatı Club Baba Restoran’da Alaçatı turizmi dünyadaki gelişmeler ışığında her yönüyle masaya yatırıldı. Alaçatı Kaymakamı Nazmi Günlü ile Alaçatı Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç’ın hoş geldiniz konuşması yaptı. Belediye Başkanı Dalgıç, Alaçatı'yı sörf, golf ve termal olmak üzere üç bölüme ayırdıklarına dikkat çekerek, “Markalaşma adına çok ciddi bir konumdayız” dedi.

Daha sonra söz alan ETTC Başkanı Hüseyin Baraner, dünyada renk, konu ve tatların hızla kaybolmakta olduğunu anımsatarak, yeni yaşam merkezlerine ihtiyaç olduğunu söyledi. Dünyada keşfedilecek fazla alan kalmadığını belirten Baraner Alaçatılılara şöyle seslendi: “Sizler insan kalitesi ve doğal niteliklere sahipsiniz. Burada yaptığınız turizm cetvelle ölçülemez. Turistler, bardak dolu mu boş mu diye bakmıyorlar. Bardağın içine bakıp her türlü detayı orada görüyorlar. Turizme bu gözle bakıp buna uygun turizm politikaları oluşturmak gerekir.”

www.turizmgazetesi.com yazarı ve Fortune Danışmanlık yöneticisi Ayşegül Denizci, dünyada yeni gelişmekte olan “Kırsal Turizm Lüksü” (Rural Luxury) hakkında bilgiler verdi. Şehir hayatının insan ruhunu betonlaştırdığını belirten Denizci, “Alaçatı tutku ile cennete dönüşebilir. Şehide yaşaşan çaresiz insanlara Alaçatı’nın varlığını anlatacağım” dedi.


Alaçatı’ya özgü taş binaların otele dönüştürme konusuna öncülük eden,  Alaçatı Turizm Derneği Başkanı aynı zamanda Taş Otel’in sahibi Zeynep Öziş, Alaçatı mucizesinin nasıl doğduğunu anlattı. Alaçatı hakkında bilgiler veren Öziş, 2001 yılında korumacı turizm hareketinin başladığını hatırlatara şunları söyledi:
“Sörf tutkunları 1999’da Alaçatı'yı keşfetti. Taş Oteli diğer özgün örnekler izledi. Günümüzde Alaçatı’daki 39 küçük otelin toplam 700 yatak kapasitesi var. Başarımızın en temel kaynağı ihtiyacın doğru tespit edilmesiydi. Ürünümüzü iyi analiz ettik. Hedef kitlemizi belirledik ve Alaçatı'yı yarattık. Artık Alaçatı'nın daha fazla tanınmamaya ihtiyacı var. Bunun yerine Alaçatı'yı dünyaya tanıtmaya yönelik çalışmalar yapmalıyız."
 
Türkiye'nin En Güzel Küçük Oteller Kitabı'nın yazarı Sevan Nişanyan ise hikayesiz bir seyahatin anlamsız olacağını belirterek söze girdi. Otellerin insanları kişilikleriyle çektiğini anımsatan Nişanyan şunları ekledi: “Gidilen seyahatten bir deneyim, hikayeyle dönmek önemli. Yoksa, mekanın büyük ya da küçük, konforlu ya da konforsuz olması önemli  değildir. Mühim olan o yerin kişilikli olmasıdır.”

POYD (Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği)  Yönetim Kurulu Üyesi ve General Management Dergisi'nin sahibi Selçuk Meral, turizmci için destinasyonun ayrıntılı tanımlanmasının önemi hakkında bilgiler verdi. Alaçatı'da tanıştığı otelci dostunun kendisine 'Biz bir otelin odaları gibiyiz' dediğini hatırlatan Meral, “Bu söz beni çok etkiledi. Burada sözlerin hayatı var. Buranın bir öyküsü var. Antalya'da maalesef Alaçatı'daki gibi bir dayanışma yok. Buradan Alaçatılılar'a sesleniyorum. Kapitalizmin rekabetçi dünyası sizi tutkularınızdan uzaklaştırmak isteyebilir. Önemli olan korkmak değil, kollamaktır" dedi.
 
Baraner’in yönetiği ilk panelin konuşmacıları TUI Türkiye'den Melih Yetiş ve Vasco'dan Gülgün Yurdaer, 'Küçük Otellerde slow Vacation Tur Operatörü Kataloglarında Temsil' konusunu tartıştı. Yetiş, Alaçatılılara 3S ile 3E unsurlarını birleştirip pazarlamalarını önerdi. Tur operatörlerinin yeni destinasyonlar arıdığını belirten Yetiş, “Özellikle Ege'de yeni yerler arıyoruz. Alaçatı'nın uzun vadede yat turizmi konusunda da çalışmalar yapması gerektiğine inanıyorum” dedi.

Kışın Alaçatı’da dükkanların kapalı olduğunu anımsatan Gülgün Yurdaer ise turizmcilere şöşye seslendi: ”Burası neden kışın iş yapamıyor. Barlar zaten yok ama dükkanların çoğu kapalı. Halk sessizliğe gömülmüş durumda. Oysa sizlerin kışı da yan ürünler yaratmanız gerekiyor. Burası iki ay sezonu yaşayıp, bütün bir kış boyunca kapalı olan bir destinasyon olmamalı." 

Sun Express'in bölge turizmine katkısı hakkında bilgi veren Emre Bahtoğlu, İzmir’den yurtiçinde 12, yurtdışında ise 11 destinasyona uçtuklarını söyledi. Önümüzdeki haftalarda yeni bir duyuruları olacağını belirten Bahtoğlu, “Destinasyon İzmir programı çerçevesinde İzmir'i tanımak isteyen tüm turizmcilere yönelik bir kampanya düzenliyoruz. Turizmcilere, çok özel bir kampanya sağlayacağız. Böyece yatırımcının bölgeyi görmesini ve tanımasını arzu ediyoruz. Bizim sizlere desteğimiz daha fazla hat açarak olabilir. Biz yolcularımızı taşıyarak, size destek olabiliriz” diye konuştu.
 
Program çerçevesinde gerçekleştirilen ikinci panelde Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Sekreteri Erdoğan Kahya, Akşam Gazetesi Ege temsilcisi Nedim Atilla, Alanya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Ali Dim, www.turizmdebusabah.com Haber Müdürü Eda Özsoy, TurizmHaberleri.com editörü Nilgün Atar, www.turkiyeturizm.com sahibi Özkan Altıntaş,  Hürriyet Gazetesi Akdeniz temsilcisi Dursun Gündoğdu, Hürriyet yazarı Bülent Ecevit, Antalya Gazetesi’nden Ekrem Şen, Milliyet Temsilcisi Reşat Kutucular, Alanya, Antalya yanlış deneyimleri hakkında bilgiler verip, turizm-basın ilişkileri hakkında konuştular.
Programın kapanış konuşmasını yapan TUYED Başkanı Kerem Köfteoğlu, gün boyunca konuşulanları özetledikten sonra, “Burada konuşulup dile getirilen önerilerin geniş özetini içerecek metin ‘Alaçatı Turizm Deklarasyonu’ adıyla hazırlanıp kamuoyuna açıklanacak” dedi.

Kaynak: www.tuyed.org.tr