KEMER'DE 2 SAAT İÇİNDE HEM DENİZ HEM DE KAR KEYFİ!

Kış gelmiş neyime, güneşte kitap okumak şahane...
Şimdi bunları anlattıktan sonra geçtiğimiz günlerde bir gün içerisinde Kemer’de yaşadığım iki mevsimi sizler ile paylaşmak istiyorum.
Sabah saat 10.30 . Hava oldukça sıcak, dağlarda puslu bir hava. Tahtalının zirvesi beyazlaşmış ve kocaman bir bulut kütlesi zirveyi sarmış. Önce kendisimizi deniz kenarına atıyoruz. Elimizde fotoğraf makinemiz ve kameramız Kemer’in kış ayını sizler için görüntülemek.
Dedim ya saat 10.30 ama deniz kenarına geldiğimde ilginç bir manzara ile karşılaşıyorum. Denizin kenarında güneşlenmek, denize girmek isteyen çok sayıda yabancı turist var. Bizim için ilginç. Çünkü biz deniz mevsimini kapatalı aylar oldu. Ancak onlar böylesine bir güneşi görünce dayanamamış ve sahile gelmişler…
 

Saat:10.30 Ayışığı Plajında güneş keyfi...

Kemer’in Ayışığı plajını bilmeyen yoktur sanırım. Kemer ile özdeşleşmiş bu koy kuytu olduğu için gelen konukların da kışın buluşma noktası olmuş durumda. Özellikle Almanya, Danimarka, İsveç gibi İskandinav ülkelerinden gelen 2.yaş turizmine uygun turistler deniz kenarında. Kimisi eline kitabını almış okuyor, güneşleniyor, kimisi ise denizin keyfini çıkarıyor.
Bizde sıcaktan açıkçası bunalıyoruz. Üzerimizdeki montu çıkarıyoruz, sandalyenin üzerine koyuyoruz. Bunalmamak mümkün değil. Haydi denize deseler belki de gireceğiz, ama dedim ya mevsimi kapattık biz.Hemen denize giren turistlerin yanına gidiyorum. Bize “ Bu havada denize girilmez mi?” derlerken adeta çekimlerimizi şaşkınla karşılıyorlar. Hemen yaklaşıp bazı turistleri bu mevsimde deniz keyfi nasıl diye soruyorum.
 

Bu inanılmaz görsel şöleni herkesin tatmasında fayda var.

“ Şu anda ülkemizde çok soğuk bir hava var. Kara yağıyor ve eksilerde bir sıcaklık var. Kemer’de ise bunun tam tersi adeta yazdan kalma günler yaşıyoruz. Kemer2in güneşi ve denizi bizi adeta büyülüyor. Ancak şunu merak ediyorum. Bu güneşte niye hiç Türk denize girmiyor? Bu konuda açıkçası şaşkınım. Keşke bizim ülkemizde de böyle güneş olsa da doya doya bu güneşi içie alsak.”
 
 

Öyle bir soğuk vardı ki, açıkçası oldukça üşüdük...

Denizden karlı zirveye...

Evet denize girenler var. Ama benim ikinci hedefim ise bir günde iki mevsimi yaşamak ..Hem de aynı saatler içerisinde. Hemen aracıma atlıyorum ve durmadan Tahtalı teleferiğine yol alıyorum. Kemer Tahtalı teleferiği arası yaklaşık 15 dakika. 15 dakika içerinde kendimizi Teleferiğin alt istasyonunda buluyoruz. Hava alt istasyon da yine sıcak ve güneş var. Ancak zirveden aldığımız son telsiz haberine göre yukarıda hava oldukça soğuk ve sisli, aynı zamanda da hafifi rüzgarlı.
Teleferik hattı her yarım saate bir Zirve ve alt istasyon arasında karşılıklı olarak sefer yapıyor. Bizde Teleferikte yerimizi alıyoruz. Teleferik’te çok az kişi var. Zaman zaman dolu gittiyse de yeterince ilginin olmadığını gözlemliyorum. Ama şunu ifade etmek isterim ki, bu inanılmaz görsel şöleni herkesin tatmasında fayda var. Aşağıda çıkardığımız montumuzu da sırtımıza çektikten sonra Teleferik yavaş yavaş yol almaya başlıyor. Yaklaşık 10 dakika içinde zirvede olacağız.
Merakla karlı bölüme geleceğimiz dakikayı bekliyoruz.Ve yavaş yavaş katran ağaçları gözükmeye başlıyor ve hafif hafif kar görüntüsü ile karşılaşıyoruz. Teleferikte ayaklarımız üşümeye başlıyor ve kendimizi bir anda bembeyaz bir bulutun içinde buluyoruz. Teleferik hareket ediyor ancak göz gözü görmüyor. Derken zirveye geliyoruz.

Karlar üzerinde 2365 mt. de sucuk-ekmek keyfi

Zirvede kar yağdığı için her yer bembeyaz. Yaklaşık 10-15 cm. civarındada kar var.
Önce Teleferikten iniyoruz ve üst istasyondaki Cafe de çaylarımızı yudumluyoruz. Ardından buradaki Restaurantı işleten Ömer Bayram ve Levent filiz’in yanına geliyoruz. İnanılmaz bir olay bu. Aşağıda az önce denize girilirken, şimdi karlı bir ortamla karşılaşmak . Hem de aynı saat içinde.
Aşağıdan gelen ve yeni denize girmiş birkaç turistin görüşlerini alıyorum.
“ Az önce denize girdik. Şimdi kar keyfi yaşıyoruz. Kemer işte bu. Buraya gelişimizin 9. yılı. 9 yıldır Kemer’i tercih ediyoruz. Yine Kemer’deyiz. Ancak şimdi bir başka güzelliği yaşıyoruz. Artık kar keyfini de yaşıyoruz. “
 
Karlı Tahtalı dağının büyüleyici güzelliği

Burada bir de sürprizle karşılaşıyoruz. Daha önce yakılmış olan ateşte karlar üzerinde sucuk-ekmek keyfi. Turistler sıraya geçmiş ellerinde içkileri ve sucuk ekmek sırasında..Evet bu zevki de ancak burada yaşayabiliriz diyoruz ve kar keyfini doya doya yaşıyoruz. Ayrıca burada sadece sucuk ekmek olmadığını bunun dışında büyük bir A la Carte Restaurantın olduğunu ve her türlü yemeğinde bulunduğunu ifade etmek istiyorum.

Ardında da yavaş yavaş yolumuzu yine Kemer’e çeviriyoruz.
İşte size Kemer’in iki yüzü. Bir yüzünde deniz keyfi,  bir yüzünde kış keyfi. Eğer sizde bu iki keyfi bir arada yaşamak istiyorsanız Kemer sizin için aradığınız adres. ( HALİL ÖNCÜ )