GİZEMLİ DESTANA GAZETECİ'DEN ÇARPICI TESBİT
Destan'daki Bitki Binlerce Yıldır Bilinmeden Kullanılıyormuş
Gazeteci Kalkan, “destanda” bahsedilen bir satırdan yola çıkarak, Mezopotamya’dan Akdeniz Toros’larına uzanan ancak günümüzde sadece yüksek Toros Dağları’nda kalan bir bitki üzerinde çalıştığını söyledi. Kalkan, destanla ilgili Antalya’nın bazı dağ köylerinde çeşitli araştırmalar yaptığını ve bu araştırmalar sonucu tezini kişisel olarak tescillediğini anlattı. Kalkan’nın dağ köylerinde yaptığı çalışmalar da yaşlı dağ köylülerinin, Gılgamış Destanı’nda geçen bitkiyi günümüzde de aynı mantık çerçevesinde bilmeden binlerce yıldır kullandıklarını da tespit ettiğini söyledi.
Destan'ın Parapsikolojik Bir Yönü De Var
Gazeteci Kalkan, bu arada “Gılgamış Destanı”nın da uzun yaşamın sırrını ve ölümsüzlüğü arayan Kral Gılgamış’ın ruhani bir elçi olabileceğini de iddia etti. Gazeteci Kalkan, destandaki satırlar arasından çıkardığı Gılgamış’ın işaret ettiği doğal yapının bir çok tarihi krallıklar ve imparatorluklar tarafından da sihirli ve kutsal kabul edilen bu bitkinin, adını şimdilik açıklamak istemediğini belirterek ilerleyen günlerde bu tezini yapacağı bir basın toplantısıyla kamuoyu ile paylaşacağını söyledi.
Destan'da Bahsedilen Ölümsüzlük Algılanan Ölümsüzlük Değil
Gizemlerle dolu destanda ölümsüzlüğü arayan Gılgamış’ın ölümsüzlükten kastının, “Zamansız ölüme çare” olduğunu, gerçekte kimsenin ölümsüz olamayacağını anlatıldığını savunan Kalkan, bunun önemli bir felsefi detay olduğunu vurguladı. Yine, Gazeteci Kalkan, zamansız şekilde ölümcül bir hastalığı atlatan kişinin, ölümsüzlük olgusunu kazandığını bu olgunun ise insana sunulan anatomik dış destek ve takviyelerin adına ise ölümsüzlük iksiri olarak anlatılmaya çalışıldığını ifade etti.
Bu Tez Ciddiye Alınmalı
Yaptığı çalışmaya felsefi bir perspektifte baktığını vurgulayan Gazeteci Kalkan, ortaya koyduğu çalışmanın verilerinden hiçbir beklenti olmaksızın resmi bilim çevreleri ile paylaşabileceğini de sözlerine ekledi. Kalkan tüm dünyanın üzerinde çalıştığı ancak bir sonuca ve olguya varamadığı bu destanda geçen, doğal yapının uzantısının sadece Antalya Toros Dağları’nda kaldığını belirterek, bu çalışmanın ve tezin üniversiteler düzeyinde bilimsel destek bulması halinde Antalya’nın kazanacağını da sözlerine ekledi. ( Kaynak: Antalya (AHA) 01.11.2011)








