AYKA VİTAL'DE ŞÜPHELİ ÖLÜM

AYKA VİTAL'DE ŞÜPHELİ ÖLÜM

ABD'ye gitme hazırlığı yapan ve 20 kilo vermeyi amaçlayan Koşar, sabah otelde yaptığı sabah kahvaltısından sonra kendisi gibi diyet yapan hastalarla lobide biraraya geldi. Arkadaşlarıyla sohbet ettiği sırada aniden fenalaşan Koşar'ın yardımına Dr. Aynur Doğan koştu. Otelin acil müdahale odasına alınan Kamil Can Koşar, yapılan tüm müdahalelere karşın kurtarılamadı. Olay yerine çağrılan 112 Acil Yardım ekiplerinin de çabası fayda etmezken jandarmaya haber verildi. Jandarma ekipleri Kamil Can Koşar'ın ölümüyle ilgili soruşturma başlattı. Koşar'ın cesedi yapılan incelemenin ardından otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.


 
AİLEDEN 'İLAÇ BULDUK' İDDİASI...

 

Ağabeyinin hızlı kilo verdirilmek istendiği için öldüğünü iddia eden Kerim Koşar, "Bize kalp krizi geçirmiş olabileceği söyleniyor. Madem kalbi vardı, neden böyle bir diyet programına alıyorlar. Neden daha önce tahlillerini yapmıyorlar. Ağabeyime ilaç verilmiş. Midesinde yanması olduğunu söylemiş, fakat bununla ilgili hastaneye göndermek yerine merkezlerinde muayene edilmiş. Biz odasında ağabeyime kullandırılan 4 çeşit ilaç bulduk. Şikayetçi olacağız" diye konuştu.

 
'BİZ ZAYIFLAMA İLACI VERMİYORUZ'...
 

Ayka Vital Park Otel sahiplerinden Dr. Kazım Doğan ise kesinlikle zayıflama ilacıyla tedavi yapılmadığını söyledi. Koşar'ın 143 kilo, şeker ve yüksek tansiyon rahatsızlıklarıyla birlikte otele geldiğini belirten Doğan, "Biz burada kesinlikle ilaç kullanarak bir tedavi yapmıyoruz. Rehabilite ederek zayıflamalarına yardımcı olup yaşam koçluğu yapıyoruz. Burada sadece diyet yaptırılmıyor, felçli olan hastalarımız da rehabilite ediliyor. Biz ilaç kullandırmıyor aksine kullandıkları ilaçlar var ise bunları da azaltıyoruz. Spor yaparken biz insanları zorlamıyoruz. İstedikleri kadar bünyelerinin kaldırabileceği kadar spor yaptırıyoruz. Tamamen doğal besinlerle sağlıklı beslenmeyi, hayatı sevmeyi öğretiyoruz" diye konuştu.

 
'ANJİYO TEKLİFİNİ KABUL ETMEDİ'...
 

Müdahaleyi yapan ve otel sahiplerinden Kazım Doğan'ın eşi olan Dr. Aynur Doğan ise, kesinlikle zayıflama ilacı kullandırılmadığını belirterek, şunları söyledi:"Kamil Can Koşar'ın midesinde yanma olduğunda, kendisine testler ve tahliller yaptırdım. Ve bu testlerde herhangi sorunu olmadığını belirledik. Anjiyo yapmayı teklif ettik, ama kendisi daha önce de yaptırdığını ve bir şey çıkmadığını söyledi. Sabah kahvaltısını yaptıktan sonra lobide arkadaşlarıyla otururken fenalaşmış, bana haber verdiler. Hemen kendisini acil müdahale odasına alarak sağlık ekipleri gelinceye kadar müdahalede bulundum, ama maalesef kurtaramadık."Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.Koşar'ın ölüm sebebini belirlemek üzere Antalya Adli Tıp Kurumu Morgunda otopsi yapıldı. Otopsi sonucunda Koşar'ın kalp krizi sonucu öldüğü belirlendi.

 
AİLEDEN, OTEL HAKKINDA SUÇ DUYURUSU...
 

Morga gelen Koşar'ın ağabeyi Kerim Koşar, olaydan büyük üzüntü duyduklarını söyledi. Kardeşinin zayıflamak amacıyla geldiği klinik otelde hayatını kaybettiğini belirten Kerim Koşar, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.Ailenin avukatı Aşkın Çetin de olayla ilgili suç duyurusunda bulunacaklarını, Kamil Can Koşar'ın şüpheli şekilde öldüğünü öne sürdü.

Çetin, şöyle dedi:

''İşletmenin ruhsatı olmadığını öğrendik. Burası sağlık merkezi gibi, ama ruhsatı yok. Kamil Can Koşar'ın aldığı tedavi sonrası ani bir ölüm meydana geliyor. İlk intibamızda sağlık merkezinin çalışma düzeniyle ilgili kuşkular var. İlaç verildi mi, verilmedi mi? Aşırı bir diyet mi yapıldı bilemiyoruz. İhmal var mı, yok mu yakından takip edeceğiz. Ortada bir ölüm olayı olmasına karşın şu ana kadar ne bir gözaltı var, ne de otelin bu olayın ardından işletmesinin durdurulması. Olayla ilgili şu ana kadar adli tahkikatın başlamaması bile üzüntü verici.''

 
2400’den fazla merkez var
 
 
Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsatlı güzellik ve estetik merkezlerinin sayısının 2 bin 400’ü geçtiği belirtilirken, birkaç aylık kurslardan alınan sertifika ile açılan salonların artık neredeyse her köşe başında olduğu gerçeği de birkez daha gündeme taşındı. Hızla büyüyen sektörün denetimlerden yoksun olmasının da ciddi sıkıntıları beraberinde getirdiği yine konunun uzmanları tarafından ifade edildi. Uzmanlar, Sağlık Bakanlığı’nın acilen Diyetisyenlik Yasası çıkarması gerektiğini düşünüyor. Diyetisyenler Derneği yetkilileri, zayıflama, güzellik, estetik salonlarının sıkı bir denetimde olmadığını belirterek, “Zayıflama salonları ve merkezlerinin büyük bir kısmında diyetisyen çalışmıyor. Diyetisyenlik mesleğinin, Türk Standartları Enstitüsü’nce yapılmış bir tanımı var. Uluslararası Çalışma Örgütü`nde meslek kodu olan diyetisyenlik, gelişmiş bütün ülkelerde diyetisyenler tarafından yapılıyor. Bizim Sağlık Bakanlığı’na sunduğumuz ve takip ettiğimiz diyetisyenlik yasası çıktığında, her isteyen diyetisyenlik yapamayacak. Yasal boşluk olduğunda da denetimler yetersiz kalmakta ve üzücü, can yakıcı sonuçlar yaşanıyor” diyor. ( Kaynaklar: Gazete Vatan - turuncutime.com )