05Aralık2016, 11:30 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

GAZİANTEP

GAZİANTEP

Cem POLATOĞLU

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 668 kez okunmuştur

 "GAZİANTEP'İ KEŞFET" etkinliği çerçevesinde TÜRSAB, HÜRRİYET GAZETESİ ve GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ işbirliği ile 3 ANTEP.jpggünlük bir Gaziantep gezisi yaptık. Bu geziyi okuyup, ekteki resimlere bakıp ilk uçakla Gaziantep'e gideceklere baştan belirtelim;  Her ne kadar kendileri Antep veya Entep deseler de siz asla Gaziantep’liye "Antep" demeyin. Bozuluyorlar. Gaziantep demelisiniz. Gazi ünvanı bizim gururumuz diyorlar. Haklılar da. Bozulmadıkları özellikleri ise; Dostlukları, güler yüzleri, sakinlikleri, samimiyetleri ve misafirperverlikleri.

        Gaziantep, dünyanın denizi olmayan en güzel şehirlerinden biri. Tek eksiklilikleri Deniz. Bu eksikliği de kocca bir gölet yaparak gidermeye çalışmışlar. Yoksa tarihi dokusu, eserleri, Antik şehirleri, müzeleri, hanları, çarşıları ve şehre ekstra bir çekicilik katan gastronomik altyapısı ile dünyanın en güzel şehirlerinden biridir Gaziantep. Bu şehir boşuna gastronomi dalında Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) "Yaratıcı Şehirler Ağına" girmemiş.

        Eskinin en zengin şehirlerinden biri olan Gaziantep, İpek yolu üzerinde.  Yarım saatlik mesafedeki Zeugma antik kenti ise büyüleyici.  Buradaki "zengin villaları" ise salonlarının tabanlarındaki mozaik taşlarla süslü balıklı havuzları ile muhteşemler.

        Gaziantep'te 3 günde mübalağasız 500 çeşite yakın yemek tattık. Hürriyet Gazetesi, başta Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, Gazete Müdürü Fikret Ercan olmak üzere yazarlar; Ertuğrul Özkök, Mehmet Yılmaz, Yalçın Bayer, Vahap Munyar, Erdal Sağlam, Gila Benmayor, Kanat Atkaya, Melis Alphan, Cengiz Semercioğlu, Onur Baştürk, Gökhan Kimsesizcan, Melike Karakartal, Mehmet Yaşin, Müge Akgün ve Sahrap Soysal da bu gezimizde bizlere eşlik ettiler.

        Gaziantep'e gelenlerin ağzında hep aynı laf vardır; "Ben daha önce yemek yememişim". Doğru. Mesela burada öğrendim ki; Baklava elle yenirmiş, alt kısmı damağa gelmeliymiş. Sabahları da ya Katmer ya da Ciğer yenirmiş. Soğanlı hem de. Ben yiyemedim ama Gaziantep’li meslektaşım Erkan'a sordum; Nasıl yiyorsunuz sabah sabah ciğerleri, soğanları. Kokmaz mı başkalarına?; Dedi; burada herkes yiyor. Biri sana hoh'larsa sende ona hohla. :) Peki yok mu bu kokuyu önlemenin bir çaresi? Dedi ki; Her restoran çıkışı karanfil ve nane şekeri var. 3 karanfili at ağzına, 5 dakika yumuşat, sonra onları bir bardak suyla iç. Ağzın kokmaz, çünkü mide gazı artık yukarı çıkmaz. Bir de nane şekeri. Tamam. Bu arada Erkan'dan Gaziantep'e ait diğer öğrendiklerim;  Antep Fıstığının diğer yörelerin fıstıklardan kaliteli olmasının nedeni; Burada Fıstık ağaçlarına asla su verilmezmiş. Diğer yörelerde ağacı sularlar ve fıstığı boşu boşuna şişirirlermiş. O da tadını bozarmış. Haklı. Bir de eskilerin bir lafı varmış fıstık ağacı için; "Dede eker Torun yer".  Ancak teknoloji ilerlemiş. Kendin dik 5 sene sonra meyvesini alıyorsun.  

        Gaziantep'te evler oldukça büyük. Erkan'a sordum. Seninki kaç m2? Dedi, benimki küçük. 250 m2. Peki normali ne? Dedi; 400-500 m2 hatta 600m2'lik evler var. Fiyatlar da artık yeni evlerde milyondan başlıyor.  İşte şimdi bu kadar muhteşem yemeklerin olduğu yerde, yerel halkta neden "göbek yok" anladım. Evin bir ucundan diğer ucuna 3 kere su almaya, 3 de tuvalete gitsen en az benim sabah yürüyüşüm kadar yol yaparsın. İnsanda ne şişkinlik kalır ne göbek. Bir başka dikkatimi çeken husus ise; nüfus oranına göre çok az Doktor ve Avukat tabelası gördüm. Dediğim gibi Gaziantepliler sakin adamlar, hazmetmiş adamlar. Sokakta ne kavga, ne ağız dalaşı ne de kızgınlıkla çalan delirtici korna sesi var. Sanırım her sorunu barışçı yollardan çözmek ilkeleri. Doktor sayısının azlığını da doğal beslenme ve şifalı sular, baharatlara bağlıyorum. Kısaca ben Gaziantep kadar Gaziantep’lileri ve onların yaşam biçimlerini de çok sevdim.

        Günlerdir sosyal medyada tüm ziyaretçiler Gaziantep ve yemeklerini teşhir ediyoruz. Benim için olayın hem gazetecilik hem mesleki yönü var. Mesleki olarak burada amaç milleti gaza getirmek. Nitekim dönüşümün henüz 2. günü ve Gaziantep'e 3 grup teklifimiz hazır bile. Ancak tepki de var, Millet aç-biilaç gezerken, çöpten yemek ararken, Suriye’liler yemek bulamazken bu paylaşımlar niye? Niye mi açıklayayım; Sen ve imkanı olanlar seyahat ederse sadece ben kazanmam, taşımacılar, otelciler, rehberler, otobüsçüler, havayolları, restoranlar, çarşı esnafı, müzeler , sektörün tüm emekçileri, yani yüzler, binler de kazanır. İnsanlar, kültürler birbirini tanır. İç barışa da katkı sağlar. Kapiş? Ayrıca bütün dünyada, sosyal medyada herkes ne iş yapıyorsa, hangi mesleği icra ediyorsa bir şekilde onu tanıtıyor ve pazarlıyor. Eleştirenler şükretsinler ki mesleğimiz "sünnetçi" değil...
Tebe tebe...

        Son gün, öğlen yemeğinde katılımcılar için 3'erli gruplar halinde yuvalama (yöresel yemek) yarışması yapıldı. Gruplar şöyle;

1.Grup : Ertuğrul Özkök - Vahap Munyar ve Çınar Oskay

2.Grup : Sahrap Soysal - Cengiz Semercioğlu ve Ertan Demirbaş

3.Grup : Başaran Ulusoy - Fikret Ercan ve Cem Polatoğlu  

Görüldüğü gibi , ben Başaran Ulusoy'un  grubundayım. İçim rahat. Nasıl olsa Başaran Ulusoy öyle veya böyle  girdiği her yarışı kazanır. Seneler önce bir Genel Kurul seçiminde, bırak kaybetmeyi, Yönetim Kurulu Listesi delindi diye istifa etmişti. Acaba yuvalamaları yapıp yapıp tepsiye değil de masanın altına atsam istifa eder mi? Yanılmadım elbette. Ne oldu nasıl oldu anlamadım, en az yuvalamayı bizim grubun yapmasına  rağmen yarışmayı biz kazanmışız!.  Başkan, kazandığını sanan Ertuğrul Özkök'ün elinden ödül olarak verilen bir tepsi baklavayı kaptı getirdi. Ancak biz o baklavadan bir dilim bile yiyemedik o ayrı konu.

Resimler için tıklayınız https://www.facebook.com/cem.polatoglu.7/media_set?set=a.1405952026095711.1073741914.100000427829346&type=3


 TURIZM DOSYASI internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TURIZM DOSYASI Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

TURİZM DOSYASI WEB TV - HABERLER




Antalya Daily News TV, www.turizmdosyasi.com sahibi Turizm Yazarı Halil Öncü’den 2018 Turizm sezonu ile ilgili görüşlerini aldı.>>>


Türkiye’nin uluslararası en büyük turizm buluşmalarından birisi olan Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı’nın (EMITT) 22’ncisi hem katılım hem de ilgi anlamında rekor kıracak gibi görünüyor. >>>


Almanya’da yaşayan ve tatillerini 12 yıldan bu yana Kemer Limak Limra Otel olarak seçen Carina Moecker Neuss ve arkadaşları, Almanya’dan getirdikleri kedi evlerini ve mamaları otelin çeşitli noktalarına yerleştirdiler ve yaptıkları bu davranış ile de alkışı hak ettiler. Alman Turistler, Limak Limra Otel’in kedi sever bir otel olduğunu bunun için de 12 yıldan bu yana tatil için tek adreslerinin Limak Limra olduğunu söylediler >>>


Turizm sektöründe yeni işbirlikleri ve ülke tanıtımına katkıda bulunmak için yola çıkan Travel Turkey İzmir Fuarı renkli görüntülere sahne olurken, bu vesile ile sektörde buluşma fırsatı yakaladı. Turizm Yazarı Halil Öncü fuarı dakika dakika takip etti.>>>


Turizm Yazarı Halil Öncü, Golf turizmindeki gelişmeleri Belek Kaya Palazzo Golf Müdürü Şehmus Işık,Innvista Otel Genel Müdürü Ülkay Atmaca ve turnuva için Belek’e gelen Bodrum Golf Müdürü Can Ertuna’dan aldı.>>>


ADALYA HOTELS & Partners Gala Yemeği Renkli Görüntüler Sahne Oldu. Turizm Yazarı Halil Öncü’nün izlenimleri ve geceden görüntüler. >>>




Ercan Şirketler Topluluğu bünyesinde yer alan ve kuruluşundan itibaren hızlı ve emin adımlarla büyümeye devam eden Gezinomi, 2017 yılı acenteler buluşmasını Antalya’da gerçekleştirdi.
>>>

Sponsor Bağlantılar

Turizm Dosyası - Sektörden Son Gelişmeler

Adres : Turizm Dosyasi .... Turizm Haberleri Sektörden Son Haberler
Tel :0 542 437 90 04
Bu site 0.031 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]